banner913
banner932
banner1012

“Bir yıl oldu, odasına giremiyorum”

Şampiyon Melekler’den Fahri'nin annesi Şeniz Arkar, duygularını gözyaşlarıyla ifade ediyor: "Çok özledim, yanımda olup sarılmasını öpmeyi çok isterdim. Keşke her şey yalan olsa geri gelseler”

banner974
“Bir yıl oldu, odasına giremiyorum”

banner971
6 Şubat'ta Adıyaman’da yıkılan İsias Otel’de yaşamını yitiren Şampiyon Melekler’den Fahri'nin annesi Şeniz Arkar, acı ve özlem dolu geçen bir yılın ardından yaşadıklarını ve hislerini anlattı.​​​​​​​
Çocuklarının yokluğunda geçen bir yılı anlatmak onlar için çok zordu.
Şampiyon Melekler’den Fahri’nin annesi Şeniz Arkar, son gece oğluyla görüntülü konuştuğunu, maç kazandıkları için çok mutlu olduklarını belirterek, "Çok isterim keşke her şey yalan olsa da geri gelseler." dedi.
"ÇOK BÜYÜK TİYATROCU OLDUK HEPİMİZ DE..."
"Hayatımızı zannederim, şubat öncesi ve sonrası olarak değişti. Eksiğiz 4 kişilik aileden 3 kişilik aileye düştük..." diyen anne Arkar, şöyle devam etti:
"Bir yıl geçti belki çok uzun, ama çok kısa. Sanki dün gibi bazı şeyler. Bazen hepimizde aynı şey vardır herhalde, gözünü kapattığında sanki dün o anı, o an yaşarmışsın gibi oluyorsun... Bazı şeyler çok acı; eve girip ayakkabısını bulmamak, çamaşırlar kurduğunda çamaşırının olmaması, odasının boş olması... Onnlar çok zor, evet, dediğim gibi bir yıl geçti ama sanki de o geçmemiş gibi aslında. Çok özlüyoruz, çok canımız yanar ama çok güçlüyüz, anneler babalar bütün aileler olarak çok güçlüyüz. Arkada bir evladımız daha var onun için... Aslında çok büyük tiyatrocu olduk hepimiz de, oynuyoruz çünkü, mesela ben kendi oğlum adına söyleyebilirim."
"BİR GÜN KUPAYLA UYUMUŞTU"
"Fahri'nin çok seveni varmış, biliyorduk ama aslında keşke böyle öğrenmeseydik." sözleriyle hüzne boğulan anne Arkar, oğluyla ilgili şunları anlattı:
"Fahri’nin bir fotoğrafını paylaşmıştım ben. Bir gün çocuklar şampiyon olduğunda kupayla eve geldi ve o kupayla uyumuştu çünkü çok gururluydu. Fahri onların abileriydi Ozi’yle (Ozan) birlikte. 'Anne' demişti; 'Kariyerimin ilk başında 3 şampiyonluğum var anne.' dedi.
Evde çok kızardık biz Fahri'ye; 'Lise sonsun, artık hazırlanman lazım.'
Fahri, öğretmen akademisine hazırlanırdı. 'Tamam anne halledeceğim, gideyim geleyim, söz dedi halledeceğim.' dedi. Yapardı da, gerçekten yapardı da... Hepsini yapardı hatta 'Gidelim gelelim, sonra Manisa'ya gideceğiz...' Hatta yaz da folklorle de yurt dışına çıkacaklardı, 'Ona da giderim ben, onu da hallederim anne.' demişti. Çok severdi çocukları, kızlarla çok güzel şeyleri vardı, maske falan yapmışlardı, fotoğraflarda gördük. İçimi tek, birazcık rahatlatan; hiç canları yanmadı bildiğim kadarıyla, öyle bilmek istedim ya da en azından hiç canları yanmadı orada."
"KEŞKE HER ŞEY YALAN OLSA"
Son gece Fahri'yle görüntülü konuştuğunu anlatan Şeniz Arkar, "Çok mutluydular çünkü kazanmışlardı maçı. Bir daha da konuşmadım zaten, konuşamadım. Çok isterim keşke her şey yalan olsa da geri gelseler." dedi.
Kardeşinin, abisini kaybettikten sonra asabileştiğini ancak onun da özleminin büyük olduğunu kaydeden Arkar, hayatta kalan tek çocuklarına sarıldıklarını söyledi:
"Bazı gün o da çok kötü olur, bazı gün çocuk olduğu için sanki bir şey yokmuş gibidir, ama çok asabi bir çocuk oldu, elinde olsa bizi bile dövecek, o derece asabi oldu. Bazen bizim de doğal olarak sinirler yıpranınca kızarız, o da dönüp sana tepki olarak der ki; 'Biliyorum abimi siz de özlediniz, ama ben de çok özledim, niye bana kızarsınız?' diye tepki verir. Şu anda mesela koleje hazırlanır, 'Abimin okuluna gitmek isterim.' der. Kısmet her şey, bizim de artık tek şeyimiz, ben en azından şahsen diyebilirim; şubattan sonra, sağlıklı olsun yanımda olsun, ondan sonrası önemli değil."
"OĞLUMDAN ÖTE ARKADAŞIMDI FAHRİ BENİM"
"Çok özledim, yanımda olup sarılmasını öpmeyi çok isterdim." dediği oğlu Fahri'yi 7 yaşından beri yurt dışına gönderdiklerini aktaran Şeniz Arkar, bugüne kadar hiç gözünün arkada kalamadığını, hep çok rahat olduğunu kaydetti.
Anne Arkar, "Fahri büyüdüğü için benim arkadaşımdı, çok yakın arkadaşımdı, oğlumdan öte arkadaşımdı." dediği Fahri'nin voleybola olan aşkını da şöyle anlattı:
"O çantasıyla hep gelip gitmeleri o toplarıyla... Voleybol topları hep benim arabamın arkasındaydı, hep derdim ki 'Olmazsa toplar Fahri çok üzülür. Fahri bütün gün (Mağusa) Arena'daydı,  yaz kış buradaydı. O yaşta olmasına rağmen Fahri hiç bir yere gitmezdi, buradaydı."
Ozi onun idolüydü. Ozi'yle aynı odada kalacaktı ve hep derdi ki; 'Anne, Ozi hocayla aynı odada kalacağım, acaba nasıl bir duygudur?' derdi. Çok heyecanlıydı yani giderken çok heyecanlıydı. Esra hoca hanım onu gelip aldı Sahil’le beraber. Büyük bir heyecanla gittiler, bilseydik zaten hepimiz de dönmeyeceklerini, göndermezdik."
"BİLSEM Kİ GİDECEĞİM ONLAR ÇIKACAK GİDERİM"
Özlemini her cümlesinde dile getiren anne Arkar, duygularını gözyaşlarıyla şöyle ifade etti:
"Çok özledim, çok özledim oğlumu çok özledim. Bilsem ki gideceğim onlar çıkacak giderim. ama yok öyle bir dünya yok, çok zormuş onlarsız yaşamak. evet yaşarız doğrudur, ama nasıl yaşarız, yaşamayız ya da bilmiyorum. Güldüğümüz zaman, ben güldüğüm zaman ondan sonra derim; 'Niye güldün ya, niçin gülersin? Onlar yok sen niye gülersin?' diye kendime kızarım.
Ben bir yıl oldu,  hâlâ daha salonumda oturmadım. Fahri büyüktü benimle değildi ama girip içeri 'Selam' dediğindeki hali gözümün önünden gitmediği için hâlâ daha oturmadım. Odasına giremiyorum.
Ama 'Fahri'yi çok güzel yetiştirdin.' der herkes bize ama bence bizim değil, onun karakteri çok güzeldi. Çok efendi bir çocukmuş, herkes 'Kalbi büyük boyu küçük adam.' der ona. O yanda herhalde, hep birliktedirler."

"BU YAŞIMDA İLK KEZ BEDDUA EDİYORUM"
Şeniz Arkar, çocuklarının ve arkadaşlarının ölümüne sebep olanlara olan tepkisini de şu sözlerle dile getirdi:
"İnşallah ama inşallah, bu yaşımda hiç kimseye beddua etmedim ama bunu kim yaptıysa inşallah bizim yaşadığımızın 5 beterini yaşarlar inşallah. İnşallah çıkmazlar onun içinden çürürler, hatta çıkmaması da değil aslında, Ozan'ın (Dağlı) söylediği gibi idam edilmeleri lazım onların böyle can çekişe çekişe inşallah."
Dava sürecine ilişkin de konuşan Şeniz Arkar, şunları söyledi:
"Herkes bizim yanımızdaydı gördüğüm kadarıyla, özellikle rehber aileleri çok yanımızdaydı. Bize çok teşekkür ettiler. 'Kıbrıslı aileler gitmeseydi çocuklarımızı da alamazdık.' dediler. (Türkiye) Yanımızda gibi gözüküyorlar inşallah öyledir. İnşallah, hakimin de zamanı geldiğinde kararı bizim yönümüzde olur. Güzel bir kararla sonuçlanır tek ümidim o, çünkü her şey ortada zaten, yani biz de gittik enkaz alanına, gördük yani orayı çok kötüydü. Ben mesela gittiğimde, çok bakındım, belki acaba Fahri'nin bir şeyini bulur muyum (?) diye, bakındım bulamadım. Tek tesellim; Türkiye için bizim davamız, onlara da belki ümit olur, inşallah başka çocuklar başka insanlar ölmez. Tek ümidim o, inşallah güzel sonuçlanan, güzel bir dava olur diye ümit ediyorum."
 
banner979
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.