banner913
banner932
banner1012

Vergi Kıskacı Büyüdü

Vergi uzmanı ve ekonomist Kemal Özçakır, vergi gelirlerinin kamu gelirleri içindeki payının, gelişmiş ülkelerde yüzde 90, KKTC’de ise yüzde 55 olduğunu belirtti ve vergi kaçağını doğuran nedenlerden birinin de vergi oranlarının yüksek olması olduğunu söyledi

banner974
Vergi Kıskacı Büyüdü

banner971
Vergi uzmanı ve ekonomist Kemal Özçakır, ülkemizdeki kayıt dışı ekonomi ile ilgili görüşlerini HALKIN SESİ ile paylaştı.
Özçakır, kayıt dışı ekonominin belgeye dayanmayan ve belgeye dayanmadığı için kayıtlara geçmeyen, resmi olmayan, gizli ekonomi olarak da adlandırılan ve bir ülkenin gayrisafi milli hasılasına dâhil olmayan ekonomisi olduğuna vurgu yaparak “Kayıt dışılık, ulusal ve uluslararası düzeyde arttıkça ekonomik, mali ve sosyal tahribatlara yol açabilir. Vergi gelirlerinin kamu gelirleri içindeki payı, gelişmiş ülkelerde %90, gelişmekte olan ülkelerde %70 iken, KKTC'de %55 oranındadır. Vergi yükümlülerinin gelirlerini belirli bir oranda devletin denetimi dışında tutmasının nedeni vergi kaçırma isteğidir” dedi.
Gelişmiş ülkelerde kayıt dışı ekonominin genellikle yasa dışı sektörlerde, kaçakçılıkla ilişkili olduğunu belirten Özçakır, ancak bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, mal-hizmet akışının belgelenmemesi nedeniyle kayıt dışılık daha yaygın olduğunu vurguladı. “İnsan faktörü devreye girdiğinde, kayıt dışılık, sınırlı kaynaklara rağmen insanların yaşam kalitesini sürdürmek için devlete vergi ödemek istememesinden kaynaklanır. Kayıt dışılık, kişinin alıştığı tüketim düzeyini düşürmesine ve ödeme kabiliyetini azaltmasına neden olarak piyasada itibarını zedeler” diyen Kemal Özçakır, diğer ülkelerde ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde, KKTC'de gözlemlenen unsurlardan daha fazlasına neden olan unsurlar mevcut olduğunu belirtti.
Vergi uzmanı Özçakır “KKTC, kayıt dışı ekonomi ile ciddi bir mücadele yürütememiş, sürdürülebilir bir mali ve ekonomik politikanın temelini oluşturamamıştır. Ülkemizdeki muhalefet, ekonomik istikrarsızlık nedeniyle yabancı sermayenin çekindiği, bürokrasinin yatırımları teşvik etmediği, istihdamın sosyal durumu bozduğu ve kurumsallaşmanın engellendiği bir döngü içinde olduğunu dile getiriyor. Ancak, eleştiriye ek olarak çözüm önerileri sunamıyorlar. Muhalefetin amacı genellikle kamuoyunda algı yaratmaktır, bu algının gerçek bilgiye dayalı olup olmadığı pek önemli değildir.
Vergi yükünün ağır olduğu, vergi reformu, vergi adaletsizliği, vergi tabanının genişletilmesi, harçlar ve KDV gibi yasaların gözden geçirilmesi ve vergi yükünün azaltılması konularında kamuoyunu meşgul eden söylem ve eleştiriler yaygındır. Bu görüşler, özellikle Kıbrıs Türk Ticaret Odası gibi örgütler tarafından ortaya konmuştur. Ancak, bu eleştirilerin ötesinde çözüm önerileri sunamamışlardır” dedi.
Kemal Özçakır, her ülkede olduğu gibi KKTC'de de kayıt dışı ekonominin vergi kaybına neden olduğu inkâr edilemez bir gerçek olduğuna vurgu yaparak vergi kaçağını doğuran nedenlerden birinin de vergi oranlarının yüksek olması olduğunu söyleyerek “Ancak vergi oranları indirildiği halde kişi ve kurumların vergi beyanlarının ne kadar gerçekçi olduğu da değerlendirilmelidir.
Çalışan örgütleri zaman zaman, vergi yükünün azaltılması yönünde önerilerde bulunmaktadır. Vergi yükünün hafifletilmesi, emek yoğun çalışanların lehine olacaktır. Ancak vergi muafiyetleri ve istisnaların daraltılmasıyla vergi tabanının genişletilemeyeceği unutulmamalıdır.”
KKTC'de vergi yükümlüsünün gerçekçi bir gelir beyanında bulunmasını engelleyen önemli faktörlerden biri de vergi bilinci ve vergi kültüründeki düşüklük olduğunu ifade eden Özçakır vergi yükümlülerinin, gelişmiş ülkelerdeki gibi davranmasını beklemek gerçekçi bir beklenti olmadığını belirtti.
Özçakır “KKTC'de tüm bu gerçekler, vergi toplanamamasını sadece vergi sistemine bağlamak ve devamlı olarak sistemde reform arayışına girmekten öte bir anlam ifade etmez. KKTC'nin vergi yasaları ve uygulamaları çağdaş vergicilikle uyumludur. Ancak zaman zaman günümüz koşullarına ve mevzuat değişikliklerine uygun düzenlemeler yapılmaktadır” dedi.
Diğer ülkelerde ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde kayıt dışılığa sebep olan unsurların KKTC'de çok daha fazlasını gözlemlemenin mümkün olduğunu ifade eden Özçakır, “KKTC'de devlet kurumunu yürüten siyasi irade, kayıt dışı ekonomi ile ciddi anlamda mücadele etmekte ve sürdürülebilir bir mali ve iktisadi politikanın temelini oluşturup bunu bir devlet politikası haline getirememiştir” diye konuştu.
Vergi yükünün ağır olduğu, vergi reformu, vergi adaletsizliği, vergi tabanının genişletilmesi, belirli kriterlerin gözden geçirilmesi, KDV ve kurumlar vergisi yasalarının revize edilmesi ve vergi yükünün azaltılması gibi konularda kamuoyunu meşgul eden söylem ve eleştiriler devam etmekte olduğuna dikkat çeken Özçakır, insanların, örgütlerin ve özellikle Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın ortaya koyduğu bu görüşler, biraz da çeşitli bakış açılarıyla sunulan geniş bir perspektife sahip olduğunu ifade etti.
“Her ülkede olduğu gibi KKTC'de de kayıt dışı ekonomi, vergi kayıplarına ve kaçakçılığa neden olan bir gerçektir. Vergi kaçağını doğuran nedenlerden biri de vergi düzenlemelerinin karmaşıklığıdır. Uluslararası düzeyde kabul gören görüşe göre, bu durum KKTC için de geçerli olabilir” diyen Özçakır, ancak vergi oranlarının yüksekliği konusunda, 1976 yılından günümüze kadar olan süreçte kurumlar vergisi ve gelir vergisi oranlarının kademeli olarak %100'e varan bir şekilde indirildiği ifade edilmekte olduğunu fakat bu indirime rağmen, bireyler ve kurumlar statülerindeki vergi yükümlülerinin Gelir ve Vergi Dairesine sundukları vergi beyanlarının gerçekçiliği konusunda bir değerlendirme yapılması gerektiğini ve ona göre adımlar atılmasının şart olduğunu söyledi.
Çalışan örgütleri tarafından zaman zaman dile getirilen düşüncenin, istihdam üzerindeki vergi yükünün azaltılması yönünde olduğunu belirten Kemal Özçakır, “Sermayeden çok, emek yoğun çalışanların vergi yükünün hafifletilmesi için yeni oranlar ve vergi dilimlerinde iyileştirmeler yapılması, emeğe saygının bir gereği olarak değerlendirilmelidir.
KKTC'de vergi yükümlüsünün tespiti ve istisna kapsamının daraltılmasıyla vergi tabanının genişletilemeyeceği belirtilmiştir. Vergi tabanıyla uğraşılması yerine, vergi tavanını genişletme yönünde adımlar atılmalıdır. Diğer bir ifadeyle, gelir grupları reel anlamda vergilendirilmeli ve küçük esnafın, çiftçilerin vergi yükü daha da hafifletilmelidir.
KKTC'de gizli ekonominin yanı sıra vergi yükümlülerinin herhangi bir araştırmaya, incelemeye veya ihbara maruz kalmadan gerçekçi bir gelir beyanında bulunmasının önündeki önemli engellerden biri, genel olarak vergi bilinci ve vergi kültüründeki düşük seviyedir. Bu seviye düşüktür ve bu nedenle KKTC'de vergi yükümlülüğünün tam anlamıyla yerine getirilmesini engelleyen bir faktördür. Gelişmiş ülkelerdeki vergi ödeme istekliliğini beklememek önemlidir, çünkü karşınızda insan unsurudur. Ülkemizde vergi ödeme istekliliğini engelleyen faktörler arasında ekonomik, siyasi, sosyal ve psikolojik etkenler bulunmaktadır. Ayrıca gelir adaletsizliği, sürekli olarak kamuoyunda tartışıldığı için vergi ödeme isteğinin önemli bir engeli olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.
banner979
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.