banner913
banner932
banner1032

“Karanlığa mı gömülelim, pahalılığa mı teslim olalım?”

banner1020

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, fahiş elektrik faturalarına işaret etti, işletmelerin zor durumda olduğunu belirtti

banner974
“Karanlığa mı gömülelim, pahalılığa mı teslim olalım?”

banner971
Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Örgütlerden ve Birliklerden Sorumlu Başkan Mahmut Kanber, esnaf ve zanaatkarların sürekli kesintiler, fahiş elektrik zamları, artan maliyetler ve ekonomik belirsizlikler karşısında büyük mücadele verdiğini kaydederek, sorunlara çözüm istedi.
Oda adına yazılı açıklama yapan Kanber, elektrik faturalarının, hammaddenin, ekipman ve kira giderlerinin esnafı dara düşürdüğünü, birçok işletmenin temel ihtiyacını dövizle veya dövize endeksli fiyatlarla karşılamak zorunda kaldığını, Türk Lirası'nın değer kaybıyla esnafın gelirleri ve giderleri arasındaki makası daha da açtığını ifade etti.
Kanber’in açıklamasının tam metni şöyle:
 “Sürekli kesintiler, fahiş elektrik zamları, artan maliyetler ve ekonomik belirsizlikler karşısında, adadaki tüm esnaf ve zanaatkarlar, geçimlerini sağlamak için uzun zamandır büyük bir mücadele veriyor.
Kıbrıs'ın sıcak iklimi, özellikle yaz aylarında, klima gibi soğutma sistemlerinin yoğun kullanımı nedeniyle enerji tüketimini önemli ölçüde artırmaktadır. Bu durum, zaten yüksek olan elektrik faturalarını daha da katlanılmaz hale getirmektedir. Hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerine çıktığı aylarda, işyerleri ve evlerde enerji tüketimi hat safhaya ulaşırken, elektrik tarifelerindeki zamlar, sosyal devlete yakışmayan bir davranış olarak görülmektedir.
Elektrik faturası, artık sadece bir kağıt parçası değil, esnafımızın kabusu haline geldi. Her ay katlanarak artan bu faturalar, sadece işletmelerin değil, tüm toplumun belini büküyor. Çünkü elektrik, sadece dükkanları aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda üretimden hizmete, tüketimden ihracata kadar hayatın her alanında kullanılan temel bir girdi.
Esnafımızın karşı karşıya olduğu zorluklar bununla da sınırlı değil. Hammadde, ekipman, kira giderleri... Birçok işletme, temel ihtiyaçlarını dövizle veya dövize endeksli fiyatlarla karşılamak zorunda kalıyor. Türk Lirası'nın değer kaybı, esnafımızın gelirleri ile giderleri arasındaki makası daha da açıyor. Bu durum, sadece küçük esnafı değil, aynı zamanda dar gelirli vatandaşları da derinden etkiliyor. Çünkü kira giderlerindeki artış, kaçınılmaz olarak, ürün ve hizmet fiyatlarına yansıyor ve hayat pahalılığını daha da artırıyor.
Ülkemizdeki tüketim ürünlerinin %90'ından fazlasının ithal olması ve bu ürünlerin döviz veya dövize endeksli fiyatlarla satılması, hayat pahalılığını ve enflasyonu daha da körüklüyor. Esnafımız, bir yandan artan maliyetler ile boğuşurken, diğer yandan da döviz kurlarındaki dalgalanmaların yarattığı belirsizlikle mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu durum, kaçınılmaz olarak ürün ve hizmetler fiyatlarına yansıyor ve halkımızın alım gücünü düşürüyor.
 Çözüm için atılması gereken adımlar bellidir. Ancak, bu adımların sürdürülebilir olması ve uzun vadede fayda sağlaması için, öncelikle ülkemizin temel sorunlarından biri olan nüfus plansızlığına çözüm bulunması gerekmektedir. Nüfusun ne kadar olduğu, hangi bölgelerde yoğunlaştığı, hangi sektörlerde istihdam edildiği gibi temel verilere sahip olmadan, sağlıklı bir planlama yapmak ve sürdürülebilir ekonomi,sosyal ve siyasl politikalar üretmek mümkün değildir. Bu verilerin eksikliği, enerji üretiminden, tüketim alışkanlıklarına, kira maliyetlerinden enflasyona kadar birçok alanda sürdürülebilirliği tehdit etmektedir.
Hükümetin, bir yandan enerji politikalarını gözden geçirerek yenilenebilir enerjiye yatırım yapmalı, enerji verimliliğini artırmalı ve yerel kaynakları daha etkin kullanmalıdır. Diğer yandan, döviz kurlarındaki istikrarı sağlamak, ithalatı azaltmak, yerli üretimi desteklemek ve enflasyonla mücadele etmek için kapsamlı ekonomik politikalar hayata geçirebilecek irade ve yetkinliğe ihtiyaç vardır. Esnafımıza yönelik kira, vergi, elektrik, tüketim ürünlerini döviz baskısından kurtarabilmek için somut adımlar atılmalıdır. Aynı zamanda, nüfus sayımı geçerli, güvenli ve kapsayıcı temel verilerin toplanması ve analiz edilmesi, sürdürülebilir politikaların oluşturulması için hayati önem taşımaktadır.
Bireysel, toplumsal ve kurumsal başarı, ancak zamanı ve işini doğru yönetebilen bireyler ve yöneticilerden oluşan bir toplumla mümkün olabilir.”
 
banner979
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.