02 Nisan 2026 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 5’nci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “EOKA’yı yücelten zihniyetin, ortak geleceğe değil; geçmişin çatışmasına hizmet edeceğini” söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, EOKA’nın Kıbrıs Türk Kıbrıs Türk Halkı için acı, gözyaşı ve zulmün simgesi olduğuna vurgu yaparak, “EOKA tedhiş örgütünü yücelten zihniyet, ortak geleceğe değil, geçmişin çatışmasına hizmet eder” dedi.
Yapmış olduğu yazılı açıklamasında; Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in EOKA’nın yıldönümünde yaptığı açıklamalara tepki gösteren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “EOKA’nın ‘mücadele’ olarak yüceltilmesi ve yeni nesillere aktarılması gerektiği yönündeki açıklamalar, Kıbrıs’ta ortak bir gelecek arayışına hizmet etmemektedir. Bu yaklaşım, geçmişte Kıbrıs Türk halkına yaşatılan acıları görmezden gelen , tek taraflı ve tehlikeli bir zihniyetin yansımasıdır” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca varoluş mücadelesine dikkat çeken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum liderliğinin gerçeklerle yüzleşmek yerine geçmişin çatışmacı söylemlerine sarıldığını belirterek, “Kıbrıs Türk halkı, kendi kimliğini, güvenliğini ve geleceğini büyük bedeller ödeyerek korumuştur..
..Bugün halen EOKA gibi örgütleri meşrulaştırmaya çalışan bir anlayışın, adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm üretmesi mümkün değildir” dedi..
..Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 5’nci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs meselesinde kendi görev döneminde izlenen, Anavatan Türkiye tarafından desteklenen ve devlet politikası olarak kabul edilen siyasetin doğruluğunun bu tür açıklamalarla bir kez daha ortaya çıktığını ifade ederek, “Egemen Eşitlik ve Eşit Uluslararası Statü” temelindeki çözüm vizyonunun vazgeçilmez olduğunu söyledi..
.. “Egemen Eşitliğimizin ve Eşit Uluslararası statümüzün kabulü, Kıbrıs’ta gerçekçi ve kalıcı bir çözümün kabulü , Kıbrıs’ta gerçekçi ve kalıcı bir çözümün yegane temelidir..
..Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne indirgemeyi hedefleyen hiçbir yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değildir” diyen sayın Ersin Tatar, açıklamasını “Kıbrıs Türk halkı, geçmişte olduğu gibi bugün de kendi devletine , egemenliğine ve onurlu geleceğine sahip çıkmaya kararlılıkla devam edecektir” sözleriyle tamamladı.
Yine 02 Nisan 2026 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan açıklamasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, 1 Nisan 1955’te saldırılar başlatan Rum terör örgütü EOKA’yı tanımladı.
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama (Enosis) hedefi doğrultusunda, Kıbrıs Türk halkını sistematik bir şekilde yok etmek amacıyla 1 Nisan 1955 tarihinde kanlı terör eylemlerine başlayan Rum terör örgütü EOKA’nın, Kıbrıs tarihinin en karanlık ve silinmez lekesi olduğunu kaydetti..
..Yaptığı yazılı açıklamada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu; Kıbrıs Türk halkının, vahşi EOKA terör örgütü saldırıları karşısında varoluş mücadelesini Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) çatısı altında birleştirerek, meşru müdafaa hakkını kullandığını ve hürriyetinden asla ödün vermeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiğini vurguladı..
..KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu , “Bugün de üzülerek müşahade edilmektedir ki; geçmişin tecrübelerinden ders çıkarmayan ve EOKA zihniyetini yeni nesillere bir ideal gibi aşılamaya devam eden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Enosis hayallerini canlı tutma çabasındadır” ifadelerini kullandı..
..Adayı, patlamaya hazır bir silah deposuna çeviren bu saldırgan tutumun, bölgesel barışın önündeki en büyük engel olduğunu belirten KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Unutulmamalıdır ki, geçmişte karanlık emellere geçit vermeyen irade , dün olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır..
..Güvenlik Kuvvetlerimiz ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Adadaki Varlığı Sarsılmaz Güvencemizdir” vurgusu yaptı..
Sonuç olarak; Kıbrıs Türk halkı, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın önderliğinde anavatanımız Türkiye’nin desteğinde verdiği büyük mücadelelerle 20 Temmuz 1974 Barış Harekatının mutluluğunu yaşadı..
Yıllarca devam eden görüşmelerden olumlu bir sonuç alınamamasının ardından 15 Kasım 1983 tarihinde bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.
Kıbrıs Türk halkına düşen görev bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yaşatmak ve tanınmasını yaşatmaktır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan eden Rauf Raif Denktaş’ı ve de liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü, dava arkadaşlarını, kahraman Mehmetçiklerimizi bir kez daha saygı ile selamlıyorum.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa..