Dr. Fazıl Küçük, Kıbrıs Türkünün Özgürlük Savaşımı bayrağını, adanın, İngiliz Koloni İdaresi altında bulunduğu 1930’lu yıllarda açmıştır. Bayrak, idarenin, Türk öğrencilerin öğrenim gördüğü okullardaki baskıcı uygulamalarına karşı açılmıştır. Söz konusu dönemde 25 yaşında olan Dr. Fazıl Küçük, Masum Millet gazetesinde kaleme aldığı eleştirel yazıları ile bu savaşımı başlatmış olur.

O, 1937’de yurt dışındaki tıp öğrenimini tamamlayıp adaya döndükten sonra, bu kez eylemli biçimde önce idealist bir hekim olarak, sonra bir gazeteci ve örgütçü bir siyaset adamı olarak yarım yüzyıla yakın bir süre, içinden çıktığı toplumuna hizmet etmiş ve toplumu bir arada tutarak Özgürlük Savaşımı’nın bayraktarlığını yapmıştır. Bu çabaların hepsi, kendisini vatan toprağına ve toplumuna karşı borçlu sayan içtenlikli bir aydın davranışıdır, borcunu ödeyebilmek için çıktığı uzun soluklu koşusunun (maraton) kilometre taşlarıdır.

Dr. Fazıl Küçük, 18 Şubat 1973 tarihinde Geçici Türk Yönetimi Başkanlığı görevini bıraktıktan sonra da gazetesi, Halkın Sesi’nde Kıbrıs Türk toplumunun hak ve hukukunu savunmaya devam etmiş ve elindeki savaşım bayrağını bırakmamıştır. Kıbrıs Davası’nı şekillendiren ve ona yön veren Dr. Fazıl Küçük, 15 Kasım 1983 tarihinde KKTC’nin ilan edilmesi üzerine, verdiği savaşımın taçlandığını görmüş ve kısa bir süre sonra da 15 Ocak 1984’te mutluluk içinde yaşamdan ayrılmıştır. Devletin ilanı sırasındaki duygu durumunu, uzun yıllar Dr. Küçük’ün yakın koruması olarak görev yapan ve 2021’de aramızdan ayrılan emekli üsteğmen, TMT mensubu Erdoğan Arpalıklı’dan dinlemiştim. Rahmetli Arpalıklı, 14. 05. 2010 tarihinde, Göçmenköy’de yaptığımız görüşmede, tarihe not düşmemizi sağlayan Dr. Fazıl Küçük ile ilgili günün anısını şu sözlerle anlatmıştı:

Dr. Küçük sağdı, ama hastaydı. Sabah, O da Meclis’e davetli idi. Evden kim gidip alacak? Allah selamet versin, Ahmet usta var bizim, buzlukçu ... Kırıkkale’de silah bakım-onarım eğitimi almış birisi idi. Onunla beraber gittim. Merhum Küçük, beni görünce şöyle dedi: ‘ Ne be çocuk, gene mi sen? Zaten bu memlekette kim ne b… yiyecekse, seni yollar benim yanıma! ‘Ne için?’ dedim. ‘Seni kıramayacağımı bilirler de onun için yollarlar be çocuk’ dedi. ‘Tamam efendim, ama bu daha önemli bir şey! dedim. ‘Ne var?’ diye sordu. ‘Cumhuriyeti ilan edeceğiz!’ dedim. ‘Nerede?’ dedi. ‘Ne zaman?’ diye ekledi. ‘Şimdi’ dedim. Aslında biliyordu, ama bu kadar erken olacağını beklemiyordu! ‘Be çocuk’ dedi, ‘eğer bu doğruysa, ben bir kere daha doğdum ve ölmeyeceğim! diye ilave etti. … Kendisini yatağından aldık (15 Kasım 1983), giyinmesine yardımcı olduk. Ahmet ustanın arabası ile getirdik ve meclisin arka kapısından içeriye aldık. Meclis’in Şeref Tribünü’ne çıkardık ve oturttuk. Merhumun, o gün orada ayağa kalkması için arkadan ben ve Ahmet usta destek olmuştuk! O da ağlıyordu! Tabii heyecanlandı ve duygulandı!” (Tayhani, 2017, ss. 126-127)

Londra’da tedavi görmekte olduğu hastanede, 15 Ocak 1984 tarihinde yaşama veda eden, Kıbrıs Türk halkının unutulmaz lideri, büyük yurtsever Dr. Fazıl Küçük’ün, bu dava ve devlet adamının, 42’inci ölüm yıl dönümünde O’nu, sevgi, saygı ve özlemle anıyor, yeri hep ışıklı olsun diyoruz.