5 Eylül 1974 Yeşilırmak’ın  gurur günüdür. 5 Eylül 1974 Yeşilırmak Türk Halkının direniş günüdür, kahraman Mehmetçiklerimizle bütünleşme günüdür. 5 Eylül 1974; 20 Temmuz 1974 Barış Harekatının Barış Harekatının 2. Aşamasının  da sonlandığı günlerde Yeşilırmak’ın, çizilen sınırların dışında kalmasının ardından  Yeşilırmak Türk Halkının  tamamen kendi ısrarlarıyla  bugünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarına  katıldığı gündür.
Yeşilırmak’ın Kıbrıs Türk Halkının milli  mücadelesinde  müstesna bir yeri vardır.. Kahraman Yeşilırmak bölgesinin  özgür topraklarla bütünleştiği günün 47’nci yıl dönümünde mutluyuz, gururluyuz.  Yeşilırmak’ın bu mutlu gününü, bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine  yürekten bağlı insanlar olarak gururla kutluyoruz ve saygıyla selamlıyoruz..
 Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşu ve faaliyete geçişi , Kıbrıs Türk Halkının Adadaki varlığını koruyabilmesi için atılması gereken  zorunlu bir adımdı. Kıbrıs Türk Halkının  yüzyıllardan beri Kıbrıs’ta var olan ulusal   kimliğini, insanca yaşama hakkını koruyabilmek için kurulan ve bugün kuruluşu 1 Ağustos 1958  olarak bilinen Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT),  Kıbrıs Türk Halkının  Ata yadigarı bu topraklarda  hür ve bağımsız   olarak yaşaması için  zorunlu olarak yaratılan bir efsanedir ve de Kıbrıs Türk Halkı için,  büyük Türk Milleti için bir onurdur.
Yeşilırmak’ın,  Kıbrıs Türk Halkının  Milli Mücadelesine katkıları  1955’te başlar. Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT)’ye  Yeşilırmak’ta herkesin destek vermesinin bir sonucu olarak Yeşilırmak;   1963-1974  yılları arasında Erenköy’le birlikte bölgede bir destan yazacaktı. Nitekim, Yeşilırmak  bölgesinin  Kıbrıs Türk Halkının varoluş mücadelesinde saygın bir yeri vardır. 
1 Nisan 1955’te faaliyete geçerek Kıbrıs’ı kana boyayan  Enosisçi terör örgütü EOKA’ya karşı kendini savunmak için bölgesel  direniş birimlerini kurmuş ve bu birimler, 1958’de  Türk Mukavemet Teşkilatı’na   (TMT), bölgesel alt yapı  oluşturmuştu….
..Lefke  Sancağı’nın bir  Kovan’ı (Tabur) olarak , genelde yöre Türk Halkının   direnişine  önderlik etmek  ve özellikle  TMT silahlarının taşınmasında  ve korunup dağıtılmasında   “Bereket Çadırı”  görevini başarıyla  icra etmiştir. Yeşilırmak’ın bu statüsü,  1964 Ağustos’unda Erenköy Sancağı’na bağlı olarak  , Kıbrıs kökenli Türk  Yzb. Ali Fikret Atun idaresinde  bir “Bölge  Komutanlığı” olmasına kadar   sürdü… 
…Yeşilırmak; Erenköy direnişçilerine  lojistik destek sağladı. Koşullardan kaynaklanan  nedenler, Yeşilırmak bölge komutanlığının  1965 Eylül’ünden itibaren  Sancak olarak teşkilatlanmasına  gereksinim gösterdi.. O tarihten itibaren  TMT’nin Yeşilırmak Sancağı adıyla  yöre  Türklerinin  can, namus ve mal korumacılığını omuzlayan Yeşilırmak  Sancağı’nın  ilk Sancaktarı “Arslan Bey” kod adlı Alb. Necmeddin Erce’dir…
..Yeşilırmak Sancağı, 21 Aralık 1963 Kanlı Noel Rum saldırılarından, canını ve namusunu kurtarmak için Lefkoşa’ya 70 km uzaklıktaki Yeşilırmak’a  göç eden çevre Türk köylerinin halkından  oluşuyordu.. Bu köyler: Yeşilırmak (315), Kurutepe (256), Yağmuralan (235), Süleymaniye (142) ve Günebakan (141) isimlerinde 5 köy idi. Toplam nüfusu 1090’ı buluyordu…
…Köylülerin eli silah tutanları Mücahit olarak Yeşilırmak ve çevresinin savunmasında görev aldılar. 1964 yılının  ilk aylarında , Erenköy’e çıkan öğrencilerden bir takım, köye takviye  olarak yerleşince, göçmenlerle  birlikte köy nüfusu 2000’ni buldu. Bölgenin savunması askeri bir düzene  girdi.  Bölükler, Takımlar, Mangalar oluştu. Yaklaşma ve savunma hendekleri kazıldı.  Yeni mevziler yapılarak her yaşta 580 civarında  mücahidin görev aldığı 4 Bölük ve 1 Kh. Bölüğü  aracılığıyla Rum-Yunan  ikilisinin soykırım amaçlı saldırılarına karşı, dayanacak bir sisteme sokuldu. Bölge savunması, kuzeyi deniz ile sınırlanmış Yeşilırmak’ın doğu, güney ve batı yönlerindeki düşman kuşatmasının   hareketlerini engelleyecek surette düzenlendi..
….20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı günlerinde Yeşilırmak kendisini savundu. Fakat Türk ordusu Yeşilırmak bölgesine  girmediği için bölge Rum egemenliğindeki kesimde kaldı.  Türk Silahlı Kuvvetleri Harekatın bu ilk etabında 22 Km x 25 Km alanında Lefkoşa-Boğaz-Girne üçgenini tamamlayarak ateşkes yapmıştı. Yeşilırmak’a karşı Rum saldırıları daha da yoğunluk kazandı. Stratejik konumdaki Sırt Tepe, Cesurlar ve Sami Efendi mevzileri bu baskıya dayanamayarak düştüler.  Yeşilırmaklılar 8 şehit evladına mal olan savunmasını “Anavatan Bir Gün Bizi De Kurtaracak” inancını yitirmeden sürdürdüler.
..14-16 Ağustos günlerini kapsayan Mutlu Barış Harekatı’nın  2.etabı günlerinde, bölgeye intikam niyetiyle saldırıya geçen Rum/Yunan ikilisinin saldırılarına karşın, Yeşilırmak Sancağı’nın isteğiyle, Doğudaki Rum mevzileri Türk Jetleri tarafından birkaç kez bombalanarak düşmanın o bölgeden çekilmesi sağlandı.   Ne ki 16 Ağustos günü tamamlanan Mutlu Barış Harekatının 2. Safhasında da Türk Silahlı Kuvvetleri 8 km karelik bir alan üzerinde  yıllardır direnişini sürdüren ve Dillirga-Lefkoşa yolunu kontrol eden  Yeşilırmak bölgesine girmedi; Gemi Konağında durdu.  Çünkü Yeşilırmak Planda yoktu..
.. 16 Ağustos sonrasında Rum ambargosu insafsızca devam etti.  Bölge insanlarının yiyecek, hatta su sıkıntısı dayanılmaz bir durum aldı.  Elektrik, mazot, benzin ve diğer yakıtların köye ulaşmasına Rumlar engel oldular…
.. Bundan daha kötüsü, 16 Ağustos sonrasında Rum Egemenlik bölgesinde   kalan ve özgür Türk bölgesine birkaç km mesafede bulunan Yeşilırmak bölgesinin ne olacağının da bilinmemesi idi.  Durum askeri ve siyasi makamlara iletilmiş fakat ileriye dönük ümit verici bir yanıt alınamamıştı. Yeşilırmak Sancaktarı Yzb. Ömer Cevdet ve Sancaktar Yardımcısı Üst. Teğm. Cavit Mete, Lefke’ye giderek Türk Barış Kuvvetleri ile temas kurulmasının tek çare olduğunda karar kıldılar.  Bu karar çerçevesinde ilk resmi temas, Cavit Mete ve bir Mücahit grubunun  Eylül 1974 başlarında balıkçı sandalı ile Gemikonağı C.M.C iskelesine gizlice gelmesiyle başladı. ..
..Cavit Mete, Türk Barış Kuvvetlerinin  Lefke’deki Tb. Komutanı ile görüştü, durumu ve Halkın beklentisini anlattıktan sonra ayni gün sandal ile Yeşilırmak’a döndü.  Anlaşılan o idi ki, Yeşilırmak kendi kurtuluşunu  yine kendi eliyle sağlayacaktı. 3 Eylül günü , Mete Sayar (E. Tuğgeneral) ve 45 kişilik bir Mücahit birliği, bir kamyon içinde ve Rumlar tarafından 18 anti-tank mayınıyla mayınlanmış ana-yolu temizleyerek Gemi Konağı’na vardılar. Yolun tekrar Rumlar tarafından işgalini önlemek için stratejik noktalara nöbetçi Mücahitler bırakılmıştı. Mete Sayar, Lefke Tb. Komutanı ile görüşürken Mücahitler de köyün mazot benzin v.b gibi gereksinimleri tedarik ettiler.  Ayni gün yol boyunca dikilen silahlı nöbetçileri de toplayarak Yeşilırmak’a döndüler.
…4 Eylül günü 3 kişilik bir Yeşilırmak heyeti, (TMT Kovan Beyi Halit Köycü, Bl. Komutanı Rauf Özhun, Sancak Dal 4’ü Şevket Şen’den oluşuyordu.) Boğaz Karargahında Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Nurettin Ersin Paşa’yı ziyaret etti.  Durumu anlatarak köy halkının  dileğini arz etti. Paşa, Yeşilırmaklıların özgür bölge ile birleşmesi arzusunu haklı görerek onayladı.  Haber Yeşilırmak’ta minnet ve şükranla karşılandı. Gece yarısına doğru Yeşilırmak Sancak  Karargahına  gelen  telsiz emri, bölgenin Özgür topraklar ile birleşmesi kararına kesinlik getiriyordu. Sabaha doğru Mete Sayar komutasında 50 kişilik bir Mücahit birliğinin Kurutepe’ye doğru “Taktik İntikal” hareketi başladı. Ayni saatlerde, Gemikonağı’ndaki Türk Silahlı Kuvvetleri Alayı da , Hayri Ündül komutasında Ömerli-Lutro arasına yerleşince Mücahit-Mehmetçik kucaklaşması saat 02.30’da gerçekleşti..
…5 Eylül 1974 sabahı saat 03.00’de Tümen Komutanı Fethi Akar askeri bir Konvoy’un  başında Yeşilırmak’a ulaştı.. Konvoy,  bölge  halkı tarafından büyük bir coşku ve sevinç gözyaşları ile karşılandı. Yeşilırmak, Yeşilırmak olalı böyle görkemli bir gün görmemiş, her anını bu günün hasretiyle yaşamıştı. Ne ki, bölgenin yiğit direnişçilerinden bazıları bu çok mutlu güne erişememiş, Türk ordusunun  bahşettiği özgürlüğü tadamamıştı. Kaynak: Mehmet Salih Emircan, kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde  Tören, Bayram ve Anma Günleri, s.134-138,  Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği Yayını:11, Nisan 2007
 Yeşilırmak 20 Temmuz 1964 Barış Harekatı’nın 2. Aşaması 16 Ağustos 1974’te  akşam üzeri  BM’nin ilan ettiği “Ateşkes”  çağrısı ile Barış Harekatına son verildiği  zaman  , Batı bölgesinde  harekatın ileri hattında  çarpışan  Komando Tugayı Lefke’yi ele  geçirmişti ve daha ileriye  gidebilmek için zamanı olmadığından Gemikonağı’nın Batısında  konuşlanmak  zorunda kalmıştı.. 
Komando Tugayı ile  Yeşilırmak arasında yaklaşık 9 km’lik mesafe bulunmaktaydı..  O günde  Gemikonağı-Yeşilırmak  arasında  Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) olabileceği  gerçeğinden hareketle   ilk hafta Lefke ile bağ kuramayan Yeşilırmak Gemi Konağı yakınlarında konuşlanmış olan Komando Tugayı’na giderek Tugay’ı Yeşilırmak’a  çağırmışlardı..  
…Bu çağrı üzerine , Ateşkes  ilanından 20 gün kadar sonra önce Mücahitler, Yeşilırmak’a gitmişlerdi. O günde Rumların herhangi bir karşı durma durumları olmayınca 5 Eylül 1974’te 47 yıl önce Yeşilırmak ve bölgesi  Kıbrıs Türklerinin kontrolü altına girecekti..
…20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı döneminin Başbakanı Bülent Ecevit, 4 Ocak  1975’te  Yeşilırmak köyünü de ziyaret ederek bir konuşma yapmıştır... Yapmış olduğu konuşmada Başbakan Bülent Ecevit:  “Kahraman Yeşilırmaklılar, sizin uzun yıllardır bir karışını başkalarına vermediğiniz topraklarınızda gözlerimle görmekten büyük kıvanç duymaktayım. Yıllarca dört bir yanınızı, sizin yaşama hakkınızı, özgürlüğünüzü kaldırmak isteyenlerle çevrili olduğunuz halde siz Yeşilırmak’ta, bu güzel beldede , Türklüğünüzün onurunu, Türklerin özgürlüğünü korudunuz. .. Barış Harekatı’ndan sonraki günlerde Yeşilırmaklıların kendilerinin  Barış Kuvvetlerimize katılmaları bizim gücümüze güç, umudumuza umut kattı…
.. Allah şehitlerinize rahmet eylesin.. Siz yalnız Türk’ün gücünü, Türk’ün kahramanlığını değil, ayni zamanda Türk’ün çalışkanlığını da  bütün dünyaya gösterdiniz. Bu bölgedeki bütün güzelliklerin ve bütün zenginliklerin sizlerin  eserleri olduğunu biliyorum…
… Nasıl özgürlük mücadelesini kazandıysanız, özgürlüğünüz önündeki şu dağlar gibi yükselen engelleri nasıl aştıysanız, kalkınma mücadelesini de zafere ulaştıracaksınız. Bütün dünya karşısında Türk olarak sizlerle  kıvanç duyacağız. Bu vatanı, sizin  adınıza sizlere kazandıran Mücahitlerimizi yürekten kutluyorum.  Yalnız onları değil, kadın, erkek her biri mücahit olan bütün Yeşilırmaklıları kutluyorum..” demişti.. Kaynak: Mehmet Salih Emircan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde  Tören, Bayram ve Anma Günleri, s.134-138,  Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği Yayını:11, Nisan 2007
Yeşilırmak, bugünkü KKTC toprakları tamamen kendi istekleri doğrultusunda katılmıştır.  Yeşilırmak Mücahitlerini ve Mücahidelerini bir kez daha kutlar, aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum..
47 yıl önce Yeşilırmaklıların   kahraman Mehmetçiklerimizle bütünleşmek için   gerçekleştirilen     cesurca başarılı girişimleri gelecek kuşaklara gurur kaynağı olacaktır.. Yeşilırmak’ın Mücahit halkının  Kıbrıs Türk Mücadele  tarihine yazdığı destan,  Kıbrıs Türk Halkının özgürlüğüne olan sarsılmaz tutkusunun bir örneğidir.
Yeşilırmak ve/veya eski ismi ile  Limnidi  Dillirga yöresinde yer alan  bir köyümüzdür.  5 Eylül 1974, Yeşilırmak Türk Halkının direniş günüdür, özgür bölge ile bütünleşme günüdür, onur günüdür. Yeşilırmak’ın bu direnişi tarihe yazılan bir destandır.
Yeşilırmak Türk Halkının  kahraman Mehmetçiklerimizle özgür Türk bölgesinde bütünleşmek için  cesurca ortaya koyduğu başarılı direnişin 47’nci  yıl dönümünde  bu vesileyle  Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü,  20 Temmuz 1974 Barış Harekatının Başbakanı Bülent Ecevit’i , Başbakan Yardımcısı  Necmeddin Erbakan’ı,  komutanlarımızı, kahraman Mehmetçiklerimizi, Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü, KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’ı ve dava arkadaşlarını,  TMT mensuplarını ve Mücahitlerimizi, Mücahit halkımızı ve  gazilerimizi, aziz şehitlerimizi  saygıyla selamlıyorum.  
Gelinen noktada Kıbrıs Türk ve Rum Halklarının  hiçbir zaman ayni devlet çatısı altında yaşayamayacağı kabul edilmelidir. Kıbrıs Türk Halkı  olarak özgürlüğümüzden, siyasi eşitliğimizden, egemenliğimizden, bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden  asla  vazgeçmeyeceğiz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilelebet yaşayacak ve de tanınması sağlanacaktır..  Ne  Mutlu 20 Temmuz 1974’ü Yaratanlara, Ne Mutlu 20 Temmuz 1974’ü  Yaşatanlara..  Ne Mutlu  Bağımsız ve Egemen Devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Yaratanlara ve Yaşatanlara…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa…