banner583
banner661
banner726

Sinema Tarihinin Unutulmaz Başyapıtları

banner476

Unutulmaz filmler, toplumsal ve bireysel konular başta olmak üzere yarattıkları estetik değerlerle de arşivleri süsleyebiliyorlar

banner714
Sinema Tarihinin Unutulmaz Başyapıtları

banner721

Sonuç itibariyle, unutulmaz filmler listesini hazırlamamız için yüzlerce film önerisinde bulunabileceğimizi ifade edebiliriz ki, bunu yapabileceğimizi biliyorsunuz. Dolayısıyla bu iddiamızı lütfen ve kesinlikle abartılı bir önerme olarak algılamayın. Çünkü sinemaseverlerin de pekala kabul ettiği üzere böylesine bir önermede bulunmamız şaşırılacak bir durum yaratmamalı. Bununla birlikte listeyi uzun tutmamak adına elimizden geleni yaptığımızı da tahmin ediyorsunuzdur muhtemelen.

1. Unutulmaz Filmler listemizin başındaki film: Sapık (Psycho) – Alfred Hitchcock

Unutulmaz Filmler

Sapık filminin, kendi adıma tamamen bir eğlence duygusuyla yapılmış bir film olduğunu unutmamalısınız. Bana göre bir eğlence filmidir. Gördüğünüz gibi izleyiciyi etkileme yöntemlerimiz, daha çok onları, panayır yerindeki büyülü bir eve çekmeye benziyor.”

Filmin yönetmeni Alfred Hitchcock’a ait olan bu sözler, unutulmaz gerilim filmleri arasında tartışmasız bir yerde bulunan yapımın ardındaki o anlayışı gösteriyor.

Robin Wood’un “Hitchcock Sineması” adını taşıyan kitapta belirttiği, “…Karanlığa doğru bir ileri kaydırma, belki de şimdiye kadar yapılmış en korkunç filmin ilerleyişini başlatıyor…” anlatımı dahi; içimizde ortaya çıkıp bizi endişeye sevk eden bir ürpertiye sebep olabiliyor. Çünkü filmin yarattığı ve yansıttığı gerilimin oldukça yüksek seviyede seyrettiğini inkar edemiyoruz.

Malum, bunu yaparsak gerçek anlamda haksızlık ederiz.

2. Bir Dehşet Senfonisi (Nosferatu) – F. Wilhelm Murnau

Unutulmaz Filmler

Thomas Hutter, Almanya’da yaşayan biri. Bununla birlikte kendisi, patronu Knock için çalışan sıradan biri olarak karşımıza çıkıyor. Günün birinde, genç adamın patronu, Hutter’in Kont Orlok isimli bir müşteriyi ziyaret etmesini ister. Bu nedenle de onu,Transylvania’ya gönderir. Yola koyulan Hutter, Carpathian dağlarına eriştiği sırada mola verir. Ve bu mola sırasında karşılaştığı yerli insanlarla sohbet etmeye başlar. Kont Orlok’u görmek için geldiğini söylediğinde ise herkes dehşete kapılır. Ardından yerliler, Hutter’a bir an önce geri dönmesini, Orlok’un esrarengiz olduğu kadar korkutucu bir algı yarattığını anlatırlar. Ayrıca bu da yetmezmiş gibi o civarda bir kurt adamın dolaştığını söylemeye başlarlar. Yerliler, onu vazgeçirmeye çalışsalar da Hutter, tehlike ve gizem dolu bu yolculuğa çıkmak için bir an bile tereddüt etmeyecektir. Çünkü bu gizem ve tehlike sinyalleri, ona cezbedici görünmektedir.

Bir Dehşet Senfonisi’ni, unutulmaz korku filmleri arasında değerlendirebiliriz. Buna ek olarak adı geçen filmimizin yönetmeninin Alman sinemacı F. Wilhelm Murnau olduğunun altını çizebiliriz.

3. Metropolis – Fritz Lang

Unutulmaz Filmler

Metropolis filminde, insanlığı, iki ayrı sınıf olarak görüyoruz. Yeraltında makinelerle birlikte yaşayan sınıf ve yukarıda daha rahat bir yaşam süren yönetici sınıf. Aslında biraz Berlin meselesi gibi… Doğal olarak, bu ayrıma pek yabancı olmadığımızı hatırlıyoruzdur…

Neyse, yeraltında yaşayan işçiler zorlu bir yaşam sürerken yönetici sınıf, yağ bal denkleminde keyif çatıyor. Ve hal böyle olunca da, bu durumdan pek memnun gözüken yönetici sınıf, hayatta kalmaya çalışan diğer sınıfı umursamıyor. Halbuki bu umursamazlık, çok daha tehlikeli bir nefreitn ateşini körüklüyor.

Filmin yönetmeni Fritz Lang ise beşeri bir aşk temasından yola çıkıyor. Fakat işin aslında ise bölünmüş olan toplumsal yapıyı onarmaya çalışıyor.

Son kertede ifade edelim ki, yapıtın kendileri, unutulmaz yabancı filmler arasındaki bir başka şaheserdir… Çünkü tam anlamıyla eşsiz bir film hakkındaki satırları okuyorsunuz.

4. Unutulmaz Filmler arasında sessizliğiyle güldüren ve düşündüren “o” yapıt da yer alıyor: Modern Zamanlar (Modern Times) – Charles Chaplin

Unutulmaz Filmler

Muhteşem bir eleştiri, eşsiz bir güldürü… Hatta bazı Kemal Sunal filmlerinin bile esin kaynağı… Konuşmadığı halde milyonları güldürmeyi başaran ve üstelik bunu yaparken de hayati mesajlar vermeyi ihmal etmeyen Charles Chaplin’in enfes yapıtı Modern Zamanlar… Aynı zamanda ‘Asri Zamanlar’ olarak bildiğimiz 1936 yapımı bu film, makineleşmeye odaklanan bir senaryoya dayanıyor.

Makineleşme süreciyle birlikte artan işsizlik, yani bozulan ekonomik yapı, yapıtın eleştirilerinin hedefinde yer alıyor.

5. Oz Büyücüsü (The Wizard of Oz) – Victor Fleming

Unutulmaz Filmler

Listemizde kendine yer bulan bir başka kült yapım olan Oz Büyücüsü, 1939 tarihinden bu yana varlığını koruyor. Yani, film, 82 yaşında. Dolayısıyla tam bir tarihi eser…

Film, ilk çıktığı zamanlarda dönemin teknolojik imkanları nedeniyle pek dar kitlenin karşısına çıkan bu enfes film, tekrar tekrar izlenesi özellikler barındırıyor.

Washington merkezli olan ABD Kongre Kütüphanesi, 2009 yılında bu filmle ilgili ilginç bir bilgi vermişti. Kuruma göre Oz Büyücüsü, tarihte en çok izleyici toplayan film. Çünkü filmi izlemeyenlerin yaşadığı pişmanlık, izleyenlerde hayranlığa dönüşüyor. Ve bu sayede tekrar tekrar izlenen bir yapıt ortaya çıkıyor.

Bu unutulmaz filmin müthiş yönetmeni ise Viktor Fleming.

6. 12 Kızgın Adam ( 12 Angry Men) – Sidney Lumet

Unutulmaz Filmler

Sinema tarihinin drama türündeki bir başka enfes örneği olan bu filmde çok güncel ve dolayısıyla bize çok da tanıdık gelen bir konuyu izliyoruz. Çünkü yapıtta gördüklerimiz, “adaletin” kapsamlı sorgulaması gibi ulvi bir nitelik taşıyor. Eski unutulmaz filmler konusu açıldığında ‘ilk’lerde sayılan yapım, tam bir başyapıt özelliği barındırıyor. Ve bu öyküde, masumiyet karinesi ekseninde değerlendirilmesi gereken bir önermenin didiklenmesine şahit oluyoruz.

Ayrıca mutlaka izlenmesi gereken bu film, unutulmaz replikler açısından da zenginlik barındırıyor.

7. 400 Darbe (Les 400 Coups) – François Truffaut

Unutulmaz Filmler

Müslüm Gürses’in “Hangimiz Sevmedik” şarkısını hatırlatırcasına soruyorum, öğrenciyken hangimiz kırmadık ki okulu? Ve ayrıca; geçmişin hüzün dolu odalarında kalan o günler, çok güzel değil miydi?

Filmin ismi de işte tam olarak buradan, yani okulu kırmaktan geliyor. Çünkü ‘400 darbe’, Fransızca kökene sahip ve bu olayı anlatmak için kullanılan bir deyiş.

Şaheser sıfatını çok fazla hak eden bu film, küçük bir çocuğun okulu kırmasının öyküsünü anlatıyor. Ancak işin aslında ise bariz bir şekilde mevcut toplumsal yapının eleştirisini sunuyor. Düzen sorgulamasının en nadide sunumlarından biri olan bu film, 99 dakika sürüyor. İzleyenler bilir, her dakikası değerli bir yapımdan bahsediyoruz.

Ayrıca yapıtın, Truffaut’un imzasını taşıdığını da notlarımıza ekleyebiliriz.

8. Spartakus – Stanley Kubrick

Unutulmaz Filmler

Egemen düzene başkaldırmak idealist bir bakış açısıdır. Ve bununla birlikte kölelik anlayışına hak vermemiz için de, o egemen düzene karşı bir çıkar beslememiz gerekir. Oysa, bu hikayenin bize anlattığı gladyatör, böyle bir çıkar beslemez. Ayrıca bu kahramanız, kitleleri peşinden ölüme koşturacak denli bağımsızlık heveslisi olmayı çok daha değerli görmüş. Çünkü bağımsızlık ve özgürlük olmadan yaşamanın, başka bir deyişle, köle kalmanın onursuzluğunu fark etmiş…

Sinemanın inanılmaz dâhilerinden biri olan Stanley Kubrick’in yönettiği 1960 yapımı bu film, izledikten sonrra çok seveceğiniz türden filmler arasında bulunuyor. Bu açıdan baktığımızda film, kesinlikle sağlam bir konumda yer alıyor. Ve hep öyle kalacağı aşikar.

Bu arada, Spartakus’ün, unutulmaz aksiyon filmleri arasında bulunduğunu unutmamamız gerekiyor.

9. Dr. Garip aşk (Dr. Strangelove) – Stanley Kubrick

Unutulmaz Filmler

Kubrick’in 1964 yapımı politik taşlaması olan film, oldukça güzel bir seyir keyfi yaşatıyor.

Filmin dilimize çevrilmesi sonucu iki farklı isim karşımıza çıkıyor. “Dr. Garipaşk” olarak da çevrilen filmin bir başka adı daha var. O da, “Nasıl Kaygılanmayı Bırakıp Bombayı Sevmeyi Öğrendim” ismi. Kabul ediyoruz, biraz garip bir isim olarak gözüküyor… Ama lütfen bu filmi, ismine göre yargılamayınız.

Ayrıca bu muhteşem hiciv örneğinin Peter George’a ait olan “Kırmızı Alarm” adını taşıyan romandan uyarlama olduğunu da söyleyebiliriz.

Son olarak söyleyelim; bu filmi izlemenizi şiddetle ve çok büyük bir ısrarla tavsiye ediyoruz. Çünkü ABD-Rusya arasındaki bilinmez ve anlamsız olan perde arkasındaki malum savaşına gönderme yapan filmi, mutlaka arşivinizde bulundurmanız gerektiğine inanıyoruz. İzledikten sonra bize hak vereceksiniz…

10. 2001 Uzay Macerası (2001: Space Odyssey) – Stanley Kubrick

Elbette biz de, uzayıp giden bu listemizde birden fazla Kubrick filmi olduğuna dair farkındalık taşıyoruz. Fakat işin aslı, bu şaheserleri es geçemiyoruz işte.

Filmimize dönelim; Kubrick, ‘Dr. Garipaşk’ filmini bitirmesinin ardından bir bilim kurgu filmi çekmek istemiş. Bu nedenle de, fikrini geliştirmek için bilim insanı ve bilim kurgu yazarı olan Arthur C. Clarke’ın kapısını çalmış. Bu görüşme sürecinde Clarke da ona “Sentinel” adlı kısa öyküsünü önermiş. İkili, bunun üzerine önemli bir ortaklık kurmuş. Dolayısıyla Kubrick ile Clarke; eleştirmenler, sanatçılar ve izleyiciler tarafından unutulmaz filmler listesi içinde gösterilen ve çok güzel olan bu film için somut adımlar atmaya başlamışlar. Ve böylece bilim kurgu türündeki  “2001: A Space Odyssey”i yaratmışlar. Kubrick senaryoyu yazıp hikayeyi geliştirirken Clarke da aynı ismi taşıyan romanı yazmış. Fakat ikili, bu sırada ilginç bir anlaşma yapmış. Clarke, Kubrick’in ricası nedeniyle söz konusu romanını çıkarma sürecini kasıtlı olarak biraz geciktirmiş. Ve böylece romanını, filmin gösterime girmesinden bir zaman sonra yayımlamış.

11. Maymunlar Gezegeni (Planet of Apes) – Franklin Schaffner

Satirik türler arasında değerlendirebileceğimiz filmimiz, insanlığın, “gelişme” bahanesiyle doğayı nasıl öldürdüğünü anlatıyor. Bu sayede Mars’a inişin gerçekleştiği bugünlerde ‘izlenecekler’ listenize dahil edebileceğiniz bir öneride bulunuyoruz… Ayrıca Türkiye’nin de uzaya çıkma vaadinde bulunduğu son zamanlarda tekrar izlenesi olduğu kadar eşsiz bir başka yapımdan bahsettiğimizi de bilmenizi istiyoruz.

Haliyle, tüm bu sebeplerden dolayı listemizdeki yerini, hakkıyla ve söke söke almayı başaran bir filmden söz ediyoruz.

12. Rosemary’nin Bebeği (Rosemary’s Baby) – Roman Polanski

Polanski’nin çok kafa patlatıp çok emek sarf ettiği ve böylece yazıp ve yönettiği bu film bir uyarlama olarak dikkat çekiyor. Polanski’nin Ira Levin’in aynı ismi taşıyan romanından esinlenerek ortaya koyduğu bu film, beyaz perde düşkünlerinin sevdiği bir yapıt. Bu arada lafı aramızda tutalım… Fakat unutulmaz sinema filmleri arasında olan bu yapıtı izlemek için bazen gülmeye fakat pek çok sahnede gerilmeye hazırlıklı olmalısınız.

13. Guguk Kuşu (One Flew Over The Cuckoo’s Nest) – Milos Forman

Güguk Kuşu, unutulmaz dram filmleri için oluşturulacak her listeye mutlak suretle girmeli. Çünkü bunu çok fazla hak eden bir film…

Jack Nicholson’un devleştiği bir başka enfes ve eşsiz yapım olan bu filmi izlemeyenler, çok büyük kayıplar içinde olduklarını bilmiyor…

Daha net konuşmamız gerekirse, filmde, “düzen mi galip gelecek yoksa düzene başkaldıran mı?” türünden bir dilemmayı izliyoruz. Üstelik enine boyuna… Sonuç olarak etkileyici bir senaryonun muhteşem performanslarla zenginleştiğine de şahit oluyoruz.

14. Başkanın Tüm Adamları (All The President’s Men) – Alan Pakula

Bol ödül sahibi olan bu politik ve gerilim filminin senaryosunu, Amerikalı yazar William Goldman yazdı.

Alan J. Pakula’nın yönettiği bu satirik yapıtta, ABD’de yaşanan Watergate Skandalı sonrasında gerçekleşen olayları çok yakından biliyormuş gibi izliyoruz.

Hatırlanacağı üzere bu skandal, heybetli ABD Başkanı’nın koltuğunu kaybetmesine neden olmuştu.

15. Köpek Dişi (Dogtooth) – Yorgos Lanthimos

Unutulmaz Filmler

Ve sıra, Lanthimos’un imzaladığı 2009 yapımı harika bir filme geldi. Ayrıca özenle belirtelim, bu filmi, vahşi kapitalizmin hüküm sürdüğü düzene yönelik en ağır eleştiriyi getiren eserlerden biri olarak kayıt altına almalıyız..

Hikayede karşımıza çıkan baba figürü, kapitalin temsili olarak karşımızda beliriyor. Öte taraftan, evin içinde dış dünyadan izole edilen çocuklar var. Sonuç itibariyle bu çocuklar, kapital odakların şekillendirdiği birer figür şeklinde konumlanıyor.

Lanthimos, inanılmaz bir seyir deneyimini rahatsız edici şekilde veriyor. Ama bununla birlikte mevcut düzene oldukça gerçekçi bir pencereden bakmamızı sağlıyor.

banner342
banner692
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.