banner69

UNESCO Dünya Mirası Listesi

banner27

Bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul gören evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal varlıkları dünyaya tanıtmak, toplumda söz konusu evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve çeşitli nedenlerle tahrip olan, yok olan kültürel ve doğal değerlerin korunması için gerekli işbirliğini oluşturmak amacıyla, 17 Ekim-21 Kasım 1972 tarihleri arasında Paris’te toplanan Konferansda, 16 Kasım 1972 tarihinde “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme” kabul edildi.

UNESCO Dünya Mirası Listesi

banner87

175’ten fazla ülke bir araya gelerek UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) antlaşmasını imzaladı.  Bu anlaşma ile UNESCO tarafından belirlenen kültürel ve doğal varlıklar Dünya Mirasları listesine alınarak gelecek nesillere aktarılması planlandı.

Bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal varlıkları dünyaya tanıtmak, toplumda söz konusu evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve çeşitli sebeplerle bozulan, yok olan kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması için gerekli işbirliğini sağlamandı.

UNESCO Dünya Mirası Listesi: İlk Kabul Edilen Yerler

1. Yellowstone Milli Parkı, ABD

Yellowstone Millî Parkı ABD’nin Idaho, Montana ve Wyoming eyaletlerinde yer alıyor. 1 Mart 1872’de Devlet Başkanı Ulysses S. Grant’ın imzasıyla ABD’nin ve dünyanın ilk ulusal parkı olmuştur.

2010’da 3.7 milyon ziyaretçi sayısıyla 2009 yılının 3.2 milyon olan ziyaretçi sayısını aşarak rekor kırmıştır. Yellowstone Ulusal Parkı’nın geniş doğal ormanı yaklaşık 9.000 km²’lik alanı kaplamaktadır; parkın %96’sı Wyoming, %3’ü Montana ve %1’i Idaho sınırlarındadır. Yellowstone, 10.000’den fazla oluşumu ile dünyanın bilinen jeotermal olgularının yarısını içermektedir. Ayrıca dünyanın en büyük gayzer topluluğu da (300’den fazla gayzerle dünya gayzerlerinin üçte ikisi) yine buradadır. 1978’de dünya mirası olarak kabul edilmiştir.

Tarihte ilan edilen ilk milli park olma özelliğini taşımaktadır. Milli parkın büyüklüğü yaklaşık olarak 8,987 kilometre karedir. Amerika’nın Idaho, Wyoming ve Montana eyaletlerinin kesiştiği yerde bulunur. Özellikle içinde bulunan çok büyük gayzerleri ile tanınır. Dünyadaki sıcak su kaynaklarının yarısı burada bulunur ve sayıları 10,000’den fazladır.

2. L’Anse aux Meadows Milli Tarih Siti, Kanada

1960 yılında bulunan L’Anse aux Meadows, Vikinglerin Grönland dışında Kuzey Amerika’da bulunan tek yerleşim yeridir. Burası, Kolomb Öncesi Okyanus Ötesi Temas teorisinin bilimsel kamuoyunda kabul edilen tek örneğidir. 1003 yıllarında Leif Ericson tarafından Vinland’da kurulmaya çalışılan koloniyle bağı olduğu düşünülmektedir. L’Anse aux Meadows 1978 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Sit Alanı ilan edilmiştir. L’Anse aux Meadows, (Denizanası Koyu) Kanada’nın Newfoundland ve Labrador eyaletinde bulunan Newfoundland Adası’nın kuzeyindeki arkeolojik kazı yeridir.

3. Tarihi Krakow Şehri, Polonya

Polonya’nın en eski ve en büyük üç şehrinden biridir. 2004 nüfusuna göre 780.000 (yakın topluluklarla birlikte 1,4 milyon) kişi yaşamaktadır. Dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olan Sukiennice (Kumaş Pazarı), bu kentte yer almaktadır. Tarihî şehir, Vistül Irmağı’nın Wawel Tepesi’nin ayağında Küçük Polonya’nın (Malopolska) güneyinde kalıyor. Küçük Polonya Voyvodası’nın 1999 yılından bu yana beri başkentidir.

4. Nahanni Milli Parkı, Kanada

Parktan geçen Nahanni Nehri, parkta bulunan kanyonların içinden geçerek oradaki şelaleden aşağı akar. 90 metre yükseklğindeki bu şelale, çevresindeki yüksek dağlar ve balta girmemiş ladin ormanları ile çok güzel bir manzaraya  sahiptir.

Nahanni Milli Parkı, Kanada’nın Kuzeybatı Toprakları’nda bulunan bir milli parktır. Park 30,000 km2 alan kaplar ve Mackenzie Dağları üzerinde yer alır.

5. Lalibela’daki Dağa Oyulmuş Kiliseler, Etiyopya

Kral Lalibela meleklerden aldığı yardımla bu şehri yapmıştır. Bir efsaneye göre 12.yy, Zagne Hanedan’lığı zamanında bir prens doğar. Annesi bir gün prensin besiğinin arılar ile kaplanmış olduğunu görür. Bunu prensin gelecekteki başarısına dair iyi bir işaret olduğunu düşünür ve arılar hükümdarlığını tanıyor anlamına gelen “Lalibela” diye bağırır. O tarihten itibaren prensin doğduğu şehir Lalibela olarak anılır.

Başka bir efsane ise Kral Lalibela’nın krallığının mirası olarak Lalibela’da yer altındaki volkanik taşlari oydurtarak kiliseler yaptırdığı yönündedir.

Kilisenin monolitik yapıda olması o dönemde insanların bu yapıları nasıl yapıldığı sorusunu sorduruyor. Bu kiliseler ortodoks kiliseleridir. Kilise ile ilgili büyük iddia ise Adsum katedrali altında yani Lalibela’da ahit sandığının saklandığıdır.

6. Gorée Adası, Senegal

Gorée Adası, Senegal’in Dakar şehrinin 19 idari bölgesinden birisidir. Gorée Adası köle ticaretinde çok önemli bir yere sahipti çünkü Afrika’nın içlerine kadar uzanan yolların ve nehirlerin kesişim noktasında yer alıyordu.

Gorée’de Cap-Vert yarımadasına bakan küçük bir liman vardır. Uzunluğu 900 metre genişliği ise 350 metredir. Neredeyse içme suyundan yoksun olan Gorée’de avrupalılar gelmeden önce yerleşim yoktu, Portekizliler 1450 yılında küçük bir taş kilise (St Charls Kilisesi) inşa etmiş ve ada mezarlık olarak kullanılmaya başlanmış.  Gorée Fransızlar için Afrika kıyılarının giriş noktası oldu.

Köleler adadaki mahzenlerde tutulur ve gelen gemilerle gönderilirlerdi. Ada günümüzde köle ticaretinin dehşetinin gözler önüne serilmesi için, turizme açılmış ve kölelerin saklandığı mahsenler, yemek yedikleri kaplar, bileklerine takılan pırangalar gibi şeyler sergilenmektedir. 1848 yılında Fransa’da köleliğin kalkmasının ardınan ada köle ticaretindeki rolünü kaybederek deniz güvenliği için ileri bir karakol olarak kullanılmaya başlandı.

7. Tarihi Quito Şehri, Ekvador

Quito, Güney Amerika’nın kuzeydoğusundaki Ekvador’un başkentidir. Şehrin yüksekliği 2,500 metredir ve bu onu dünyadaki ikinci en yüksekte yer alan başkent yapar.

1534 yılında yerli halkın İspanya’ya karşı direnişi devam ederken, 15 Ağustos günü Francisco Pizarro San Francisco de Quito’yu kurdu. 6 Aralık 1534’te şehir, Rumiñahui’yı yakalayan ve organize bütün direnişleri sona erdiren Sebastián de Benalcázar önderliğindeki 204 yerleşimci tarafından resmen kurulmuştur.

1809 yılında, yaklaşık 300 yıllık İspanya sömürgesinden sonra, Quito yaklaşık 10,000 yerleşimcinin yaşadığı bir şehirdi. 10 Ağustos 1809’da İspanya’dan bağımsızlığı kazanmak için bir hareketlilik başladı. O gün, hükümet için bir plan hazırlandı. Juan Pío Montúfar başkan olurken, diğer önemli insanlar hükümette değişik pozisyonlara geldi. 2 Ağustos 1810 yılında bu ilk hareket, İspanyol askerlerinin Lima, Peru’dan gelip ayaklanmanın öncü liderleriyle birlikte yaklaşık 200 yerleşimcinin öldürülmesiyle yenilgiye uğradı.

8. Mesa Verde Milli Parkı, ABD

ABD’nin Colorado eyaletinde bulunan bir milli parktır. Mesa Verde Milli Parkı‘nda Pueblo halkı tarafından yüksek bir vadiye inşa edilen bir köyün kalıntıları yer alır.

Mesa Verde adı İspanyolca Yeşil Masa anlamına gelir. Bu adı o bölgede yetişen çam ve ardıç ağaçlarından kaynaklanır. Parkta bir müzenin, bir sarayın ve vadi duvarı üzerinde yer alan evlerin kalıntıları yer alır.

Cliff Palace, Parktaki en büyük kaya evidir. 150 odası, buna ilave olarak da 75’den fazla açık alanı bulunmaktadır. Döneminde 100-120 arası insanın burada yaşadığı tahmin edilmektedir.

9. Galapagos Adaları, Ekvador

Büyük Okyanusun doğusunda Ekvador’a bağlı olan Galapagos Adaları, Colon Takımadaları olarak da bilinir. Uzak ve izole bir konumda olan adalar, Güney Amerika kıtasının yaklaşık 1000 km batısında yer alır. Galapagos takımadaları toplam 50,000 km² yüzölçüme sahiptir.

Üst üste binmiş lav akıntılarından oluşan Galapagos Adalarındaki bir bölümü hala etkinliğini sürdüren çok sayıda yanardağ vardır. Yüksek yanardağlar, kraterler ve yarlar, adanın sarp ve engelli yapısını daha da belirginleştirir.

Charles Darwin, evrim kuramı çalışmasına esin kaynağı olan gözlemlerini bu adalardan bazılarında yapmıştır. Volkanik bir yapıya sahip olan ada, içerisinde kendine özgü birçok biyolojik tür barındırmaktadır.

10. Simen Dağları Milli Parkı, Etiyopya

Simen Dağları, Etiyopya’nın kuzeyinde bulunan dağlardır. Bu bölgedeki milli park, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alır.

Simen Dağları, Afrika’da kar yağışının gözlemlenebildiği nadir yerlerden biridir. Dağların arasında vadiler ve dik uçurumlar çok bulunur. Simen, Amharca kuzey anlamına gelir.

11. Aachen Katedrali, Almanya

Aachen Katedrali, veya İmpreyal Katedral Almanya’nın batısındaki Aachen bölgesinde yer alan Katolik katedraldir.

Kuzey Avrupa’nın bilinen en eski katedralidir. Orta çağlarda Azize Meryen Kilsesi olarak anılırdı.

Şarlman’ın Frenk İmparatorluğu’nun başkenti olarak bilinen bugünün Aachen’i, Almanya’nın Hollanda (Hollandalıların Aken olarak bildiği) ve Belçika (Aix-la-Chapelle olarak bilinen) ile buluşma noktasında bulunmaktadır.

12. Wieliczka Tuz Madeni, Polonya

Wieliczka Tuz Madeni’nin en önemli özelliği dünyanın en eski tuz madenlerinden biri olmasıdır. Polonya’nın Krakow kenti yakınlarında bulunan bir tuz madenidir. O kadar ki maden tarih öncesi çağlardan beri kullanılmıştır. Maden 1996 yılında düşük tuz fiyatları ve madendeki bir çökme nedeni ile kapatılmıştır.

Madenin tavanı 327 metre yüksekliğinde. En dipteki yeri ise 300 km derinliktedir. Ancak ziyaretçilerin gezebildiği yol 3,5 km uzunluğundadır. Burada tam 2040 tane oda ve bu odaları birbirine bağlayan 200 tane koridor sıralanmaktadır. Yeryüzünün en derininde bulunan bu  kilisede tuzdan yapılma dev avizeler, duvara oyulmuş üç boyutlu tablolar, tuza oyulmuş heykeller (aslen Polonya’lı olan Papa 2. John Paul, Goethe, Mikolaj Kopernik vs…) görülebiliyor.

Heykellerin bir kısmı ve şamdanlar tuzdan yapılmıştır. Şamdanlarda kullanılan tuz cam gibi görünecek şekilde oyulmuştur. Ziyaretçi yolunun sonunda ise bir katedral yer alır. Ayrıca madende bir yeraltı gölü, tahta şapeller ve tuz madenciliğinin tarihini anlatan bir müze bulunur.

banner104
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.