banner107
banner82
banner206

104 bin çalışanının yarısı yurt dışından

banner27

Çeler, ülkede 104 bin özel sektör çalışanı olduğunu, bu rakamın 30 bininin Türkiye’den, 20 bininin ise üçüncü dünya ülkelerinden gelen çalışanlar olduğunu açıkladı

104 bin çalışanının yarısı yurt dışından

banner192

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler, ülkede 104 bin özel sektör çalışanı olduğunu ve bunların yaklaşık yüzde 50’sini, Türkiye ile üçüncü dünya ülkelerinden gelen çalışanların oluşturduğunu kaydetti.

Bu rakamların dışında, kayıt dışı çalışanların kayıt altına alınması yönünde çalışma başlattıklarını da kaydeden Çeler, “Bu insanlar ülkeye gelecekse, sektörel bazda ihtiyaca göre gelmeleri sağlanmalıdır” dedi.

“Mandırada inek sağması için bile dışarıdan ön izin almak için başvuru yapan insanlar vardır. Bunlar ucuz işçilik yanında rekabeti de kötü yönde etkileyen taleplerdir. Üçüncü ülkelerden ülkeye getirilmek istenen işçiler için ciddi bir kontrol içindeyiz. İzinlerini erken alabilmek için yardım talep edenler de var. Ön izin alınmadan kimseye ayrıcalık tanınmayacağı bilinmelidir”

Çeler, çalışanları sektörel anlamda eğitilmesinin önemine dikkat çekerek, “Garsonluk, bulaşıkçılık ya da şoförlük yapmak utanılacak bir şey değildir. Ancak çalışanın, alacağı maaşın hayatını idame ettirebileceği bir maaş olması ve tüm haklarının veriliyor olması gerekir, devletin güvencesi altında olduğunu da hissetmesi gerekir” diye konuştu.

Çeler, özellikle yerli iş gücünün yerli piyasa ile bir araya gelebilmesi için sosyolojik bir çalışma yapılması gerektiğini belirterek, bugüne kadar Kıbrıs insanını “Tembel” diye nitelendiren bir yapının oluştuğuna dikkat çekti.

Bakan Çeler, tek bodro sisteme geçilmesi, maaşların banka üzerinden ödenmesi, bunun yanında iş yasasındaki değişikliklerle mobing, taciz ve benzeri hareketlerin iş mahkemeleri kurularak bir ceza yaptırımının hayat bulmasıyla, özel sektörde sendikalaşmanın yolunun açılabileceğini belirtti.

Çeler, öğrenci takip sisteminin tüm üniversitelerde, Muhaceret Dairesi, Eğitim ve Çalışma Bakanlıklarının kontrol edebileceği bir sistemde toplanması için çalışma yürüteceklerini belirtti. Çeler, öğrencilerin derslere katılım yoklamalarının daha kesin kriter olması gerekliliğini düşünmekte olduğunu söyleyerek, bunu Eğitim Bakanlığı ile yapılacak olan istişareden sonra yüksek öğrenim okullarında bu konuya daha dikkatli değinilmesi talebinde bulunacaklarını kaydetti.

Çeler, bu şekilde kayıt dışı ekonominin ve eğitim kalitesinin düşmesinin önüne geçilebileceğini söyledi.

Çeler, şöyle devam etti, “Çoban gibi ya da, mandırada inek sağması için bile dışarıdan ön izin almak için başvuru yapan insanlar var. İzinlerini erken alabilmek için yardım talep edenler de var. Bunlar ucuz işçilik yanında rekabeti de kötü yönde etkileyen taleplerdir. Üçüncü ülkelerden ülkeye getirilmek istenen işçiler için ciddi bir kontrol içindeyiz. Ben buradan bir duyuru yapmak istiyorum. Kimse bakanlığımıza ‘biletini kestim, o yüzden benim işimi erken yapın’ diye boşuna gelmesin. Ön izin almadan kimse bilet de kesmesin. Bu kendilerine bir ayrıcalık tanımayacak.”

Kayıt dışının kayıt altına alınması için çalışma başlattıklarını ifade eden Çeler, “Bu kişiler gelecekse sektörel bazda ihtiyaca göre gelmeleri sağlanmalıdır” diye konuştu.

Çeler, eğitim yanında teşvikin de önemli olduğuna vurgu yaparak, “Garsonluk yapmak utanılacak bir şey değildir. Bulaşıkçılık yapmak ya da şoförlük yapmak utanılacak bir şey değildir. Ancak alacağı maaşın hayatını idame ettirebileceği bir maaş olması ve tüm haklarının veriliyor olması gerekir, devletin güvencesi altında olduğunu da hissetmesi gerekiyor” diye konuştu.

Çeler, yasal düzenlemenin başlamış olduğunu belirterek, teşviklendirme açısından maddi kaynakların geliştirilmekte olunduğuna dikkat çekti. Zeki Çeler, gerek sosyologlarla görüşerek gerekse şahsi tecrübelere de dayanarak genç jenerasyonun özel sektörde çalışma konusunda teşviklendirilmesi gerekliliğine vurgu yaptı. Çeler, çalışma hayatıyla ilgili bu konuda bakanlık olarak örnek olacaklarını ifade ederek, “Gerekirse şoför olacağız, gerekirse garson, gerekirse bulaşık yıkayacağız” şeklinde konuştu. Çeler, özel sektör çalışanının yarısının neredeyse yurt dışından gelen insanlar olduğuna dikkat çekerek, bu insanların aldıkları kazancı kendi ülkelerine göndermeleri durumunda bu paranın dışa giden bir para anlamına geldiğini kaydetti. Çeler, “Bu ekonomiyi kendi içimizde tutmak bizi daha ileriye taşır” dedi.

Çeler, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin fiilen hayata geçmesi için çalışmalarının mevcut olduğunu belirterek, bu konuda bütçe ayrıldığının Maliye tarafından belirtildiğini kaydetti.

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsimsiz - 9 ay önce
Üçüncü ülkelerden çalışan inşaat işçiler çok çalışan ustalarla bir iş yapanlar neden ihtiyat sandığı ödemeleri yok onlar diğerlerinden taa mı az çalışıyor nedir bu ayrımcılık insan insandır