banner875
banner885
banner878

Ülkenin huzuru herkesin sorumluluğu değil mi?

banner476

KKTC Polis Teşkilatını eleştirenler, KKTC’nin kuruluşundan bu yana geçen 39 yılda gerek muhalefeti gerekse iktidarı tarafından Polis Teşkilatını güçlendirmek adına ne yapıldığını da sorgulamak zorundadır

banner825
Ülkenin huzuru herkesin sorumluluğu değil mi?



Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli tarihlerde siyasilere ve gazetecilere yönelik olarak gerçekleştirildiği ileri sürülen suikast girişimlerinin hiçbirinin Polis Teşkilatı ve Güvenlik Kuvvetleri tarafından aydınlatılmadığı yönünde bazı kesimlerin internet ortamında asılsız iddialarda bulunduğu görülmektedir.
Kıbrıslı Rumların 1963 yılında, Kıbrıs Türklerine soykırıma giriştiğinde imdada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yetiştiğini, 48 yıl önce gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı ile Kıbrıslı Türklerin bağımsız bir devlete kavuştuğunu unutanlar bugün hadsizce Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve Kahraman Mücahitlerimizin bağrından çıkan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığını hedef göstermeye çalışmaktadır.
Tarihten gelen ve tüm dünya ülkelerince de bilinen, takdir edilen disipliniyle Türk askeri, Ada topraklarında ilk günden beri savaş çığırtkanlığı yapmadı, barışın teminatı oldu.
İçinde bulunduğumuz coğrafyada kan ve barut kokusu eksilmezken; Kıbrıs’ta, hem de 48 yıldan beri barış hüküm sürüyorsa, bunun nedeni, bunun sigortası Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu topraklardaki varlığıdır. Bu gerçeği herkes de kabul etmekte, ancak kimileri hazmedememektedir. Çünkü geçmişte olduğu gibi, şimdi de niyetleri başkadır.
KKTC Polis Teşkilatını eleştirenler de, KKTC’nin kuruluşundan bu yana geçen 39 yılda gerek muhalefeti gerekse iktidarı tarafından Polis Teşkilatını güçlendirmek adına ne yapıldığını da sorgulamak zorundadır.
Toplumla farklı şekillerde de olsa yoğun temasta olan bir iç güvenlik sağlayıcısı olması itibariyle, kurumsal ve yasal reformların toplum bazında yerleşmesinde ve benimsenmesinde etkin ve olumlu bir rol oynama potansiyeline de sahip olan KKTC Polis Teşkilatının reformcu bir çizgiye doğru ilerlemesi başlıca siyasi erkin görevidir.
Çağdaş ülkelerdeki gibi modern yasalara ihtiyacı olan polisimiz için, ülke nüfusu artarken personel kapasitesinin genişletilmesine yönelik olarak bugüne kadar yeterli çaba harcanmamıştır.
Aynı şekilde polisin ihtiyaç duyduğu teknolojik ekipmanlar ve araçlar da sağlanmamış, teşkilat adeta imkansızlıklar içerisinde görev yapmaya mahkum edilmiştir.
3 bin kişilik polis kadrosu olmasına rağmen, eksik personelle halka hizmet veren Polis teşkilatı bu konuda büyük sıkıntı çekmektedir.
Kısıtlı sayıda polis teşkilatına alınan yeni polislerin suçla mücadelede kullanılmak yerine, yeni açılan kara geçiş kapıları ve yakın zamanda açılması planlanan Yeni Uluslararası Havaalanı gibi güvenlik birimlerinde kullanılmak zorunda kalması ise yine bu konuda büyük sorun teşkil etmektedir.
Personel sıkıntısının yanı sıra teknik imkansızlıklar, araç gereç eksiklikleri ve polisin icraatlarında elini güçlendirecek yasaların henüz hayata geçirilmemiş olması da teşkilatın işini zorlaştırmaktadır.
Organize suçlarla mücadelede polisin etkinliğini artırmak amacıyla 2015 yılından günümüze kadar birçok yasa tasarısı hazırlanmış ancak bunların hiçbiri henüz hayata geçirilememiştir.
“Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Yasa Tasarısı, Teknik Araçlarla İzleme Yasa Tasarısı, Polis Tarafından Kullanılan Muhbirin Ödüllendirilmesi Yasa Tasarısı, Kontrollü Teslimat Yasa Tasarısı, Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi ve Kullanılması Yasa Tasarısı, Etkin Pişmanlık Yasa Tasarısı ve Koruma Hizmetleri Yasa Tasarısı” gibi birçok yasanın yıllardır hayata geçmemesi, polis teşkilatımızın elini zayıflatmaktadır.
Tüm bu eksikliklere rağmen ülkemizde son zamanlarda meydana gelen birçok önemli adli olay, büyük bir titizlik ve özveri ile çalışan Polislerimiz sayesinde aydınlatılmış ve suç failleri tespit edilmiştir.
Son olarak Halil Falyalı cinayetinin zanlılarının çok kısa bir süre içerisinde yakalanıp adalete teslim edilmesi ise bunun bir örneğidir.
Polis teşkilatının özverili ve disiplinli çalışmaları neticesinde elde edilen birçok başarı sayesinde, polis teşkilatı kamuoyu yoklamalarında en güvenilir kurumlar arasında ilk sıralarda yer almaktadır.
Bu çerçevede polis teşkilatının, reformları engelleyici bir direnç odağına dönüşmemesi ve bunun yerine reformların bir parçası olması için hükümetlere ve yasama aktörlerine önemli roller düşmektedir.
banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.