banner913
banner932
banner1012

SOSYAL MEDYANIN SESİ

banner974
SOSYAL MEDYANIN SESİ

banner971
Yollar bozulur, aydınlatmalar yanmaz, eğitim sistemi aksar, sağlık sistemi aksar, icraatlarınızla düzenlersiniz. Ama ahlaki çöküntü başlamışsa işiniz zordur.
Maalesef ülkemizde işte o zor aşamadayız. Peşi sıra ciddi ahlaki sorunlar içeren olaylar yaşamaktayız.
Devleti kuran ve ülkemizdeki tüm güçlü atılımların altında imzası bulunan Ulusal Birlik Partisi, yönetim ve tabanı ile bu yozlaşan ortama da bir çare bulmak zorundadır.
Hem icraatlarla halkımızın huzur ve güvenini yeniden tesis etmeliyiz, hem de kamudaki yozlaşmaya çare bulmak zorundayız. Bu birikim UBP içerisinde vardır. Yeter ki, bu durumu kabullenelim ve çare aramaya başlayalım. Halkımızın da bizden beklentisi budur.
(Resmiye Eroğlu Canaltay)
 

Bir marketin park yerinde yürüyorum, bir kız çocuğu ve annesi önümde yürüyor, kızın elinde telefon, babası ile konuşuyor sanırım, telefonu kapatıyor ve küfrediyor.
"Öyle söyleme anneciğim” diyor annesi…
Yağmur çiseliyor ve ıslanmıyoruz.
Kız on altı yaşında, belki on sekiz…
Öfkeli.
Çocuklara hiç yakışmıyor öfke…
Annesine dönüyor hışımla ve “S…im böyle günü” diyor.
Hani “galiz” der eskiler, kaba ve çirkin, ağza alınmayacak…
Çocukların ağzında yakışmıyor küfür…
Son dönemde küfrün bu kadar sıradanlaştığına sıklıkla tanık oluyorum.
Nasıl bu noktaya geldik?
Çocuklar ve gençler kurbanıdır bu düzenin… Maalesef…
Böyle doğmadılar, böyle öğrendiler!
(Cenk Mutluyakalı)
 
Binlerce Av, Müteahhit, taşeron, emlakçı, mühendis, mimar itham edilebilir...!
Yüzbinlerce Rum, EOKACI, POLİS, ASKER VE SİYASİ DE 1955 den beri eokacı, asker, polis, siyasi olarak cana mala kast, fiillere yardım yataklık suçu işledikleri için tutuklanıp yargıya çıkarılabilir.
Aslında tam da veresiye defterlerini açma zamanıdır!
TÜM TMT ciler, MÜCAHİTLER, şehit aileleri, malüller, zarar gören, malı yakılan yıkılan sömürülenler, ambargolarla, izolasyonlar la sürüm sürüm süründürülenler ŞİKAYETÇİ olma zamanıdır....!
Ben ŞİKAYETÇİYİM.... Ya sizler?
(Hasan Nihat Erduran)
 
ESKİ AŞKLARIN PAZARI KURULDU: Eskiyen aşkların ve âşıkların başına gelenlere bakar mısınız… Bakalım ve sormadan edemeyelim: “Aşk bu hallere mi düşürülmeliydi?…” Ve bir kez daha yineleyelim: "Ey aşk, sen nelere kadirsin!..." 14 Şubat Sevgililer Günü´ yaklaşırken İstanbul’un Taşkışla Caddesi'nde “etkinlik alanı” olarak hizmet veren bir işletmede “Eski Sevgili Pazarı” kuruldu. “Eski sevgilinden kalanları sat, yeni sevgiline hediye al” konseptiyle kurulan tezgâhlarda; birçok kişi kıyafet, kitap, çanta, cüzdan, saat, tarak, kahve fincanı ve hatta aşk mektubu gibi eski sevgilisine ve aşkına ait farklı ürünleri sergileyerek satışa sundu… Satışa sunulan ürünlerin ve objelerin üstüne de ilginç yazılar yazılıyor aşkta yaşanan düş kırıklıklarına ve aşkı gırgıra almaya dair… Pazarı kuranların gerekçesi de şu: "İnsanlar burada hatırası olan ve görmek istemedikleri eşyaları satıyor, böylece ekonomik bir girdi sağlamış oluyor. Bununla birlikte gelenler daha önce sevgililere alınmış hediyeleri görüyor ve 14 Şubat Sevgililer Günü'nde sevgilime ne alabilirim diye fikir edinmiş de oluyorlar"
(Ahmet Tolgay)
 
banner979
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.