banner913
banner932
banner1012

SOSYAL MEDYANIN SESİ

banner974
SOSYAL MEDYANIN SESİ

banner971
Süleyman Ergüçlü’yü de Kaybettik : Değerli meslektaşım, iyi insan Süleyman’ın vefatını derin bir hüzünle öğrenmiş oldum... Onu, rahmetlik Mehmetali Akpınarın KHA Kıbrıs Haber Ajansında çalıştığım dönemde tanıdım. Beraberimizde çalışmaya başlamış, , Asil Nadirin KIBRIS ve Cyprus Today gazetelerinde , kendini yetiştirmiş, BRTe, Kıbrısın Sesinde emek vermişti. Üst düzey yönetici seviyesine tırmanmıştı. Çalışkan, dürüst, hoşsohbet insandı. Birlikte, birçok ciddi yayınlara damgamızı vurmuştuk. Allahtan kendisine rahmet, yaslı ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilerim
(Özcan Özcanhan)
 
Yabancılarla evli Kıbrıslıların çocuklarının vatandaşlık taleplerini içeren davanın Kıbrıs Cumhuriyeti Yüksek mahkemesinde nasıl açıldığını daha öğrenemedik ama büyük ihtimalle çok büyük bir ayrımcılıkla karşı karşıyayız. Kıbrıs adası -sevgili dostum siyaset felsefecisi Costas Connstantinou'nun da daha önce betimlediği gibi- birçok Olağan Üstü veya daha moda terimle "İstisnai Hal" durumunu içinde barındırmaktadır. Örneğin Kıbrıs Cumhuriyeti, 1964 yılından beri "gereklilik doktrini" kullanarak anayasası (Consociational system) iki toplumlu olan Kıbrıs Cumhuriyetini de facto mono etnikli bir Cumhuriyet gibi kullanmayı becermiştir. 1963-4 yıllarındaki Toplumlararası çatışmalardan sonra Kıbrıslı Türklerin tüm toplumsal hakları askıya alınmıştır. Kıbrıslı Türkler sadece bazı bireysel haklarını Cumhuriyet üzerinden kullanabilmektedirler. Tam bir Ethnokrasi örneğidir. Öte yandan, yeni bir istisnai durum ise 1974 Yunan ve EOKAB darbesi ve Türkiye'nin askeri müdahalesiyle yaratılmıştır. Yani adanın %34'lük bölümünde uygulanmaya başlanan yeni de facto rejim Kıbrıslı Rumların birçok toplumsal ve bireysel haklarını askıya almış ve yaşanan etnik temizlikten sonra kuzeyde Dünya tarafından tanınmayan de facto bir Türk devleti yaratılmıştır. Bu devlet de meşruiyetini Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki askıya alınmış toplumsal haklarını kullanamamak üzerinden gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Ve aynen Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yaptığı gibi Kıbrıslı Rumların bazı bireysel hakları kısıtlamaktadır. Bunu da biz daha çok mal mülk konusunda görebiliriz. Bu konu 2006'dan sonra Taşınmaz Mal Komitesi'nin kurulmasıyla -bir nebze olsun- bireysel hak arama yolu oluşturmuş olmasına rağmen maalesef tatmin edici bir durumda değildir. İadeler az, tazminatlar çok geç ödenmektedir. İki İstisnai rejimin tabii en önemli farkı Uluslararası alandaki kabul edilme şekilleriyle baş göstermektedir. Dünya tarafından tanınan Kıbrıs Cumhuriyeti bunu iki toplumu da temsil ettiğini iddiasına dayandırmaktadır. Yani kendi meşruiyetini ancak 1960'ta kurulmuş olan iki toplumlu cumhuriyetin devamı olduğunu iddia etmesiyle idame ettirmektedir. Kıbrıslı Türklerin toplumsal haklarının askıya alınmış olmasına rağmen, Uluslararası topluluk ise Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımaya devam ederken tekrar normale veya yeni bir rejime (Federasyon veya "new state of affairs") dönüşmesi için Cumhuriyeti, Kıbrıslı Türklerle müzakere aracılığıyla "çözüm" aramaya zorlamaktadır. Bu arada da iki taraf bireysel haklarını mahkeme koridorlarınıda arayarak elde etmeye çalışmaktadırlar. Örneğin Loizoudu davası, Taşınmaz Mal komisyonun kurulmasına neden olmuştur. Ahmet Cavit'in açtığı dava kapıların açılmasını sağlamıştır. Buna benzer davalar sürekli olarak iki taraftaki İstisnai rejimleri zorlamaktadır.
(Mete Hatay)
 
Turizm Bakanı alçak orman arazilerine otel yapılmasından bahsetmişti, eski Tarım Bakanının sesi çıkmamıştı. Yeni Tarım Bakanının geçmişte "Toprak Koruma Yasası" şarttır söylemi vardı. Bakalım şimdi bu konularda nasıl bir politika izleyecek. Özellikle tarımsal araziler konusunda
(Turgut Alas)
 
banner979
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.