AB’nin yanlışlar listesi çok kabarık. Hele hele “Kıbrıs Sorunu”na ilişkin politikalarına berbat demek bayağı az olur… 2004’ten 2026’yı içine alan 22 yılda bu kuruluşun KKTC Devleti’ne ve KKTC Halkına karşı izlediği politikalar dünya yüzünde görülmemiş ilkel, taraflı (yani Rumlara verdiği destek ve Kıbrıs Türklerine sanki adada yokmuşlar gibi davranması) affedilir cinsten değil. Arada bir Kıbrıs Türklerine yaptığı ufak tefek parasal yardımlar bir göz boyama ve adada Rumların istediği çözüme yönelik adımları gerçekleştirme çabasından başka bir şey değil. AB’nin 100 üstünden 0 aldığı kesin… Son olaya bir bakalım… Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Güney Kıbrıs’ı ziyareti sırasında, Birleşmiş bir Avrupa için Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinin temel bir mesele olduğunu söylemiş. Bu açıklamadan sonra basında yer alan Costa’nın Rum lideri Hristodulidis ile kucaklaşmaları da cabası….

Halbuki ne ilgisi var. AB, bugün sorunları ile yaşayan bir kuruluş. Kıbrıs adasında ise iki ayrı devlet var. Biri Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti, diğeri ise 43 yıllık bağımsız egemen KKTC devleti. Bu iki devleti zorla birleştiremezsiniz. AB’nin bazı Avrupa devletlerini içine alan birleşmesi ile Kıbrıs adasındaki iki devleti birleştirmenin ne alakası var? Şunu açıkça söylesenize… Kıbrıs adasında Rumların istediği iki halkın birleşmesi ve KKTC Devleti’nin ortadan kalkması desenize…AB’nin ve Rum Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hayal kurmaları serbesttir. Varsınlar bunun hayali ile yaşamaya devam etsinler. Ancak AB, KKTC Devleti ve KKTC Halkı için büyük hayal kırıklığı…