banner107
banner82
banner147

Anastasiadis, Guterres'e mektupla cevap yazacak

banner27

 Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorunuyla ilgili iyi niyet misyonu raporuna yanıt teşkil edecek olan bir mektup hazırladığı bildirildi

Anastasiadis, Guterres'e mektupla cevap yazacak

banner192


“Guterres’e Yanıt… Başkan Anastasiadis BM Genel Sekreterine Mektubunda Kendi Tezlerini Kayda Geçiriyor” başlıklı haberinde, Anastasiadis’in mektupta, BM Genel Sekreteri’nin raporunda ortaya çıkan temel konulara nokta nokta yanıt vereceğini yazan Fileleftheros gazetesi, Rum Yönetimi Başkanlığı’nın niyetinin, eğer mümkünse Guterres’in raporunun yayımlanmasından önce, mektubun BM Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesinin elinde olması olduğunu kaydetti.

Guterres’in Kıbrıs sorunuyla ilgili iyi niyet misyonu raporunun, önümüzdeki hafta başında yayımlanmasının beklendiğini yazan gazete, Genel Sekreterin raporunun, önümüzdeki günlerde Güvenlik Konseyi’ni meşgul edeceğini belirtti.

Güvenlik Konseyi başkanı tarafından konunun özüne ilişkin bir açıklama yapılıp yapılmayacağı gibi; Güvenlik Konseyi tarafından atılacak bir sonraki adımların, Konseyin 15 üye ülkesi arasında yapılacak olan görüşmeye bağlı olacağını da yazan gazete, ancak şu ana kadar manzaranın net olmadığını belirtti.

Anastasiadis’in mektubunun, Rum kesiminin Kıbrıs sorunundaki gelişmeler ve özellikle de Crans Montana’da gerçekleştirilen müzakereler üzerindeki resmi tezinin kayda geçirilmesi için, BM Güvenlik Konseyi üyelerine bildirileceğini yazan gazete, buna paralel olarak mektubun AB üye devletleri liderlerine iletileceğini de kaydetti.

Anastasiadis’in niyetinin, BM Genel Sekreteri’nin 1960 garantiler sisteminin kaldırılmasına dair tezinin altını çizmek, aynı zamanda Crans Montana’da gerçekleştirilen müzakerelerde uzlaşmaz olanın Türk tarafı olduğuna işaret etmek olduğunu ifade eden gazete, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in buna ek olarak, mektubu içerisinde, Guterres’in raporunda meydana getirilen ve iki tarafın Kıbrıs sorununun iç boyutlarındaki konularda neredeyse anlaşma vardığına dair olan görüntüyü ters çevirmeye çalışmak istediğini de belirtti.

Gazete “elindeki bilgilere” dayanarak, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in mektuba, Rum kesiminin hazırladığı ve “dönüşümlü başkanlık, etkin katılım ve Türk vatandaşlarıyla ilgili konuların ciddi anlaşmazlıklar sütununda yer aldığı; görüş birlikleri ve anlaşmazlıklarla ilgili üç boyutlu belgeyi iliştirmesinin ihtimal dahilinde olduğunu” da yazdı.

Haberine iç sayfadan da yer veren gazete, “İç Cephede Sürtüşmeler” ara başlığını kullanarak, BM Genel Sekreteri’nin raporunun içeriğinin siyasi liderlik aşamasında, sürtüşme noktası teşkil ettiğini yazdı.

Guterres’in Kıbrıs sorunuyla ilgili niyet misyonu taslağında ifade edilenlerin, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis arasında dün gerçekleştirilen Ulusal Konsey toplantısında anlaşmazlık konusu teşkil ettiğini de yazan gazete, siyasi liderliğin Anastasiadis’ten bir dizi belgeden oluşan bir dosya aldığını da ifade etti.

Rapor taslağının kopyasına sahip olduğu düşünülen AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun, Guterres’in iki tarafa da sorumluluk yüklediği noktalara ve Guterres’in garantörlerle ayrı ayrı görüşmelerde bulunmasına özel atıfta bulunduğunu yazan gazete, “elindeki bilgilere” dayanarak, bu ifadelerin Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in tepkisine yol açtığının görüldüğünü ve Anastasiadis’in AKEL’in garantileri ve askerleri kabul edip etmediğini kendi kendine sorduğunu iletti.

AKEL Genel Sekreteri Kiprianu’nun ise, bundan ötürü, yaklaşık 70 dakika süren Ulusal Konsey toplantısı çıkışında, iki nokta üzerinde durduğunu yazan gazete, Kiprianu’nun, partisinin garantileri ve askerleri istemediğini açıklığa kavuşturduğunu, aynı zamanda “Crans Montana’da ne olduğuna ilişkin olarak, uluslararası toplumdaki herhangi biri tarafından, herhangi bir tepki ortaya çıktığının görülmediğine” işaret ettiğini belirtti.

Gazete DİSİ’nin ise rapor hakkında görüş belirtmeye acelesi olmadığını ve bunun yayımlanmasını bekleyeceğini ifade etti.

Rum Ulusal Konseyi’nin, bundan sonra ne yapacağına karar vermek için, Guterres’in raporunun yayımlanmasının ardından yeniden toplanacağını da yazan gazete, Ulusal Konsey üyelerinin çoğunun, bu hareketi gerekli olarak addetmediklerinin görüldüğünü ifade etti.

Buna örnek olarak Rum Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas’ı gösteren gazete, Lillikas’ın siyasi liderliğin Kürt sorunu ve İspanya’daki gelişmeler gibi, Kıbrıs’ı da etkileyen geniş çaplı gelişmeleri analiz etmesi gerektiğine işaret ettiğini kaydetti.

Gazeteye göre dünkü toplantıda DİKO’yu temsil eden Markos Kiprianu ise, partilerin nasıl daha ileriye gidebileceklerine dair önerilerinin ele alınması gerektiğini söyledi.

Gazeteye göre EDEK Başkanı Marinos Sizopulos, iki tarafa da iki tarafa da sorumluluk yüklenmesi tehlikesine işaret ederken, Ekologlardan Yorgos Perdikis ise Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i başlangıçtaki tezlerine geri dönmeye çağırdı.

Dayanışma Hareketi adına konuşan Polis Pallikaros, üç boyutlu belge de dahil, bütün belgelerin verilmesine dair herkesin tezine vurgu yaparken, ELAM adına konuşan Geadis Geadi ise, Ulusal Konsey toplantısının ne olup bittiğine harcandığını söyledi.

Gazeteye göre, Rum Hükümeti adına konuşan Rum Hükümeti Sözcüsü Nikos Hristodulidis ise açıklamasında, kamuoyundaki diyalogu meşgul eden her şeyin ötesinde “BM Genel Sekreteri’nin bir adım ileriye giderek, raporunda ilk kez Garanti Anlaşmalarının sürdürülebilir olmadığına dair tezi kayda geçirdiğine” işaret etti.

Gazeteye göre, BM Genel Sekreteri’nin Rum kesimine sorumluluk yüklemediğini belirten Hristodulidis “bu tarz hakların devamında ısrarcı olanların, olumlu bir sonuca ulaşılamamasının sorumluları olduğunu” sözlerine ekledi.

Alithia gazetesi ise “Aynılarından Biri- BM Genel Sekreterinin Raporunun Yayınlanacağı 8 Ekim’den Sonra Yeni Toplantı” başlığıyla manşete çektiği haberinde, dün gerçekleştirilen Ulusal Konsey toplantısının, aynılarından biri gibi sonuçlandığını, çünkü üyelerin toplantıya, aynı görüş ve değerlendirmeler ve her zamanki gibi, ne olduğu konusunda değil de, bundan sonra ne yapılması gerektiği konusunda izleyecekleri gidişat konusunda ulusal bir çizgi kayda geçirmeden, girdikleri gibi çıktıkları yorumunda bulundu.

Uzun bir süredir Rum Ulusal Konseyi’nin acilen toplanmasını ve müzakerelerle ilgili bütün belgelerin kendilerine verilmesini isteyen Rum siyasi partilerin, Anastasiadis tarafından bilgilendirildiklerini ve yanlarına belgeleri alarak Başkanlıktan aynı endişe ve çekincelerle ayrıldıklarını yazan gazete, partilerin bir kez daha Anastasiadis’e yönelik bilindik eleştirilerini tekrarladıklarını da kaydetti.

Gazete, Ulusal Konsey’in, Genel Sekreterin raporunun resmi olarak yayımlanmasının beklendiği 8 Ekim’den sonra, yeniden toplanması konusunda mutabakata varıldığını da ekledi.

Gazete iç sayfadan da yer verdiği haberinde, partilerin ve Hükümet Sözcüsü Hristodulidis’in Ulusal Konsey toplantısının ardından yaptığı açıklamalara da geniş yer ayırdı.
Hristodulidis’in açıklamalarına “Rapor Çabanın Sürmesini Açıkta Bırakıyor” başlığıyla yer veren gazete, Rum Yönetimi Başkanlığı adaylarından Stavros Malas’ın da Anastasiadis’e eleştiriler yönelttiği bir açıklama yaptığını ekledi.

Politis gazetesi ise “Ulusal Konsey’in Sürece İlişkin Bilgilendirilmesi… Bilinmeyen Bir Zaman Çerçevesinde Açık Pencere” başlıklı haberinde, Ulusal Konseydeki dünkü toplantının ayrıntılara girmediğini, çünkü BM Genel Sekreteri Guterres’in raporunun nihai metninin sunulmasından sonra, yeni bir toplantı yapılmasının önerildiğini yazdı.

Gazete “Çözüm Penceresi 2018’de Açık, Ancak Ne Kadar Süreliğine Olduğu Belli Değil… İki Tarafa Bağlı” başlıklarıyla iç sayfadan da yer verdiği haberinde, Ulusal Konsey’in BM Genel Sekreteri’nin raporunun yayımlanmasından sonra yeniden toplanacağını ve üyelerin dün rapor taslağını ele almadıklarını belirtti.

Crans Montana belgelerini alan siyasi parti başkanlarının, New York’ta yaşanan gelişmeler konusunda Anastasiadis tarafından bilgilendirildiklerini yazan gazete, Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis’in, toplantının ardından, BM’nin çabanın sürmesi perspektifini açık tutma çabasını ilk tepki olarak ortaya koyduğunu iletti.

“Elindeki bilgilere” dayanarak, Anastasiadis’in partilere yönelik bilgilendirmesinde BM Genel Sekreteri’nin “Türkiye’nin Kıbrıs sorunu çözüm sürecine bağlı kalma niyeti konusundaki mesajına” atıfta bulunulduğunu yazan gazete, devamla “bununla birlikte, Guterres çerçevesinden istifade etme penceresinin, adadaki tarafların diyaloga yeniden başlama isteklerine bağlı olduğunu, öte yandan Türkiye’nin, iki kesimli, iki toplumlu federasyon çözümüne bağlı kalacağı zaman aralığının ise bilinmediği” yorumunu yaptı.

Hristodulidis’e göre, BM Genel Sekreteri’nin raporunda, Garanti Anlaşmalarının sürdürülebilir olmadığının kayda geçirildiğini ve hükümetin bunu olumlu bir gelişme olarak değerlendirdiğini yazan gazete, Hristodulidis’in raporda taraflara sorumluluk yüklenmemesi konusunda ise, bunun beklenen bir gelişme olduğunu, çünkü BM Genel Sekreteri’nin hakemlik rolü olmadığını ve buna ek olarak, BM’nin isteğinin, sürecin penceresinin açık kalması yönünde olduğunu söylediğini iletti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.