banner913
banner932
banner1012

Rum Yönetimi’ne enerji için işbirliği çağrısı

Doğu Akdeniz Enerji Zirvesi dün gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne seslenerek, “Geliniz işbirliği yapalım, Türkiye Cumhuriyeti üzerinden kabloyla Avrupa’ya bağlantı kuralım" çağrısını yineledi

banner974
Rum Yönetimi’ne enerji için işbirliği çağrısı

banner971
Enerji’nin geleceği ve güncel jeopolitik gelişmeler dün Kıbrıs Türk Ticaret Odası Mustafa Çağatay Konferans Salonunda düzenlenen “Doğu Akdeniz Enerji Zirvesi”nde ele alındı.
Doğu Akdeniz’de devam eden enerji tartışmaları, bölgesel aktörlerle büyük güçlerin Doğu Akdeniz’deki enerji politikaları ve son dönemde İsrail-Filistin savaşı ile birlikte yaşanan gelişmelerin irdelendiği zirve, KKTC’den Avrupa-Akdeniz Araştırmaları Merkezi (ASEMEDS) ile Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Federasyonu (TUMBİFED) işbirliğinde yapıldı.
Doğu Akdeniz Enerji Zirvesi"nde konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) seslenerek, “Geliniz işbirliği yapalım, Türkiye Cumhuriyeti (TC) üzerinden kabloyla Avrupa’ya bağlantı kuralım" çağrısını yineledi.
Güney Kıbrıs’ın Türkiye üzerinden Avrupa’ya enerji naklini reddetmesinin mantıklı ve uygulanabilir olmadığını belirterek, bunu Yunanistan üzerinden yapmanın ise hem maliyetli, hem zor olacağını kaydetti.
Tatar, federal bir temelde çoğunluğun azınlığı yöneteceği ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den tamamen dışlanacağı bir çözüm şekline onay vermeyeceklerinin herkes tarafından bilindiğini söyledi.
Türkiye'nin vizyonuyla şu an açılmış olan Libya koridorunun KKTC ile birlikte değerlendirildiğinde yeni haritalar ve dengeler oluşacağını ve Güney Kıbrıs’ın ortaya koymaya çalıştığı birtakım projelere engel teşkil edebileceğini söyleyen Tatar, Rum tarafının Akdeniz’i adeta bir "Helen gölü" olarak görmek ve Türkiye’yi kuşatmak istediğini kaydetti.
Kıbrıs’ın, petrol ve doğal gaz rezervlerinin büyük boyutlara ulaşabileceği dünya ticaretinin kesişme noktasında olduğunun altını çizen Tatar, Güney Kıbrıs'ın yapmakta olduğu sondajın hukuka aykırı devam ettiğini belirtti. Tatar, Kıbrıs’ta iki ayrı devlet bulunduğunu ve garantörünün Türkiye olduğunu ifade ederek, Rum kesiminin kazı yapmasının uluslararası hukuka göre KKTC ve Türkiye'nin onayına tabi olduğunu fakat böyle bir onayın bulunmadığını söyledi.
Tatar şöyle konuştu:
“Dolayısıyla bir çatışma vardır. Bu çatışma işi nereye götürecek, birlikte göreceğiz. Kıbrıs meselesine çözüm bulunabilirse tüm bu zenginliklerin çok daha iyi bir değerle, çok daha verimli ve uygulanabilir şekilde Türkiye üzerinden aktarılabilmesi gerçekleşecektir… Türkiye üzerinden nakli reddetmekle (Rum tarafı) işi çok daha zora sokmaktadırlar. Yunanistan 1000 kilometre uzakta. Binlerce kilometre uzaklıklara bunu borularla nakletmek çok daha maliyetli ve zor… Mutlak surette, Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve yaşayabilir bir çözüm bulunabilirse bu zenginliklerin Türkiye üzerinden batı pazarlarına nakledilmesi çok daha kolay, çok daha gerçekçi şekilde gerçekleşebilir.
Bildiğiniz üzere, bugünlerde Türkiye – KKTC arası çift yönlü kabloyla yenilenebilir enerjinin, güneş enerjisinin ve üretilen enerjinin Avrupa'ya ulaştırılabileceği bir koridor söz konusudur. Burada üretilen enerjinin Türkiye iletim hatlarıyla Batıya iletilebilmesi söz konusudur… Fakat maalesef bizim önerilerimiz reddedilmekte, cevap bile verilmemekte ve Güney Kıbrıs Yunanistan’a kablo döşeme çalışması yürütmektedir. Bunun da uygulanabilir olmadığı ortaya çıkmıştır. Milyar dolarlık maliyetlerin nasıl finanse edileceği belli değildir… Kendilerine bir kez daha sesleniyorum; geliniz işbirliği yapalım. Türkiye üzerinden bu kabloyla bağlantı, dolayısıyla AB’ye kadar enterkonnekte bir sistemle Kıbrıs’ın enerji meselesini çözelim. Şu an iki tarafta da elektrik akaryakıt yakılarak elde edilmektedir. Bunun çevreyi ve insanı ne kadar olumsuz etkilediğini biliyoruz… Bizim söylediklerimize her ne kadar dünya ve Avrupa devletleri olumlu baksa da Rum Yönetimi KKTC’yi tanımadığı için buna onay vermemektedir…Akdeniz’deki potansiyelin adil bir şekilde dağılımı için Kıbrıs sorununun çözümlenmesi gerekmektedir. O çözümün şekli de artık iki devlettir çünkü bu saatten sonra artık federal bir temelde çoğunluğun azınlığı yöneteceği ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den tamamen dışlanacağı bir çözüm şekline onay vermeyeceğimizi herkes bilmektedir çünkü oyunun dengeleri ve parametreleri artık gerçekten değişmiştir…”

 
banner979
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.