banner107
banner82

Kıbrıs müzakereleri yine sonuçsuz kaldı

banner27

 Kıbrıs sorununa iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı çözüm bulma müzakereleri, çözüm isteyen tarafların tüm çabalarına rağmen 2017’de de başarıyla noktalanamadı. Tarafların harita sunması, garanti ve güvenlik başlığının konuşulmaya başlaması gibi birçok ilkin yaşanmasına rağmen yarım asırdır devam eden müzakereler yine sonuçsuz kaldı.

banner210
Kıbrıs müzakereleri yine sonuçsuz kaldı

banner192

2016’nın sonunda Mont Peleri’ndeki krizin ardından Ocak ayında Cenevre’de başlayıp, Haziran’da Crans Montana’da devam eden Kıbrıs Konferansı, çözüme en yakın toplantılar olarak kabul edilse de Kıbrıs’taki iki toplumun ve üç garantör ülkenin bir araya geldiği bu müzakereler beklenen sonucu sağlayamadı.

Enosis plebisitine ilişkin yasal düzenlemeyle krize ve belirsizliğe sürüklenen süreç, BM Genel Sekreteri’nin müdahalesiyle yeniden başlasa da, karşı tarafın ön koşullarıyla zora girer ve Crans Montana’da 28 Haziran’da başlayıp 10 gün süren konferans başarısızlıkla sonuçlanır.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in tarafları yakınlaştırmak amacıyla ortaya koyduğu çerçeve ve yapılan yeni açılımlara rağmen Rum tarafının uzlaşmaz pozisyonunun Güney Kıbrıs’ta Ocak ayında yapılacak başkanlık seçimi sonrasında değişip değişmeyeceği ya da aradaki güven bunalımının aşılıp aşılmayacağı belirsiz, ancak Cumhurbaşkanı Akıncı’nın dediği gibi, Kıbrıs sorunu devam ettikçe çözüm arayışı da devam edecek gibi görünüyor.

2017’nin sonunda, çözüm umudunun yanı sıra Derinya ve Aplıç kapılarının açılması, Maronitlerin köylerine dönmesi gibi iki toplum arasındaki güven artırıcı önlemlerin hayata geçmesi de 2018’e taşınan konular arasında yerini aldı.

KIBRIS KONFERANSI VE MÜZAKERELER

Taraflarla garantörleri bir araya getiren ve müzakerelerin seyrini belirleyen Kıbrıs Konferansı, birçok ilkin yaşandığı bir dönem oldu.

O güne kadar ana hatlar ve prensipler çerçevesinde yerleşim yeri adı ve oran konuşulmaksızın görüşülen “Toprak” konusunda ilk kez haritalar gündeme geldi. Taraflar ilk kez karşılıklı harita sundu. Yunanistan’ın hazırlık yapmak amacıyla Kıbrıs Konferansı’na verilen arada Mont Pelerin’de “Güvenlik ve Garantilerle” ilgili tüm tarafların katılımıyla teknik çalışma yapıldı. 

BM Genel Sekreteri’nin oluşturduğu çerçevede, dönüşümlü başkanlık ve 2’ye 1 oranı net bir şekilde dile getirildi. Ancak dönüşümlü başkanlığı tek oy pusulası şartına bağlayan Rum tarafı, “sıfır asker, sıfır garanti” söyleminde ısrar ederek, uzlaşma zemini arayışına girmedi. 

Rum tarafı, “Mülkiyet” ve “Türk Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele” konularında çerçevenin çok uzağında öneri sundu. “Güvenlik ve Garanti” başlığında da “sıfır asker sıfır garanti” katı tutumunu dayatmaya devam etti. Rum tarafı, sorunun sadece garanti ve askeri boyut varmış gibi tavır sergiledi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Şubat 2018’de yapılacak başkanlık seçimi nedeniyle oldukça katı ve uzlaşmaz bir duruş sergilediği konferansta, Kıbrıs Türk tarafı, özellikle Cumhurbaşkanı Akıncı sunduğu öneriler ve yaptığı açılımlarla sonuna kadar çözüm için büyük çaba harcadı. 

“ENOSİS” GÖLGESİ

Müzakerelerin uluslararası boyutta, garantörlerle yürütüldüğü bir dönemde Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisi’nin, 1950 yılında yapılan “Enosis” referandumunun 2017 yılında Rum okullarında kutlanacak bir gün haline getirme kararı süreci olumsuz etkiledi. 

Neden olduğu kriz aşılıp, müzakerelere bırakıldığı yerden devam edilse de Rum Meclisi’nin bu kararı, Kıbrıs’ta iki taraf arasında güven inşa etmeye yönelik çabalara ciddi darbe vurdu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, karar sonrasında yaptığı açıklamalarda, 1950 yılında yapılan “Enosis” referandumunu 2017 yılında Rum okullarında kutlanacak bir gün haline getiren Kıbrıs Rum Meclisi’nin aldığı karardan dolayı müzakere sürecinin büyük zarar göreceğini vurguladı.

Anastasiadis ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, kararı “Tarihi bir olguya basit bir atıf, politika değişikliği olarak gösterilemez” şeklinde yorumladı

Meclisteki tüm parti ve bağımsız milletvekilleri, Rum Meclisinin kararıyla ilgili yayımladığı ortak deklarasyonla kararı kınadı ve kararın “telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açabilecek bu tarihi yanlış” olarak niteledi.

MARONİTLERE EVLERİNE DÖNME FIRSATI

Maronitlerin KKTC’deki köylerine dönüşlerini sağlamak için siyasi karar alındı. Cumhurbaşkanı Akıncı başkanlığında 26 Temmuz’da yapılan toplantıda Maronitlerin KKTC’deki köylerine dönüşünü sağlayacak çalışma başlatıldı. 

Çalışmaları yürüten kurul 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı’nda toplanarak dönüş sürecinin hukuki, mali, teknik ve sosyal boyutlarını ele aldı, bir de alt komite oluşturuldu.

Hükümet ise BM araçlarıyla KKTC’de yaşayan Rum ve Maronitler’e ulaştırılan ihtiyaç maddelerinden gümrük vergisi alınması karar aldı. 

Kararı eleştiren Cumhurbaşkanı Akıncı,  “Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun tavırlarının tamiri zor yaralar açmaya devam ettiğini” belirtti. Akıncı, kararı “kendi ayağına kurşun sıkmak” olarak niteledi.

Başbakan Yardımcılığı ve Maliye Bakanlığı Müsteşarı ve AB Koordinasyon Merkezi Başkanı Kudret Akay, Maronitler’in geri dönüşü için kurulan komitelerde, ilgili tüm devlet kurumlarının uyum ve işbirliği içinde çalışmalar yaptığını ve son aşamaya gelindiğini açıkladı.

ÇÖZÜMSÜZLÜĞE RAĞMEN

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, başarısızlıkla sona eren Kıbrıs Konferansı’nın ardından müzakerelerdeki kopmaya rağmen, konuya ilişkin temas ve görüşmelerini yıl boyunca sürdürdü.

Akıncı, eylül ayında BM Genel Sekreteri Guterres ile görüşmesinde, Müzakereci Özdil Nami de, New York’ta gerçekleştirdiği temaslarda sürece ilişkin bilgi vermeye ve Türk tarafının pozisyonunu dile getirmeye devam etti.

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer yetkililerle de görüşmelerde bulunan Akıncı, ağırladığı TC Başbakanı Binali Yıldırım, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ ile de heyetler arası görüşmeler yapı.

Cumhuriyet Meclisi’ni bilgilendirme toplantılarını eksiksiz sürdüren Akıncı, sürecin kopması sonrasında da görüşmelerine devam etti. Akıncı, siyasi partilerin yanı sıra yerel yöneticileri, sivil toplum örgütlerini, kurum ve kuruluş temsilcilerini çağırarak müzakereler hakkında bilgi verdi.

Adada görev yapan misyon şefleriyle ikili görüşmelerini 2017’de de sürdüren Akıncı, Maronitlerin köylerine dönmelerine ilişkin açılımının ardından Maronit Başpiskoposunu Cumhurbaşkanlığı’nda ağırlama fırsatı buldu.

 

2017'DE 41 KİŞİNİN KALINTISINA ULAŞILDI

Bu arada iki toplum arasında yaşananların en büyük yarası kabul edilen kayıpların bulunmasına ilişkin çalışmalar bu yıl da devam etti. Kayıp Şahıslar Komitesi, 2017’de 82’si Rum, 26’sı Türk, toplam 108 kişiye ait kalıntıları kimliklendirip, ailelerine teslim etti.

2017’de yapılan kazılarda ise 41 kişiye ait kalıntıya ulaşıldı. Tekke Bahçesi’nde bu yıl yapılan kazılarda, aralarında Hüseyin Ruso’nun da bulunduğu çok sayıda Türk kayıp şehidin kalıntısı bulundu.

Kayıtlara göre, Kıbrıs’ta 1963-1974 döneminde süren çatışmalarda bin 510’u Rum, 492’si de Türk olmak üzere, toplam 2 bin 2 kişi kayboldu. 


Komite, Gömü Yerinden Çıkarma Kimlik Tespiti ve Kayıp Şahısların Kalıntılarının İadesi Projesi çerçevesinde yürüttüğü çalışmalarda bugüne kadar bin 212 kayıbın kalıntısına ulaşıldı. Bunların 847’si kimliklendirilip, ailesine teslim edildi. 

Komite, çalışmalarına hız kazandırmak amacıyla sözkonusu yıllarda Kıbrıs’ta görev yapan yabancı misyonların arşivlerinde incelemelerde bulunma talebiyle 2017’de sözkonusu ülkelere ziyaretler başlattı.

Ana sponsoru AB olan komiteye 2017’de Türkiye 92 bin Euro, KKTC de 50 bin Euro bağış yaptı. AB, 2006’dan bu yana kayıp bulma çalışmaları için toplam 19 milyon 900 bin Euro bağışladı.

TMK’NIN GÖREV SÜRESİ UZATILDI

Müzakereler bir yanda devam ederken, mülkiyet konusundaki mağduriyetlerin giderilmesi ve Kıbrıs'ta bulunan mallarla ilgili talepler için etkin iç hukuk yolu oluşturmak amacıyla oluşturulan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) görev süresi 2017’nin sonunda yeniden 2 yıllığına uzatıldı.

Komisyona19 Aralık 2017 itibariyle toplam 6 bin 382 adet başvuru yapıldı ve bunlardan 852 tanesi dostane çözüm yoluyla, 25 tanesi de duruşma yoluyla sonuçlandırıldı.

TMK, şu ana kadar başvuranlara mallarının bedeli olarak 242 milyon 842 bin 621 Sterlin tazminat ödedi. Üç başvuru için iade, iki başvuru için takas ve tazminat, altı başvuru için de iade ve tazminat kararı verildi. Bir başvuru için çözümden sonra iade ve bir başvuruda da kısmi iade doğrultusunda karar üretildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Rumların tüm girişimlerine rağmen TMK’nın Rumların mülkiyet talepleri için etkili iç hukuk yolu olmaya devam ettiğinin onayladı. Mahkeme son olarak Andrianis Yoannu’nun başvurusuyla ilgili kararında, Taşınmaz Mal Komisyonu'nun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 35. maddesi altında Kıbrıslı Rumların mülkiyet talepleri için etkili iç hukuk yolu olmaya devam ettiği onayladı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da yıl sonunda katıldığı bir konferansta, AİHM’in son kararına atıf yaparak, Taşınmaz Mal Komisyonu’na kaynak yaratmanın ve komisyona yapılan başvurularla ilgili süreçleri hızlandırmanın seçimlerden sonra kurulacak yeni hükümetin öncelikli konusu olması gerektiğini belirtti.



2017’DE NELER OLDU?

Kıbrıs sorununda 2017’de meydana gelen olaylar şöyle:

4 Ocak: Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüşmesinin ardından Rum Başkanlık Sarayı’na dönüşünde yaptığı açıklamada Güzelyurt’un çözüm olabilmesi için “Ön koşullardan biri” olduğunu söyledi.

6 Ocak: Başbakan Hüseyin Özgürgün, Cenevre’deki görüşmelerin olumlu sonuçlanması için Türk tarafının anlaşma niyetini açıkça ortaya koyması ve anlaşma zemininde elinden geleni yapması konusunda hemfikir olduklarını belirtti.

9 Ocak: İlk kez garantör ülkelerin de katılımıyla "güvenlik ve garantiler" ana gündem maddesiyle İsviçre’nin Cenevre kentinde tasarlanan konferans başladı.

TARAFLAR HARİTA SUNDU

11 Ocak: Cenevre’de devam eden Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakerelerinde liderler hazırladıkları, haritaları karşılıklı ve eş zamanlı olarak ilk kez sundu.

12 Ocak: Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün ile Başbakan Yardımcısı Maliye Bakanı ve Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, harita verilmesinin, gerek mevcut mutabakata, gerekse çözüm parametrelerine ters düştüğünü vurgulayarak, bunun ayrıca müzakere stratejisi olarak son derece sakıncalı olduğunu söyledi. 

12 Ocak: Cenevre’deki oturuma Yunanistan’ın hazırlık talebinden dolayı ara verildi. Konferansa, 18 Ocak'ta teknik çalışma gruplarının toplantısıyla devam edilmesi kararlaştırıldı.   

12 Ocak: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e, Rum tarafının sunduğu haritanın Kıbrıs Türk toplumu için kabul edilebilir bir harita olmadığına ilişkin bir mektup gönderdi. 

13 Ocak: Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazetecinin sorunlarını yanıtında “Garantiler noktasında, güvenlik noktasında Türkiye'nin olmadığı bir garantörlüğü asla beklemeyin. Biz ilanihaye oradayız" dedi.

 

13 Ocak: Cumhurbaşkanı Akıncı Cenevre’den KKTC’ye dönüşünde yaptığı açıklamada, “Sonuca götürecek olan, toprak, güvenlik ve garantilerle mülkiyet ve yürütme’deki bir iki konunun eş zamanlı bağlanmasıdır... Dönüşümlü başkanlık ve kararlara etkin katılım Kıbrıs Türk tarafının olmazsa olmazı. Bunlar yer almazsa, bir çözüm olmayacak” dedi.


19 Ocak: İsviçre’de Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde 18 Ocak’ta başlayan “ güvenlik ve garantiler” konusunun ele alındığı teknik çalışma tamamlandı. 

ENOSİS REFERANDUMU KRİZİ

10 Şubat:  Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisi, 1950 yılında yapılan “Enosis” referandumunun 2017 yılında Rum okullarında kutlanacak bir gün haline getiren karar aldı.

11 Şubat:  Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada, 1950 yılında yapılan “Enosis” referandumunu 2017 yılında Rum okullarında kutlanacak bir gün haline getiren Kıbrıs Rum Meclisi’nin dün aldığı Kıbrıs’ta çözüm çabalarına ciddi bir darbe niteliğinde” olduğunu söyledi.

12 Şubat: Başbakan Hüseyin Özgürgün, karar, Kıbrıs konusunda sürdürülmeye çalışılan müzakere sürecine indirilen en ağır darbe olduğunu söyledi.

12 Şubat: Anastasiadis ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, kararı “Tarihi bir olguya basit bir atıf, politika değişikliği olarak gösterilemez” şeklinde yorumladı.

13 Şubat: Meclisteki tüm parti ve bağımsız milletvekilleri, Rum Meclisi’nin kararıyla ilgili yayımladığı ortak deklarasyonla kararı kınadı, deklarasyonda kararın “telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açabilecek bu tarihi yanlış” olduğu kaydedildi.

ANASTASİADİS TOPLANTIYI TERK ETTİ

16 Şubat: Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis, müzakereler çerçevesinde yapılan liderler görüşmesinde toplantıyı terk etti.  Akıncı, “Söyleyecek bir şeyim yoktur diyerek kapıyı çarpıp, çıkıp gittiler; adını da Akıncı terk etti koydular” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Toplantıların bir adabı var. Rum liderliği kendi eliyle yarattığı bu durumu düzelttiğinde, çekip gittiği kapıyı açmak yine kendi elindedir.. Yarattıkları bu durumu düzeltmek kendi ellerindedir ve Kıbrıs'ın her iki tarafında çözüm isteyen herkes Rum liderliğinden bunu beklemektedir” ifadelerini kullandı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde yapılan liderler görüşmesinde Rum tarafının ortaya koyduğu tavrın müzakerelere ve adadaki sürece bakış açısını gösterdiğini belirtti.

23 Şubat’ta öngörülen liderler toplantısı yapılmadı

 


LİDERLER MÜZAKERELERİN YENİDEN BAŞLAMASINI KARARLAŞTIRDI

4 Nisan: BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, BM Basın Sözcülüğü aracılığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile BM Genel Sekreteri'nin Brüksel'de yaptığı görüşmenin ardından, Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasını kararlaştırdığını açıkladı.

11 Nisan: Güney Kıbrıs’taki okullarda Enosis plebisitinin kutlama kararı bertaraf edilmesi üzerine Kıbrıs müzakereleri 2 ay aradan sonra yeniden başladı. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis bir araya geldi.

 

26 Mayıs: Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Sputnik’e verdiği röportajda “BM Güvenlik Konseyi BM Anayasası’nın 7. maddesi tahtında Kıbrıs’ın güvenliğinin garantörü olabilir” iddiasında bulundu


Anastasiadis, “Kıbrıs sorununun çözüm çabalarında herhangi bir ilerleme olmadığını, bunun nedeninin ise ‘iki hayati mesele’ diye nitelediği ‘Türk askerinin çekilmesi de dahil! Güvenlik-Garantiler ve Toprağın çözülmemesi olduğunu” savundu. 

KIBRIS KONFERANSININ HAZİRAN’DA DEVAM ETMESİ KARARI

5 Haziran: Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs Konferansı’nın Haziran’da yeniden toplanması konusunda Akıncı ile Anastasaidis’in mutabık kaldığını açıkladı.

10 Haziran: Mustafa Akıncı, “Sıfır asker, sıfır garanti” söyleminin başlangıç noktası olamayacağını vurguladı.

26 Haziran: Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, İsviçre'de yapılacak Kıbrıs Konferansı'na ilişkin, "Birleşmiş Milletlerin zoruyla, bu tabiri kullanmak zorundayım, 'zoru ile', Crans-Montana'da tekrar bir görüşme yapılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

KIBRIS KONFERANSI YENİDEN BAŞLADI

28 Haziran: Kıbrıs Konferansı İsviçre’nin Crans-Montana kasabasında yeniden başladı. Konferansta garantörler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere de yer alıyor.

7 Temmuz: BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 10 gün süren görüşmelerin ardından Kıbrıs Konferansı'nın herhangi bir sonuca varılmadan sona erdiğini açıkladı. Antonio Guterres, “Ne yazık ki bir çözüm mümkün olmamıştır ve konferans bu uzun süreli soruna bir çözüm getiremeden kapanmıştır” dedi.

7 Temmuz: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Crans Montana’da düzenlediği basın toplantısında "Bu fırsat bir daha olmaz. Bugün yitirdiğimiz bu fırsat çok zor yakalanır” değerlendirmesi yaptı.

Akıncı, Kıbrıs Türkü’nün talebinin, yerleşmiş Birleşmiş Milletler parametreleri olan, iki kesimlilik, iki halkın siyasi eşitliği ve iki kurucu devletin eşit statüsü olduğuna işaret ederek, Kıbrıs Rum kesiminin 48 yıldır bunları kabul etmediğini ifade etti. Akıncı, “Kıbrıs Türk tarafı BM Genel Sekreteri’nin toprak konusunda beklediği açılımı yaptı....Rum tarafı dönüşümlü başkanlığa sıfır asker ve sıfır garantiyi kabul etmemiz halinde evet diyeceğini söyledi” dedi.

ERTUĞRULOĞLU: “BM PARAMETRELERİ ÇERÇEVESİNDE ÇÖZÜM SONA ERDİ”

7 Temmuz: Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu parametreleri çerçevesinde bir federasyon oluşturma çabalarının sona erdiğini kaydetti ve “İyi komşular olarak yan yana barış içinde yaşamanın yollarını aramalıyız” değerlendirmesinde bulundu

9 Temmuz: TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamburg Messe Konferans Merkezi'nde düzenlenen "G20 Liderler Zirvesi"nin kapanış oturumu öncesinde düzenlediği basın toplantısında, " Bu tablo, Kıbrıs sorununa Birleşmiş Milletler iyi niyet misyonu parametreleri çerçevesinde bir çözüm bulunmasının imkansızlığını ortaya koymuştur. Artık bu parametrelerde ısrar etmenin bir anlamı yoktur" dedi.

ANASTASİADİS: “BM PARAMETRELERİNDE MÜZAKEREYE HAZIRIM” 

10 Temmuz: Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs Rum tarafının, BM Genel Sekreteri'nin ortaya koyduğu parametreler içerisinde bir çözümü müzakere etmeye her zaman hazır olduğunu söyledi.

19 Temmuz:  BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide, Güvenlik Konseyi'ni bilgilendirdi

24 Temmuz : Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis ile ayrı ayrı görüşmesinin ardından, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yakın gelecekte bir gelişme beklemediğini söyledi. 

MARONİTLER’İN KÖYLERİNE GERİ DÖNÜŞÜ İÇİN KARAR

26 Temmuz: Cumhurbaşkanlığı, Maronitlerin KKTC’deki köylerine dönüşlerini sağlamak için siyasi kararın verildiğini açıkladı.

29 Temmuz: Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta eşitlik ve devletten devlete zemininde yeni bir sayfa açılması gerektiğini, Rum ve Yunanistan’ın “Sıfır asker sıfır garanti” ısrarının zorunlu kıldığını söyledi. 

31 Temmuz: Müzakereci Özdil Nami, Crans Montana’daki temel ayrılığın Rum tarafının, BM Genel Sekreteri’nin belirlediği çerçevede ilerlemeye yaklaşmamasından kaynaklandığını belirtti. Nami, “Bu süreç garantiler yüzünden veya asker sayısındaki fikir ayrılığından çökmedi esas çökme sebebi Rum tarafının yeni adım atmayı reddetmesi oldu” ifadelerini kullandı.

EİDE İSTİFA ETTİ

15 Ağustos: Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, ülkesi Norveç’te genel seçimlere katılabilmek için görevinden istifa etti. Eide’nin görevini, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar yürütüyor.

24 Ağustos: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) üye ülkelerin başkanlarına Kıbrıslı Türklere uygulanan haksız ve dayanaksız izolasyonların kaldırılması çabalarına destek talebi içeren mektup gönderdi.

YENİ BİR ANLAYIŞ VE YÖNTEM

21 Eylül: Cumhurbaşkanı Akıncı, New York’ta yer alan Sosyalist Enternasyonal Toplantısında yaptığı konuşmada, “Müzakere sürecinde eski metotlarla bir yere varılamadığı görüldü. Yeni bir anlayış ve yöntemle sonuç alıcı olunmalı” dedi

23 Eylül: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs'ta sürecin bundan sonrasıyla ilgili BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile aynı görüşte olduklarını, Guterres’in de, Güney Kıbrıs’ta yaklaşan seçimler nedeniyle süreci yeniden canlandırma yönünde bir girişim yapma düşüncesinde olmadığını söyledi.

Bu konunun Rum tarafındaki seçimlerden sonra değerlendirileceğini ifade eden Akıncı, “Ancak ucu açık, çözüm odaklı olmayan bir süreç Kıbrıs Türk tarafının benimsediği bir yöntem değil... Aynı metotla bir yere varılamayacağı ortada” dedi.

RUM VE MARONİTLERE GÖNDERİLEN TÜKETİM MALZEMELERİ KONUSU 

24 Eylül: Dışişleri Bakanlığı, Rum Yönetimi’nin Kuzey’de yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitler’e Birleşmiş Milletler Barış Gücü aracılığıyla çeşitli günlük tüketim malzemeleri gönderdiğini, Rum ve Maronitler’in ihtiyaç duymadıkları bu malzemeleri Kıbrıslı Türklere satmakta olduklarının tespit edildiğini duyurdu ve KKTC hükümetinin mevcut uygulamayı sonlandırmaya karar verdiğini açıkladı.

ANASTASİADİS ADAY

14 Ekim: Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, 2018’de yapılacak başkanlık seçimlerinde yeniden aday olduğunu bugün resmen açıkladı.

15 Ekim: Rum Temsilciler Meclisi Garanti Antlaşmaları’nın iptalini ve Türk askerinin Ada’dan tamamen çekilmesini talep eden karar aldı.

16 Ekim: Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Barış Burcu, Rum Temsilciler Meclisi’nin, Garanti Antlaşmaları’nın iptalini ve Türk askerinin Ada’dan tamamen çekilmesini talep eden kararının “tek yanlı ve geçersiz olduğunu” söyledi.   

AKINCI: “BM PARAMETRELERİNİ ÇÖPE ATACAK DEĞİLİZ”

19 Ekim: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, OTDÜ Kuzey Kıbrıs’ta düzenlenen seminerde “Biz diyalog kapılarını kapatacak, BM parametrelerini çöpe atacak değiliz” dedi.

Akıncı, “Herkesin gerçekçi olması lazım. Kıbrıs Türk halkı, 50 yıllık tecrübesinin ardından artık aynı yöntemler ve aynı anlayışlarla bizi yine aynı sonuçsuzluğa götürecek bir müzakere sürecine girmez” ifadelerini kullandı.

26 Ekim: Ulusal Birlik Partisi (UBP), Demokrat Parti (DP) ve bağımsızlardan 19 milletvekili,  “Cumhuriyet Meclisi’nin bugüne kadar öngördüğü çözüm şekillerinden biri olan iki kesimli, iki toplumlu federasyon yönündeki karar ve/veya önerilerinin iptal edilmesi, federasyon görüşmelerine bu bağlamda son verilmesi ve federasyon görüşmesinin zemin olarak kullanılmamasına” ilişkin karar alması için Meclis’te öneri sundu. 

Cumhurbaşkanı Akıncı konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Böylesi önemli bir kavşakta, böyle radikal bir karar içeren önerinin Cumhurbaşkanlığı ile istişare edilmeden meclisten geçirmek uygun bir davranış değil” dedi

30 Ekim: Meclis Genel Kurulu’nun gündeminde bulunan karar önerisinin komitede ivedilikle görüşülmesine yönelik tezkereler, öneri sahiplerinin ivedilik istemini geri çekmesi nedeniyle görüşülmedi. 

“MÜZAKERELER İÇİN KIBRIS TÜRKÜ’NÜN STATÜSÜ NETLEŞTİRİLMELİ”

1 Kasım: Müzakereci Özdil Nami, Reuters’e verdiği demeçte, Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlayabilmesi için, “Kıbrıslı Rum tarafının anlaşmayı referanduma götürmeye hayır demesi ya da referandumda hayır demesi durumunda siyasi statümüzün ne olacağının dile getirilmesi lazım” dedi.

15 Kasım: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, KKTC’nin kuruluş yıldönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada çözüm doğrultusunda her türlü fedakarlığı göstererek gerekli adımları atan, 13 yıl önceki referandumda büyük bir oy çokluğu ile Annan Planı’nı onaylayan, Crans-Montana’da da yapıcı tavrını sürdüren Kıbrıs Türk tarafının izolasyonlar altında yaşatılmasının hiçbir haklı mazereti kalmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorunu devam ettikçe çözüm arayışının da devam edeceğini ve kendilerinin de bu gerçeğin bilincinde hareket edeceklerini dile getirerek, “Ne var ki, bu arayışın sonuçsuz ve verimsiz bir biçimde bir 50 yıl daha sürdürülebilmesine artık onay vermemiz söz konusu olamaz” diye konuştu.

14 Aralık, Cumhurbaşkanı Akıncı, Yakın Doğu Üniversitesi’nde “Geçtiğimiz İki Yılın Ardından Kıbrıs Sorununda Gelinen Son Nokta” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “ucu açık, sonu gelmez müzakere süreci bitmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı ayrıca, Aplıç ve Derinya kapılarının açılması için fiziki çalışmaların devam ettiğini, Kapalı Maraş konusunda ise alınmış bir karar bulunmadığını söyledi.

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.