banner107
banner82

"BM müzakereleri maskaralık haline getirdi"

banner27

Müzakere zeminini eleştiren Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “BM, müzakerelere sağladığı zeminle müzakereleri maskaralık haline getirdi. En ufak şekilde başarı yok ve bizimle alay eden bir süreç” ifadelerini kullandı.

banner210
"BM müzakereleri maskaralık haline getirdi"

banner192

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, müzakerelerde federasyon hedefleyen sürecin çöktüğünü kaydederek, “Federasyonda ısrar etmek Kıbrıs Türk halkına hakarettir, halkla alay etmektir. Görüş babam görüş. 500 yıl müzakere edin, bir şey olmaz. Federasyon yaratmak mümkün değil. Hayal görmeyin, beklenti yaratmayın çünkü halk belirsizlikten bunaldı” dedi. Ertuğruloğlu, “BM müzakerelere sağladığı zeminle müzakereleri maskaralık haline getirdi” ifadesini kullandı.

Ertuğruloğlu, bugün Dışişleri Bakanlığı’nda basın toplantısı düzenledi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Kıbrıs sorunu”, “KKTC’de yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitlere ulaştırılan erzaklara gümrük uygulanması” ve “ayinlere verilen izinler” ile ilgili soruları da yanıtladı.

Ertuğruloğlu, Güney’den gelen erzaklara gümrük alınması konusundaki açıklamasında, “Bizim derdimiz gümrük parası almak değil, Rumların ‘işgal altında yaşayan tutsak vatandaşlarımıza yardım ediyoruz’ politikasına son vermektir” ifadelerini kullandı.

Ertuğruloğlu, ayinler konusunda ise, “Rum her istediği kilisede her istediği zaman ayin mi yapsın? Bizden istenen bu mu? Burası Rum devleti değil, burası KKTC’dir.. Burada Kıbrıs Türk insanı, devleti ve hükümeti var. Kriterlerimiz var. İyi niyetle izin verebileceğimize veriyoruz” açıklamasında bulundu.

“BM MÜZAKERELERE SAĞLADIĞI ZEMİNLE SÜRECİ MASKARALIK HALİNE GETİRDİ”

Ertuğruloğlu, ilk önce Kıbrıs konusundaki soruları yanıtladı.

Kıbrıslı Türklerin bütün haklarını gasp eden Rumların, federasyonda ortak olmaya niyetliymiş gibi müzakere masasına geldiğini söyleyen ve “Zekamızla alay ediyorlar” diyen Ertuğruloğlu, “Onlar zaten istediklerini aldılar. Bizi eritmek, ortadan kaldırmak, Anavatanla aramızı mesafe koyma hedefindeler” şeklinde konuştu.

Bunları müzakerelere karşı olduğu için söylemediğini de belirten Dışişleri Bakanı, “Uluslararası camia Rum tarafını devlet, Türk tarafını toplum olarak nitelendirdiği sürece federasyon görüşmesine dönmek mümkün değil” dedi

Müzakere zeminini de eleştiren Ertuğruloğlu, “BM, müzakerelere sağladığı zeminle müzakereleri maskaralık haline getirdi. En ufak şekilde başarı yok ve bizimle alay eden bir süreç” ifadelerini kullandı.

“KIBRIS TÜRKÜNÜ PERİŞAN EDEN BU BELİRSİZLİKTİR”

Kıbrıs Türkü’nün bulanık değil, net vizyona ihtiyacı olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türkü’nü perişan eden bu belirsizliktir. Bu belirsizliğe, KKTC hükümetlerinin şu veya bu yanlışları da eklenince insanımız iyice bunaldı. Bu da Rum’un işe geldi. ‘Müzakereleri biraz daha uzatalım, nasıl olsa bu Türkler çökecek, Türkiye’den kopacak, isteklerimizi kabul edecek’ politikasından başka bir şey değildir yaptıkları. Hep yalan” diye konuştu.

 “ULUSLARARASI CAMİA İÇİN KOLAY OLAN AYNI MASALA DEVAM ETMEK”

Bakan Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

“Uluslararası camiaya da ilettim. ‘Çözüm için yeni parametreleri sizinle belirlemek istiyoruz, buna açıksanız diyalog kuralım’ dedim. ‘50 yıllık parametrelere devam, aldatmacaya devam’ derseniz de yeni süreci tek taraflı olarak Anavatanla birlikte belirleyeceğiz’ dedim. Uluslararası camia için kolay olan aynı masala devam etmek. Çünkü onlar bedel ödemiyor. Rum da bedel ödemiyor. Bu durumdan zara gören Anavatan ve biziz.”

Bir soru üzerine Ertuğruloğlu, “Anavatandaki yetkililerle konuşacaklarımız varsa, bunu aile içinde konuşuruz. Biz Anavatanı yabancı ülke olarak görmüyoruz. Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun beyanatı bizimkinden farklı değil” diye konuştu.

“ÇÖZÜM KARŞITI OLMAKLA SUÇLANIYORUZ”

Tahsin Ertuğruloğlu, şunları ekledi:

 “Çözüm karşıtı olmakla suçlanıyoruz. Oysa Rum tarafının tarif ettiği Kıbrıs sorunu ile bizim tarif ettiğimiz Kıbrıs sorunu farklıdır. Aynı sorunu çözmeye çalışmıyoruz. Biz, Rumların tarif ettiği çözüme karşıyız.”

“SİZLERDEN ÖVGÜ GELMEYE BAŞLARSA ÜZÜLECEĞİM”

“Bazı çevreler Kıbrıs Türküne yıllardır eziyet çektiren, Kıbrıslı Türklerin ambargolar altında ezilmesine neden olan Rumlara el peçe divan” diyen Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

“İç siyaset yapacağız diye kendi kendimizi ayağımızdan vuran biziz. ‘Çözümcüyüz, çağdaş politikacıyız’ diyenlerden Kıbrıs Türk halkına ne fayda geldi? Ambargolar mı kalktı? Ne oldu?  Zararınızdan başka bir şeyiniz yok. Bana istediğiniz kadar hakaret edin, sövün. Demek ki ben doğru yoldayım. Sizlerden övgü gelmeye başlarsa üzüleceğim.”

“ELEŞTİRMEK VE HAKARET ETMEK ARASINDAKİ FARKI BİLMİYORLAR...”

Ertuğruloğlu, bazı çevrelerin eleştirmek ve hakaret etmek arasındaki farkı bilmediğini söyleyerek, “Siz KKTC’nin varlığını hazmedemeyebilirsiniz, bu sizin sorununuz. Bu size bize hakaret etme hakkı vermez” dedi.

KKTC’de ulusal çıkar ve menfaat kavramlarının henüz oluşmadığını da kaydeden Tahsin Ertuğruloğlu, “En büyük zaafımız bu. Rumlar müzakere masasında da uluslararası platformda da bunu tepe tepe kullandı. Bu yüzden birbirimizi hırpalamaktan vazgeçelim. Kıbrıslı Türkler, uzlaşı ortamında yaşamak istiyor” şeklinde konuştu.

“SEN KİMSİN?”

Konuşmasında, Güney Kıbrıs’ın BM Daimi Temsilcisinin BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e bir şikayet mektubu gönderdiğini söyleyen, bunu “terbiyesizlik” diye nitelendiren Ertuğruloğlu, “Bizim adımıza Anavatanı Genel Sekretere şikayet ediyor. Sen kimsin? Kıbrıs Türkü’nün çıkarını sen mi koruyacaksın? Bu kişi, haddini bilmiyor ama ona ses çıkaran yok. Biz ses çıkardığımızda ortalık karışıyor. Eleştiriler yağmur oluyor. Bravo, güzel, böyle devam edin” ifadelerini kullandı.

“BİZ KKTC’DE GÜLLÜK GÜLİSTANLIK YAŞIYORUZ DA TEK SORUN RUMLARIN İBADETİ Mİ?”

Ayinlerle ilgili soruyu da yanıtlayan Bakan Ertuğruloğlu, 2015’te 128 ayin talebi geldiğini, 96’sının yapılığını, 32’sine olumsuz yanıt verildiğini, 20 yeni kilisede ilk kez ayin yapıldığını söyledi.

2016 yılıyla ilgili de bilgi veren Dışişleri Bakanı, 163 talebin, 109’una olumlu, 54’üne olumsuz yanıt verildiğini, 5 yeni kilisede ayin yapıldığını aktardı.

2017’de, bu güne kadar 107 talep geldiğini, taleplerden 68’ine olumlu, 39’una olumsuz yanıt verildiğini söyleyen Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

“Sanki, biz KKTC’de güllük gülistanlık yaşıyoruz da tek sorun Rumların ibadeti. Öyle bir ortam yaratıyorsunuz ki sanki ben bakan olmadan önce hiçbir talep reddedilmedi, ben bakan olunca reddedildi.  Bu doğru değil. Rum her istediği kilisede her istediği zaman ayin mi yapsın? Bizden istenen bu mu? Burası Rum devleti değil, burası KKTC’dir. Burada Kıbrıs Türk insanı, devleti ve hükümeti var. Kriterlerimiz var. İyi niyetle izin verebileceğimiz taleplere izin veriyoruz. 3 kilisede ayini serbest bıraktık. Daha ne istiyorsunuz? Bizim haklarımıza Güney’de böyle sahip çıkan bir devlet mi var?”

“TÜRKİYE KİMİN ARKASINDA?” SORUSU

“Türkiye kimin arkasında? Sizin mi, Sayın Akıncı’nın mı?” sorusu üzerine Ertuğruloğlu, şunu söyledi:

“Anavatan adamcılık yapmaz. ‘Şu kişinin arkasındayım, bu kişinin arkasındayım’ noktasına gelmez.  Biz anlaşmaya Anavatanla gideceğiz.”

“EĞER KIBRIS CUMHURİYETİ’NE İNANIYORSANIZ, KKTC’NİN CUMHURBAŞKANLIĞINA NEDEN GELDİNİZ?”

 “Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportları ve kimlik kartlarıyla” ilgili bir soru üzerine ise Bakan Ertuğruloğlu şöyle dedi:

“Kimlik ve pasaport alımı ‘şu yasaya aykırı’ diye bir iddiamız yok. 88 bin kişi kimlik ve pasaport aldı. Almaya da devam edecek. Bana yaptıkları gibi, her platformumda kimlik ve pasaport propagandası yapıyorlar. Anastasiadis’e de söyledim, ‘Kimlik ve pasaportları size olan bağlılıkları için değil, kişisel avantaj için yapıyorlar’ dedim.

Sayın Cumhurbaşkanına gelince.  Yıllar önce Rum tarafında seçmen olmak istemesi de siyasi dünyasının ne olduğunu gösteriyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığına inanıyorsanız gidip orada seçmen olmak istiyorsanız, KKTC diye bir devlet olamaz. Yani hem KKTC hem Kıbrıs Cumhuriyeti olmaz. Benim üzeride durduğum nokta buydu. Eğer Kıbrıs Cumhuriyeti’ne inanıyorsanız, KKTC’nin Cumhurbaşkanlığına neden geldiniz?”

“AKINCI,  OYLARI SİYASİ VİZYONU İÇİN ALMADI”

Ertuğruloğlu,  Akıncı’nın Cumhurbaşkanı seçilmesi konusuna da değinerek, “ ‘Sorunu çözeceğim’ sözünü vererek geldi. ‘Yüzde 60 oy aldım’ diyor. Bu oyları siyasi vizyonunu desteklemek adına verilen oylar değildi. Bunu herkes de kendi de biliyor. Oyları, başka nedenlerle aldığını biliyor. Bağlı bulunduğu siyasi parti hayatında böyle oranda oy almadı” ifadelerini kullandı.

“BİZİM DERDİMİZ GÜMRÜK PARASI ALMAK DEĞİL”

Güney’den gelen erzaklara gümrük alınması konusundaki soruları da yanıtlayan Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Bu konuyu özünden uzaklaştırıyorlar.  Bizim derdimiz gümrük parası almak değil. Rumların ‘işgal altında yaşayan tutsak vatandaşlarımıza yardım ediyoruz’ politikasına son vermektir. Bu insanların, bu siyasi propagandaya alet edilmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

“BİZİM BU KARARIMIZA İTİRAZ EDENLER, KKTC, KIBRIS CUMHURİYETİNİN İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAĞI MI, ÇIKSIN, ONU SÖYLESİN”

Ertuğruloğlu, buna propagandaya son vermeye çalıştıkları için kötü gösterildiklerini de kaydederek, şöyle devam etti:

“Bugün kuzeyde yaşayan Rumlar ve Maronitler serbestçe Güneye gidip geliyor. Kendi mallarında çalışıyor, gelirlerini kazanıyor. Akrabaları, arkadaşları Güneyden gelip onları ziyaret edebiliyor. Herhangi bir yardım malzemesine ihtiyaçları da yoktur. Eğer varsa da biz KKTC hükümeti olarak, onlara sahip çıkmaya varız. Bu kararlığı ortaya koyduk. ‘Yapacak başka işiniz mi kalmadı, sanki kendi insanınızdan vergi topluyorsanız da.... oradan gelecek 3-5 kuruşa mı ihtiyacınız var’ gibi eleştirilerle konuyu özünden uzaklaşıyorlar.”

Dışişleri Bakanı, “Bizim bu kararımıza itiraz edenler, KKTC, Kıbrıs Cumhuriyetinin işgal altındaki toprağı mı, çıksın, onu söylesin” diye konuştu.

“ANKARA’DAN BİR MAKAM ‘BU AÇIKLAMALARDAN VAZGEÇ, YA DA KONUŞMAKLA İYİ EDİYORSUN’ DİYE BİR GÖRÜŞ İLETMEDİ”

Son günlerde ve basın toplantısında dillendirdiği görüşler konusunda Ankara ile istişaresi olup olmadığının sorulması üzerine Ertuğruloğlu, “Bir ülkenin Dışişleri Bakanı kendi keyfine göre mi konuşur? Rumlarla müzakerenin Kıbrıs Türklerin önünde tek seçenek olmadığı, alternatif çözümlerin gündeme gelmesi kişisel görüşüm. Çok merak ediyorsanız Ankara’dan bir makam ‘bu açıklamalardan vazgeç, ya da konuşmakla iyi ediyorsun’ diye bir görüş iletmedi. Ankara’yı rahatsız etmek en son yapmak istediğimiz şeydir” dedi.

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.