“Güven Yaratıcı Önlemler”, “iki toplumun” yakınlaşarak birleşmesini amaçlamaktadır. Rumların istediği de bu zaten. “İki toplum” birleşsin ve güle oynaya Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti şemsiyesi altında yaşamaya başlasın. Ancak, Rumların birinci şartı KKTC Devleti’nin ortadan kalkması…Rumların politikası bu. İstedikleri bu. Hatta birinci şartları bu. Bu Rumların değişmeyen politikasıdır. KKTC bağımsız, egemen devleti ise KKTC’nin kabul edilmesini istemektedir. Yani KKTC Devleti’nin ve Halkının istediği vazgeçilmez çözüm biçimi de bu. Yıllardır “Kıbrıs Sorunu”nun çözüme ulaşamamasının nedeni de iki tarafın hiçbir zaman değişmeyecek politikaları. Rumlar, 43 yıldır kökleşmiş, vazgeçilmez KKTC Devleti’nin haritadan silinmesini istemektedir. Bu durumun değişmeyeceğini Rumlar da çok iyi biliyor. Ancak müzakerelerin çözüm odaklı olarak bir an önce başlamasını çok isteyen de Rumlar. Onların kabul edemediği ve göremediği büyük gerçek KKTC’nin kalıcılığı.

Bir ara internette birileri çözümün nasıl gerçekleşeceğini anlatmış. Bu görüş şöyle; Kıbrıs adasında iki devlet ayrı ayrı idarelerle kendi kendilerini yönetecekler. Ancak, KKTC uluslararası tanınmadan yoksun olarak yaşamını sürdürecek. İki devlet, Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti şemsiyesi altında yaşamlarını sürdürmeye devam edecekler… Böyle bir çözüm biçimine kargalar bile güler…Bir de AB’nin komik iddiasına bakalım. Efendim neymiş? Kıbrıs adasında birleşme olmadan AB birleşmiş bir kuruluş sayılmazmış. Bu görüşü uluslararası uzmanlara sorun. Onlar bu görüşün komik bir iddia olduğunu söyleyecekler… Yani Kıbrıs adasında iki tarafı da tatmin edecek çözüm havagazı… Bu durumda neyi görüşeceksiniz?...