banner583
banner590
banner529
banner570

Sosyal Medyanın Sesi

banner476

Sosyal Medyanın Sesi

banner601
Hepimiz pozitif olabiliriz. Bu durumda herkes bir hesaplasın. Yılbaşından beri kaç kişi ile temaslı. Temasımız kaçınılmaz, en azından çalışanlar için. Ama biraz daha dikkatli (maskeli) ve mesafeli olmamız da şart.
Alsancakta bir pozitif 60 temaslı haberini okuduktan sonra...
(Yetin Arslan)
 
 
Eğer 'kamusal alanlarda' uygulanmazsa tedbirler, disiplinsizlik ve başıboşluk böylesine yaygınsa, 'hükümet' kendi iç siyasi pazarlıklarıyla meşgul, bürokrat ya da amirler iş ciddiyetinden uzak, birey sorumluluğu ortadan kalkmışsa...
O durumda 'devlet' değil 'kabile' düzeninden dahi söz edilemez.
(Cenk Mutluyakalı)
 
KKTC nüfusu 2019 sonundaki rakama göre 382 bin 230 imiş...
Bizi en son ne zaman hangi yöntemle saydınız?
(Çiğdem Aydın)
 
Sağlık Bakanı yine “kapanma” demedi, “kapanabiliriz” dedi.
Sorun şu ki, sağlık üst kurulu karar alıyor ama ne denetleyen var, ne uyan. Kusura bakmayalım ama, ülke yönetimi sağlık üst kurulundan ibaret değil. Denetim yapması gereken kamu organları ortada yok.
Sektörler de denetimi bıraktı. Her yere girip çıkıyoruz, ateş ölçen yok kayıt alan yok. Aslında ülkeyi “el birliği” ile kapatıyoruz.
Gerçek şu ki, sektörler de işçiler de kapanmayı kaldırmaz. Kamu çalışanı tepkisi ile de memleket kapanmaz.
Aslında ihtiyacımız istatistik. Hangi meslekler? Nerden? Hangi yaş grubu? Vs vs...
Sağlık sistemine ciddi bir yük bindi. Temas takip ekibi de az sayıda doktor- hemşire ekibi de bunaldı, yoruldu.
Sağlık istihdam istiyor, ortada biri yok. Başbakan zaten yok, UBP İçi krizle bile uğraşamıyor yok memleket.
Atama derdi, kapama derdi derken...
Akıl gitmiş, memleketi korku yönetiyor. O da otorite değil.
Halbuki, sorunu masaya koy, kaynağını bul, yönet. Bunun için hükümetin ve kurumları ile kamunun ortak akılla hareket etmesi lazım. Sonuç?
Saçma sağan bir kaos. Memleketin her tarafından gelen vakalar.
Kontrolü kaybeden kamu yönetim anlayışı... Korkuyla korkutmak arasında açıklamalar yapan sağlık Bakanlığı...
Sonuç: Kocaman bir belirsizlik.
(Hüseyin Ekmekçi)
 
UBP Milletvekili Aytaç Çaluda'yı izliyorum TV'de ve dedi ki:
"Hükümeti eleştirirken daha insaflı olunmalı. Devletin gelirleri düştü, zam yapmak zorunda kaldı. Bana göre ilk icraat zam yapmak olmamalıydı ama demek ki yapılmak zorunda kaldı..."
İnsaftan bahsediliyor ya, bu krizin içinde, özel sektör için sizler insafa geldiniz mi? Ya da vicdanınız sızladı mı
(Serkan Soyalan)
 
 
Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Enerji Bakanı Sn. Arıklı'nın "KIBTEK 'de Tsunami İhalesi yapmışlar, 35,000$'lık, trajikomik bir vaziyet" diye bir açıklaması basına yansımış..
Açıklamayı okuyan KIBTEK'e İhale ile Tsunami satın alındığını zanneder..
Konunun esası şudur:
BOTAŞ ile KIBTEK arasında devam eden LNG Projesinin Fizibilite çalışmaları çerçevesinde, "Tsunami Risk Analizi" çalışmasının da yapılması gerektiği tarafımıza bildirilmiş, bu ihtiyaç doğrultusunda bahsi geçen ihaleye çıkılmıştır.
LNG veya Doğalgaz ile Elektrik Üretimine karşıysanız çıkıp, Ben Doğalgaz'a karşıyım, Fuel Oil ile pahalı ve çevre dostu olmayan elektrik üretimi ile yola devam edilmesini tercih ediyorum, hatta KIBTEK'in elektrik üretmesini de istemiyorum, elektriği sadece kablo ile almak istiyorum diyebilmelisiniz..
Esas trajikomik olan ise, liyakata ve mesleki tecrübeye bakılmaksızın herkesin her Bakanlığa Bakan atanabiliyor olması..
(Yusuf Avcıoğlu)
 
banner342
banner603
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.