banner583
banner661

Halkın yüzde 55’i çift doz aşılı

banner476

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, KKTC’de yüzde 55 civarında çift doz aşı yapıldığına dikkat çekti ve şu an Sinovac ve Astra Zeneca aşılarının ellerinde önemli miktarda olduğunu belirtti

banner666
Halkın yüzde 55’i çift doz aşılı

 
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, Haber Kıbrıs Web TV’de açıklamalarda bulundu. Deren Oygar, aşılar ve Ada Pass uygulaması hakkında konuştu.
Deren Oygar, KKTC’de yüzde 55 civarında çift doz aşı yapıldığına dikkat çekerek, 80-100 bin aşı ile sürü bağışıklığı için uygun görülen yüzde 70 oranına ulaşabileceğini söyledi. Deren Oygar, ellerinde şu an Sinovac ve Astra Zeneca aşılarının önemli bir miktarda olduğunu belirterek, Johnson and Johnson aşılarının bittiğini, az kalan Biontech aşılarının da gelmesi için girişim yaptıklarını kaydetti.
Gezici aşılama ile ilgili çalışmaları olduğunu anlatan Oygar, “Pilot bölge çalışmaları yaptık. Sivil Toplum örgütleri de bize destek verecek. Gezici aşılama ekibi gönderdiğimiz yerlerde aşı rağbet görmedi. Sağlık ocağı olmayan köylere göndermek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Ada Pass uygulamasının 6 Eylül’den itibaren tüm ülkede zorunlu olacağına vurgu yapan Oygar, “Ada pass uygulamasında aşı kayıtlarının girişlerinde sıkıntılar olmuştu. Düzeltmeler için izdihamlar yaşandı. Bu nedenle aşı yapılan yerlere düzeltme yetkisi verildi. 80 bin aşı kaydı üzerinde çalışma ve düzeltme yapıldı” dedi.
Ada Pass uygulamasının sürdürülebilir olması için işletmelere büyük iş düştüğünü dile getiren Oygar, “Bu uygulama denetim mekanizması ve aşıyı teşvik edicidir. Bu uygulamaları uygulayan ülkelerde bulaşın azaldığı görülmüştür. Yurtdışına açılabileceksek sistemimiz tamam olmalı. Ercan Havaalanı’nda da 6 Eylül’de uygulanmaya başlayacak. Geçişler da hızlı olacak” diye konuştu.
Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin HES uygulamasını kabul ettiğinin hatırlatılması üzerine Oygar, “Ada Pass uygulaması Türkiye’deki HES uygulaması ile uyumlaştırılması çalışmaları sürüyor. Böylece HES ile birlikte Ada Pass uygulması yurtdışında da kullanılabilecek. AB bize kod vermeyi kabul etmemiş Güney Kıbrıs üzerinden hareket edilmesi istenmişti. Avrupa’daki sisteme Türkiye üzerinden entegre olunabilecek” dedi.
Koronavirüs hastalığını geçirenlerin sisteme işlenmesinde sorun yaşandığı ile ilgili soruyu yanıtlayan Oygar, “Son 6 ay içinde Koronavirüs hastalığını geçiren hastalarla ilgili çalışmalar sürüyor. Bu kişiler de sisteme dahil edilecek. Bu kişiler sistemde yeşil olarak gösterilecek” ifadelerini kullandı
 
“Okullar, bulaşı artırmıyor”
  
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, önlemler alınarak okullarda yüz yüze eğitime başlanması gerektiğine dikkat çekti
Deren Oygar, eğitimin yüz yüze başlaması gerektiğini savundu. Oygar, eğitim, sanat ve sporun alınacak tedbirlerle devam etmesi gerektiğine dikkat çekti.
Deren Oygar, eğitime büyük önem verdiklerini ifade ederek, bilimsel çalışmaların, okulların bulaşı artırmadığını gösterdiğini söyledi.  Oygar, okulların kapalı olduğu dönemde çocuklarda pozitiflik oranının arttığına dikkat çekerek, “Çocuklar dışarıda oyun oynuyor ve koronavirüse dışarıda yakalanıyor. Okula gitmediklerinden dolayı vakalar artıyor. Okullarda önlemler alınması durumunda sorun yaşanmaz” dedi.
Okullarda bulaşı başlatanların öğretmen ve çalışanlar olduğunu anlatan Oygar, “Çocuklar bulaşı artırmadığına göre okulları açmalıyız. Özellikle çalışanlar kurallara uymalı. Eğitim ve sağlık bakanlığı işbirliği içinde olmalı. Bulaşıcı Hastalıklar Yasası uyarınca Sağlık Üst Komitesi paydaşlarla genişletilmiş toplantılar yaptı. Vaka çıkması durumunda panik yapmak yerine alınması gereken önlemler görüşülmeli” diye konuştu.
 
 
 
 
“Testlerin hastalığı tespiti yüzde 50-60” 
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, test oranlarıyla ilgili konuştu. Oygar, önemli olanın çok test yapmak değil kurallara uymak olduğuna dikkat çekerek, testlerin hastalığın yayılmasını önlemede yardımcı olduğunu ve tespit etmede kullanıldığını ifade etti.
Deren Oygar, enfeksiyon ve göğüs hastalıkları uzmanlarıyla birlikte hareket etiklerini belirterek, Dünya Sağlık Örgütü’nün uyarılarına göre pandeminin atlatılması için sırasıyla maske, mesafe, hijyen ve aşı geliyor. DSÖ kılavuzunda test stratejisi bunlardan sonra geliyor. Stratejinin sıralamasında öncelikle olası covid-19 hastalarına ve temaslılarına test yapılmalı ardından sağlık çalışanlarına ve toplu yaşam yerlerine test yapılması söyleniyor.
Herkesin belirlenen kurallara uyması gerektiğini savunan Oygar, “Testler tanı için yardımcıdır. Testlerin hastalığı tespiti yüzde 50-60’tır. Yüzde 40 sonucu kaçırabilir. Bu nedenle esas olan maske, mesafe, hijyen ve aşıdır. Aşılıyım maske çıkarıyım yanlıştır.  Gelişmiş ülkelere bakıldığında kurallar artar gelişmemiş ülkelere bakıldığında ise taramalar ön plana çıkar” dedi.
Diğer ülkelerle yapılan test oranlarının karşılaştırıldığını ve 20 bin test sayısından 6 binlere düşülmesi hakkında konuşan Oygar, “UNDP Güney Kıbrıs’a antijeni ücretsiz veriyor. Bize de versin daha çok yapalım. DSÖ tarafından belirlenen kılavuzlara göre günde 150 hasta çıkıyorsa günde 3 bin 500 test yapılmalı. 300 hasta çıkıyorsa minimum 6 bin test yapılmalı. Biz fazladan test yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
 
 
 
“Rant kavgasına girilmemeli”  
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, ücretsiz olarak yapılacak antijen testlerle ilgili yaşanan süreç konusunda bilgiler verdi.
Deren Oygar, antijen testlerinin özel laboratuvarlarda yapılabilmesi için protokol yaptıklarını belirterek sürecin iyi gittiğine dikkat çekerek, “Testleri satın aldığımız merkez siparişi gönderemedi bu nedenle alım ve ulaşım konusunda sıkıntı yaşadık. Laboratuvarlara devlet size kit verene kadar elinizde bulunan kitlerle ‘aşılılara testleri ücretsiz yapın ve devlete fatura edin’ denildi. Laboratuvarlar bu çağrıya uymadı ve eczacılara da antijen testi verilmesinde protesto ederek antijen testi yapmadılar” dedi.
Deren Oygar, 2 gün yaşanan sıkıntının ardından antijen testlerinin bugün geldiğini belirterek, test yapmak isteyen laboratuvarlarla çalışacaklarını ayrıca sisteme eczaneleri de eklediklerini ifade etti. Eczanelerin ülkede yaygın olduğunu ve köylerde bile bulunduğunu anlatan Oygar,  “Her bölgede laboratuvar yok halk testlere daha kolay ulaşabilsin diye eczacılarda sisteme dahil olacak” diye konuştu.
Laboratuvar sahiplerinin testleri eczanelerin yapması yerine vatandaşın testleri satın alıp evde yapması ile ilgili gelen soruyu yanıtlayan Oygar, “Her ülkenin kendine yönelik sosyo ekonomik ve kültürel durumu var. İngiltere’de testi vatandaş kendi yapıyor ve bakanlığa bildiriyor. Şimdi biz bunu eczacılar denetiminde yapmak istiyoruz ileride vatandaşlar kendi kendine yapabilir. Denetlenebilir ve ulaşılabilir bir sistem izliyoruz. Eczacılar test sonuçlarını sisteme girecek. Kişilerin yapması uygun ancak eczacıların yapması neden uygun değil anlaşılır gibi değil. Güney Kıbrıs’ta da testleri eczacılar yapıyor ve sisteme işliyor. Uygun, ulaşılabilir, denetlenebilir verilerin girilebileceği bir sistem uygulamak istiyoruz” dedi.
Devletle işbirliği yapmak istemeyen laboratuvarların, sistemde kapalı olacağını anlatan Oygar, “Devam etmek isteyen laboratuvarlar sistemde görülecek. Sisteme girmek isteyen eczacılar dahil olacak.
Rant kavgasına girilmesin diye testlerin başka kurumlara da verilmesini hedeflediklerini aktaran Oygar, “İleride testleri yapması için vatandaşa da verebiliriz. Belediyeleri de dahil edebiliriz.” dedi.
 
 
 
banner342
banner692
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.