banner583
banner590
banner529
banner570

Anastasiadis beşli konferansa GYÖ önerileriyle gidecek

banner476

Rum Yönetimi Başkanı Anastasidis’in beşli konferansa “Kapalı Maraş’ın ve limanın BM idaresine verilmesi, karşılığında da Ercan Havaalanını özel statüde -BM gözetiminde- uluslararası uçuşlara açma” gibi Güven Yaratıcı Önlemler önerileriyle gideceği iddia edildi

Anastasiadis beşli konferansa GYÖ önerileriyle gidecek

banner601
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, ocak sonu veya şubat başında Cenevre’de düzenlenecek gayrı resmî beşli konferansa, odağında Maraş ve Ercan Havaalanı’nın bulunduğu Güven Yaratıcı Önlemler ile gideceği haber verildi.
Politis “Kısacası Maraş’ın, yani kapalı kentin ve limanının BM idaresine verilmesini, karşılığında da Timbu (Ercan) Havaalanı’na özel statü -mesela BM gözetimi altında- vererek tam tanınmış ve uluslararası uçuşlara açmayı önerecek”  vurgusunu yaptı.
Haberi manşetten “Beşli Konferansa Gidiyoruz GYÖ’ler (Güven Yaratıcı Önlemler) de Masada… Jane Holl Lute Tarihler İçin Dönüyor” başlığıyla veren gazete, BM Genel Sekreteri’nin geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un, bütün tarafların olurunu aldığı beşli konferansın hazırlıkları, “tamamlandığında yayınlanacak ortak açıklamayı görüşmek ve mümkünse kapatmak” amacıyla ocak ayı başında yeniden Ada’ya geleceği bilgisini verdi.
Edindiği bilgilere dayanarak Anastasiadis’in bu niyetinin halen Jane Holl Lute’a ve Genel Sekreter’in Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Elisabeth Spehar’a iletildiğini yazan gazete Rum Başkanlık Sarayı’nda özel bir grubun da, beşli konferans sırasında veya hemen öncesinde Genel Sekreter Guterres’e sunulacak öneriye son şeklini vermeye çalıştığını yazdı.
Gazete nihai çözüm bulunmasına yönelik koordineli bir süreç paralelinde bu iki hareketin Kıbrıs’ın geneline ekonomik çıkış yolu sağlayacağı, bir yandan Maraş’ın yeniden imarına başlanmasıyla Rum inşaat sektörüne, diğer yandan da KKTC’nin resmî ve tanınmış turizm destinasyonu haline gelerek KKTC ekonomisine büyük bir ivme katacağına inanıldığını yazdı.
HELLİM VE DOĞAL GAZ…
Rum tarafının, Kıbrıslı Türklerin, içinde bulundukları (gazete “iddia ettikleri” ifadesiyle verdi) ekonomik izolasyondan çıkmaları için, hellim gibi diğer Kıbrıs Türk ürünlerinin ihracatına yönelik başka hareketlerde de bulunmaya hazır olduğu beyan ettiği de savunulan haberde “12’nci parselin doğal gazın iç tüketim için Kıbrıs’a nakli için değerlendirilmesi ihtimali ile doğal gazın da GYÖ sahnesine geri dönmesi ihtimali de göz ardı edilmiyor” ifadesine yer verildi.  “Energean” isimli Yunan şirketi gibi şirketlerin başka önerileri de bulunduğu hatırlatıldı.
Rum tarafının Ercan Havaalanı’nın BM gözetiminde “açmayı” kabul ettiğine, Kıbrıs Türk tarafının KKTC yönetiminde olmasını istediğine dikkat çekilen haberde bir Rum diplomatik kaynağın, “özellikle Ersin Tatar ve Mevlüt Çavuşoğlu’nun iki devlet çözümü istediklerine dair açıklamalarından sonra Kıbrıs Rum tarafının bu tezi kabul edilemez” ifadesine de yer verildi.
“ANASTASİADİS İKNA ETMELİ…”
Haberin “Taktik Savaşı”  başlığıyla ayırdığı bölümünde ise Brüksel’deki siyasi gözlemcilerin “Anastasiadis’in GYÖ’ler ile ilgili bu görünen hareketi, Maraş’ın açılmasını durdurmak istediğinden dolayı anlaşılır olmakla birlikte,  olguların akışını kesmek ve Ankara’yı iki devlet çözümünden döndürmek için yeterli olmayabilir” dediğine işaret edilerek özetle şunlar aktarıldı:
“Aynı gözlemcilere göre şu anda gerekli olan, Anastasiadis’in beşli konferansa giderek önce Genel Sekreter’i, ardından da uluslararası toplumu Kıbrıs Rum tarafının belirli bir takvim içerisinde bir çözüm prosedürüne girmeye muteber ve hazır olduğuna ikna etmesidir. Böyle bir şeyi başarabilirse Türkiye’ye müzakere masasına Crans Montana’da kalınan yerden dönmesi yönündeki baskılar gerçekten çok güçlü olacak çünkü Türkiye’nin iki devlet tezi şu anda çıkmaz görünüyor. BM Genel Sekreteri, Sayın Tatar’ı ve Sayın Çavuşoğlu’nun şubat ayındaki gayrı resmî beşli konferansta iki devletten söz etmesini yasaklayamaz. Aynı zamanda elbette Kıbrıs sorununun çözüm rotasını değiştirme yetkisi olmadığını vurgulayacaktır. BM kaynağına göre Kıbrıs Rum tarafı ikna edici olursa, Türkiye’yi ikna etme süreci başlayacak. Olmazsa, o zaman Kıbrıs sorununun batağa saplanması, Türkiye’nin Maraş’ı açması ve Kıbrıs MEB’inde Kıbrıslı Türkler adına sondajlara devam etmesi sürecine gireceğiz ancak aynı zamanda AB’ye yakınlaşması yönünde her türlü olanak sonlanacak.”
Gazete Genel Sekreter’in geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Lute’un Noel ve yılbaşı tatillerinin ardından, beşli konferansın bitiminden sonra yayımlanacak ortak açıklamayı görüşmek ve mümkünse kapatmak için yeniden Ada’ya geleceğini yazdı, Rum kaynaklara dayanarak beşli konferansın Joe Biden’ın ABD Başkanlığı görevini resmen devralmasından sonra (20 Ocak 2021) gerçekleştirilmesinin faydalı görüldüğünü ekledi.
BRÜKSEL’DEN RUM TARAFINA GİDEN MESAJ…
Brüksel’den Rum tarafına, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, artık Avrupa sorunu haline gelen Kıbrıs sorununu görüşmeye hazır olduğu yönünde mesaj gittiğini yazan gazete, Avrupalı bir kaynağın gazeteye söylediklerini, özetle şunları aktardı:
“Türk Cumhurbaşkanı 15 Aralık’ta yaptıkları telefon görüşmesinde Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’e: ülkesinin Kıbrıs sorununu çözmek istediğini bunun için de konferans düzenlenmesine olumlu yaklaştığını, federasyon çözümüyle ilgili diyaloğa bir şans daha vereceğini, Maraş’la ilgili projelerini hayata geçirmeye başlamadan önce bu yeni çabanın varacağı sonucu bekleyeceğini ancak müzakereler bu sefer de başarısız olursa Kıbrıslı Türklere ne olacağına dair siyasi taahhüt istediğini söyledi.”
DOĞU AKDENİZ İÇİN ÇOKLU KONFERANS…
Gazete aleni diyalogda çok da önem verilmemesine rağmen, Rum yönetiminin de dahil olduğu Avrupa Konseyi’nin, Josep Borrell’den Doğu Akdeniz ile ilgili çoklu konferans hazırlıklarına devam etmesini isteme kararı aldığına dikkat çekti.
Gazete, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Jane Holl Lute ile görüşmesinin hemen ardından,  Erdoğan’ın AB’ye Doğu Akdeniz konferansı önerdiğini ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Borrell ile bu prosedürü ileri götürdüklerini, şu anda önümüzdeki dönemde AB ile birlikte atacakları adımları planladıklarını söylediğine işaret etti.
Çavuşoğlu’nun, “Konferansa herkes katılacak. Akdeniz’deki herkes katılsın. Kıbrıslı Rumlar da olacaksa o zaman KKTC de olacak. Ya her ikisi de ya da hiçbiri” sözlerinin de altını çizen gazete Rum Başkanlık Sarayı’nın Çavuşoğlu’nun ilgili açıklamasını şu şekilde okuduğunu yazdı:
“VARDIĞIMIZ BU NOKTADA SEÇENEĞİMİZ YOK, BUGÜNKÜ DURUM DEVAM EDEMEZ”
“Ankara’dan yapılan beyanları, Türkiye’nin iki devlet çözümü istemediği, bir konfederasyona veya bir çeşit konfederasyon anlaşması istediği şeklinde okuyoruz. Müzakere masasına gelecek ancak peşinen, çaba başarısız olursa Kıbrıslı Türklerin ve sahte devletin akıbetinin ne olacağına dair siyasi taahhüt istiyor. Anlaşılacağı gibi bu yazılı olamaz. Başkan’ın bir adamı gazetemize, Ankara ile iletişim kanalı bulunan bütün çevreler bize, Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs sorununun çözülmesini veya en azından durumun netleşmesini istediğini aktarıyor dedi ve manalı bir şekilde Anastasiadis’in desantralizasyon önerisini hatırlattı. Adının saklı tutulmasını isteyen kaynak ‘vardığımız bu noktada seçeneğimiz yok, bugünkü durum devam edemez.  Fiili durumda, bizimle veya bizsiz, çözümle veya çözüm olmadan değişiklik olacak’ dedi.”
 
banner342
banner603
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.