banner480
banner69
banner529

“Çocuklar, sağlık ve eğitim sorunlarıyla karşı karşıya bırakıldı”

banner476

KTÖS vurguladı: “Ekonomik destek paketlerinin dışında bırakılan ailelerin çocukları sağlık, barınma, beslenme ve eğitim sorunları ile de karşı karşıya bırakılmıştır”

“Çocuklar, sağlık ve eğitim  sorunlarıyla karşı karşıya bırakıldı”

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), “okulların ne zaman ve nasıl açılacağı” sorularına yanıt bulmak için Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın sendikalar, sağlık uzmanları, sosyal hizmet uzmanı ve psikologlarla çalışmaya başlaması gerektiğini bildirdi.

Eğitim Sekreteri Burak Maviş tarafından yapılan KTÖS yazılı açıklamasında

öğrencilere, ailelere, öğretmenlere ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine şöyle seslenildi:

ÖĞRENCİLERE

“İçinden geçtiğimiz bu dönemde sizlere neden evde kalınması gerektiğini en iyi öğretmeniniz, aileniz ve sağlık uzmanları anlatabilir. Bu süreç içerisinde bazen farklı duygular hissedebilirsiniz. En temel ihtiyacınız olan oyun hakkınızı dışarda kullanamadığınız için üzgünüz. Yine de, bu dönemde evde oyunlar oynayabilir, ailenizle hem eğlenceli hem de öğretici zaman geçirebilir ve eğitim/öğretimi keyifli bir hale dönüştürebilirsiniz. Öğretmenleriniz ve arkadaşlarınız ile çeşitli dijital platformlar üzerinden görüntülü iletişim kurmanız, düşüncelerinizi, fikirlerinizi paylaşmanız hem yaratıcılığınızı geliştirecek hem de birlikteliğimizin devamını sağlayacaktır.

AİLELERE

Kovid-19, sağlığımızı tehdit ettiği gibi, ekonomik ve sosyal hayatın durmasına da neden olmuştur. Bu sıkıntılı günler içerisinde her ailenin maddi ve manevi desteğe ihtiyacı olabilir. Çocuğunuzun ve sizin sağlık, beslenme, barınma ve eğitim hakkı bizler için önemlidir. Bu konular ile ilgili yardıma ihtiyacınız olursa öğretmenlerimiz aracılığıyla sendikamızla veya alan uzmanlarıyla çekinmeden iletişime geçebilirsiniz. Bu süreç içerisinde çocuğunuzla eğlenceli ve öğretici zaman geçirebilir, öğretmenlerimiz rehberliğinde hazırlanan etkinliklerle çocuğunuzun öğrenimine katkı koyabilirsiniz. Çocuğunuzun neden evde kalmamız gerektiği ile ilgili sorularına psikologlardan destek alarak cevap verebilirsiniz. 

ÖĞRETMENLERE

Bu süreçte ailelerin bütçeleri etkilenmiştir ve hem ekonomik hem de sosyal olarak çok daha stresli bir ortam mevcuttur. Etkinliklerinizi seçerken ailelerin imkanları doğrultusunda yönergeler hazırlamanız, çıktı istemeyen yaklaşımlar sunmanız ve çocukların eğlenerek öğrenmelerini sağlamanız hem aile bütçelerine hem de motivasyonlarına katkı koyacaktır. Bu süreç içerisinde çocuklarımız da etkilenmiştir. Onlara öğretim desteği yanında rehberlik etmeniz kapsayıcı olacaktır.

Özellikle erken çocukluk dönemindeki öğrencilerinizle bire bir temas etmeniz, destek açısından önemlidir. Zoom, whatsapp, skype ve benzeri uygulamalar ile öğrencileriniz ile kişisel veya sanal sınıf ortamında eğitim ortamı yaratırken, çocuk koruma politikalarına dikkat ediniz. Bir önlem olarak sadece öğretmenin kamerasının açık olması, öğrencilerin sesinin duyulması veya ilkokul çağındaki çocukların aileleri ile birlikte kamerayı açması UNICEF’in tavsiye ettiği uygulamalardır.

Oyun hakkı sınırlanan çocukların, evde bilgisayar veya televizyon ile eğitim faaliyetlerine katkı koyması da sınırlı olacaktır. Bu sınırlılıklar içerisinde öğretimi oyunla motive etmeniz, adaptive learning (uyarlamalı öğrenim ortamlarına) öğrencileri yönlendirmeniz, belgesel izleme vb. aktiviteleri tavsiye etmeniz farklılık yaratacaktır. Öğrencilerinizin eğitim hakkı gibi, vücut bütünlüğü, sağlık, barınma ve beslenme hakkı da önemlidir. Bu yönde desteğe ihtiyacı olan aileleri, sendikamıza veya ilgili birimlere bildirmeniz dayanışma açısından elzemdir. Salgından dolayı çocuklarımızın bu haklarının istismara veya ihmale uğramadan kesintisiz devam etmesini istiyoruz.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI YETKİLİLERİ

Eğitim Bakanlığı’nın asli görevi olan eğitimin tüm destek hizmetleri ile eşit, erişebilir ve çocuğun yüksek yararına yönelik olması gerekmektedir. Tüm zamanların aksine, eşitlik bu dönemde daha da ön planda olmalıdır. Burada bir noktanın altını çizmekte fayda vardır, çevrim dışı aktiviteler sadece bir destek eğitimi olarak kabul edilmelidir.

Videolara erişim sayısı, izlenme süresi çocuktan çocuğa göre değişebileceği gibi, yetişkinlerin de bunları izlediği kabul edilmelidir. Bu yüzden Bakanlığın %45 ortalama izlenme oranı verileri gerçekte çok daha düşük olabilir. Kaldı ki verilen oran bile öğrenciler arasında ciddi bir dezavantaj ve eşitsizlik yaratacaktır. Bu yüzden bunun bir destek eğitimi olarak kabul edilmesi ve her çocuğun farklı ihtiyaçlarının olduğunun vurgulanması gerekmektedir.

Çocuğun en kolay öğrenebileceği yer olan sınıf ortamından uzak olması, öğretmen veya arkadaşları ile aynı sosyal ortamda olmaması da bir dezavantajdır. Aileler için göze çarpan en büyük sıkıntı, çocukların bilgisayar veya televizyondan uzun süreli dersleri takip edememesidir. Sınıf ortamında bile çocuğun sabah saatlerinde ders dinleme süresi bilimsel olarak 20 dakikadır. Her öğretmene ve her çocuğa sağlanacak çevrimiçi sistemler ile bu dezavantaj bir nebze giderilebilir. Diğer bir nokta ise en az kabul edebileceğimiz % 55 erişememe durumudur. Bu oran çok büyüktür ve aşağı çekmek için ailelere teknolojik destek sağlamak gerekmektedir.

53 bin ilkokul, ortaokul ve lise öğrencisiyle birlikte 100 bin civarı üniversite öğrencisi vardır. 90 yerli PDR öğretmeni, 90 tane de TC’den gelen PDR öğretmeni olduğu gerçeği önümüzde durmaktadır. Yayınlanan bir whatsapp numarası ile 1 psikolog danışman ve rehbere 295 aile düşmektedir. Bu desteği artırmak Eğitim Bakanlığı’nın elindendir. Eğitim Bakanlığı, 485 dolayındaki işsiz PDR mezunundan ücretli hizmet alabilir ve bu oran 1/77 olabilir.

Ekonomik destek paketlerinin dışında bırakılan kreş, özel okul, üniversite ve benzeri kurumlarda çalışan eğitimcilerin ve üniversite öğrencilerinin her türlü sorununa Eğitim Bakanlığı destek olmalıdır. Yükseköğrenim alanındaki patron mağduriyetlerinin önüne geçilmelidir.”

banner342
banner496
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.