banner762
banner661

Erçin'le Kitap Dünyası

banner476

Günde 20 sayfa okumak, yılda yaklaşık 30 kitap yapar. STEVEN PAUL JOBS​

banner714
Erçin'le Kitap Dünyası

Hazırlayan: Erçin Selasiye  


HAFTANIN EN ÇOK OKUNAN KIBRIS KİTAPLARI:
 
Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri – Mutlu Soykurt
Ay Düşüncesi – Aforizma Günlüğü 1001 - Aytunç Şabanlı 
Elbet Bir Gün Gelecekler – Zeka Çorba 
Güçük Prens – Kıbrıs Türkçesi – Antoine de Saint – Exupery 
Kıbrıs Mutfağından Yemek Keyfine Yolculuk – Zehra Eliçin 
 
 
KUZEY KIBRIS’IN DEĞERLERİ – MUTLU SOYKURT
 
Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt’un kaleme aldığı “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” serisinin ikinci kitabı; 1993’te üç aylık bir ömür biçilerek, tedavi gördüğü İngiltere’den KKTC’ye gönderilen Raziye Kocaismail’in hayat hikayesini okuyucularla buluşturuyor. Kanseri yendikten sonra aynı yıl Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ni kurarak, ülkede kanserin tabu olmaktan çıkmasını sağlayan önemli bir mücadele insanı olan Raziye Kocaismail’in hayatı size ilham verecek nitelikte.
 


 
HAFTANIN EN ÇOK OKUNAN DÜNYA KİTAPLARI:
 
Hepberaber – Kalpsiz Bir Dünyaya İnat - Ece Temelkuran
Balıkçı ve Oğlu – Zülfü Livaneli  
Hayat Hanım – Ahmet Altan  
Dune – Frank Herbert
Mutluluğu Kaybettiğin Yerde Arama – Beyhan Budak
 
 
 
HEPBERABER – KALPSİZ BİR DÜNYAYA İNAT - ECE TEMELKURAN
 
Ece Temelkuran yeni kitabı ile Geçmişte yaşadıklarımıza pişman olmak ya da gelecekteki daha iyi günleri beklemek yerine "hemen, şimdi için" düşünen ve umut eden politik duygu anlatısı sunuyor bizlere.
 

 
HAFTANIN KİTABI
ÇÖPLÜK – ANDY MULLİGAN
 
Hani bazı kitaplar vardır… Kapağını açtığın zaman kendini sorgulamaya başlarsın ben kimim, ne yapıyorum, neredeyim… İşte Çöplük bu kitaplardan biri…
Üç çocuğun (Raphael, Gardo ve Sıçan) çöplükte ekmeklerini ve hayatlarını kazanmasını, şu adaletsiz dünyaya karşı bir çoğumuzun sergileyemediği cesaretleri ve o koca yürekleri hepimize ibretlik birer ders niteliğinde hikayelerini okumak gerçekten etkileyiciydi...
Hikayenin özünde toplumsal değerler, erdem ve ahlak, kişisel ilişkiler var. Bununla birlikte Siyasetin ve siyasilerin, yozlaşan iktidarların ülkenin geleceği üzerine etkilerini ve sonuçlarını; hükümetlerin veya bazı liderlerin, binlerce insan karın tokluğuna ve insanlık dışı koşullarda yaşarken, uluslararası şirketlerden, uluslararası kuruluşlardan ve kendi insanını sömürerek nasıl milyonlar kazandığını anlatan harika bir örnek olay içeriyor. Ve maalesef her zamanki gibi olan halka, işini hakkıyla yapmaya çalışan dürüst insanlara oluyor. Kitap her ne kadar kurgusal olaylara sahip bir hikaye anlatsa da okudukça aslında gerçek yaşamdan kesitler barındırdığını göreceksiniz. Bu kitaptan sonra çevrenizdeki bir takım çocuklara/insanlara daha farklı gözle bakma ihtimaliniz oldukça yüksek.
 


HAFTANIN YAZARI 

EDGAR ALLEN POE (1809 – 1849)

19 Ocak 1809'da Boston'da Massachusetts'de doğdu. Anne ve babası profesyonel oyuncu olan Poe, üç kardeşten ikincisi olarak dünyaya geldi. Önce babası evi terketti ardından annesi 1810 yılında veremden hayatını kaybetti. Poe'yu zengin bir tüccar olan John Allan ve eşi Frances evlat edindi. Edgar'ın Allan soyadını, bu tüccardan aldığı ifade edilir.
Poe'nun eğitim hayatı antik ve modern diller üzerine eğitim görmek üzere gittiği Virginia Üniversitesi'nde başladı. Ancak alkol, kumar ya da borçları nedeniyle okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Kâtiplik ve gazete yazarlığı yaptı. Annesini küçük yaşta kaybeden Edgar Allan Poe, kendisini büyüten Frances Allan'ı 1829 yılında kaybetti. Frances Allan'in ölümü ve John Allan ile anlaşamaması sonrası Poe aileden uzaklaştı. Orduda bir süre görev alan Poe, West Point Askeri Akademisine kayıt oldu ve buradan da atıldı. Ardından yazılarını yayımlamaya bu dönemlerde başladı.
YAŞAMINI YAZARAK SÜRDÜRDÜ
Yaşamını yazarak sürdürmeye çalışan Poe, ilk dönemlerinde dergi sektöründe çalıştı. Kısa öykü, şiir ve eleştiriler yazarak para kazanmaya çalıştı. Richmond, Baltimore, Philadelphia, New York, İngiltere, İskoçya ve İrlanda'nın aralarında bulunduğu pek çok ülke ve kentte yaşadı.
Poe'nun ilk kitabı 1827 yılında "Bir Bostonlu" adı ile yayımladığı "Timurlenk ve Diğer Şiirler" oldu. 1829'da İkinci kitabı Al Aaraaf, Tamerlane and Minor Poems'i (Araf, Timurlenk ve Önemsiz Şiirler) yayımladı. 1831 adını yalnızca Poems (Şiirler) koyduğu üçüncü kitabını yayımladı.
ABD'de ve İngiltere'de uzun yıllar görmezden gelinen ve eleştirilen Poe, 1833 yılında "The Baltimore Saturday Visitor” tarafından düzenlenen yarışmayı "M.S Found in a Bottle" (Şişedeki Mesaj) öyküsüyle kazandı ve 1834'te Godey's Lady's Book'ta yayımlanan "The Visionary" (Vizyoner) öyküsü ile artık ismi bilinen bir yazar oldu.
POLİSİYE EDEBİYATIN ATASI: POE
Polisiye, gizem, gotik, bilim kurgu gibi pek çok türde öykü ve şiirler yazan Poe, kendinden sonraki nesile de örnek ve ilham kaynağı oldu.
Bilim kurgu alanında; Jules Verne, Poe'nun "Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü" romanının devamı niteliğinde Buzlar Sfenksi adlı romanı yazdı.
Dünyaca ünlü bilim kurgu yazarı, Dünyaların Savaşı, Görünmez Adam, Dr. Moreau'nun Adası gibi bilim kurgu romanlarıyla bilenen H. G. Wells ise Poe'nun aynı öyküsünü "Pym yüzyıl önce çok zeki bir kişinin Güney Kutup Bölgesi hakkında neler hayal edebileceğini anlatır" sözleri ile değerlendirdi.
Poe'nun bu öyküsü Henry James, Arthur Conan Doyle, B. Traven ve David Morrell gibi pek çok yazarı da etkiledi.
ZOR BİR HAYAT YAŞADI, AMA HEP ÜRETKEN OLDU
Poe'nun yarattığı Dupin karakterinin ise polisiye kurgunun dedektifleri için temel olduğu kabul edilir.
Edgar Allan Poe, düşle gerçek arasında yarattığı dünyasının öyküleriyle, "Annabel Lee” ve “Kuzgun” gibi şiirleriyle ölümünün üzerinden 170 yıl geçmesine rağmen, hala büyük bir ilgiyle okunuyor.
Polisiye romanlarının usta yazarlarından Ahmet Ümit, 07 Ekim 1999 tarihinde "İnsan Ruhunun Kâşifi: Edgar Allan Poe" başlıklı Cumhuriyet Kitap'ta yayımlanan bir yazısında Poe ile ilgili şunları yazar: "Bilime yatkınlığı öyle fazladır ki “Hans Pfaall’ın Duyulmadık Serüveni” adlı öyküsünde Jules Verne’den yıllar önce Ay’a yolculuğu anlatabilmiştir. Hem de sayfalar dolusu bilimsel açıklamalar yaparak. “Morgue Sokağı Cinayeti”nin girişi de sanki bir mantık dersi verilir gibi kaleme alınmıştır. Ama yine de bir bilim insanıyla sanatçının çok farklı düşünce yöntemleri olduğunu bilir. Matematikten bahsederken sınırı aşmaz. “Çalman Mektup” adlı polisiye öyküsünde kahramanı Dupin’i şöyle konuşturur: “Yanılıyorsun; onu iyi tanırım; hem matematikçidir, hem de şair. Hem şair, hem de matematikçi olduğundan, akıl yürütme yetisi gelişmiştir, yalnızca matematikçi olsa, hiç akıl yürütemezdi…”
Reklam
Hastalık, yoksulluk ve alkolle geçen yaşamına rağmen hayatı boyunca üretken olan Allan Poe, sayısız makale, öykü ve eleştiri yayımladı. 1845 Ocak ayında yayımladığı "Kuzgun" şiiri ile büyük bir başarı kazandı. 1847 yılında eşi veremden öldü. İki yıl sonra 3 Ekim 1849 tarihinde ise Baltimore sokağında kaldırımda bulunan Edgar Allan Poe, 7 Ekim'de yaşamını yitirdi.
Poe'nun mezarı Baltimore, Maryland'te Westminster Hall'de bulunuyor. Ölümü ile ilgili pek çok rivayet söz konusu. Dönemin gazeteleri ölümünü "beyin tıkanıklığı" ya da "beyin iltihabı" olarak duyursa da gerçek ölüm nedeni gizemini korumaya devam ediyor.
 
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.