banner107
banner82
banner147

Kanser mücadelesinde başarıyı etkileyen 6 önemli gelişme

banner27

200’den fazla hastalığın ortak adı olan kanserle mücadelede doğru hastaya, doğru zamanda, doğru tedavinin uygulanması, hastanın şifa bulması ve hayatta kalması için en önemli kural.

Kanser mücadelesinde başarıyı etkileyen 6 önemli gelişme

banner192

 

 

Kanser tedavisinde son yılların önemli gelişmelerinden biri olan genetik çalışmalar sayesinde hastanın ve tümörün genetik özellikleri belirlenerek en uygun ilaç seçilebiliyor. Kanda yapılan likid biyopsi testleri ile hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve immünoterapi de onkologların elini güçlendiren gelişmeler arasında.

Dünyada her yıl yaklaşık 14 milyon insan kanser hastası oluyor. Kansere bağlı ölümler, kalp-damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almakla birlikte, projeksiyonlar kanserin 20 yıl sonra birinci sıraya yerleşeceği şeklinde.

1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle NTV’nin sorularını yanıtlayan Medikal Onkolog Prof. Dr. Gökhan Demir, “Ülkemizde 1 günde yaklaşık 500 kişinin kanser tanısı aldığı söylenebilir” derken, Medikal Onkolog Prof. Dr. Özlem Er, kanser artışının nedenlerini; ileri yaş nüfusun artması, tütün ürünlerinin tüketimi, obezite, çevresel ve mesleki kanser yapıcılara maruziyet olarak özetledi. 

“HER 3 KANSER VAKASINDAN BİRİ ÖNLENEBİLİR”

Kansere yol açan en önemli 5 değiştirilebilir faktörün, sigara, yüksek vücut kitle indeksi yani obezite, düşük meyve-sebze tüketimi, fiziksel aktivite azlığı ve alkol olduğunu belirten Prof. Demir’e göre, bu 5 sebebin ortadan kaldırılmasıyla her 3 kanser vakasından biri engellenebilir. Sigara, nargile, elektronik sigara, pipo dahil tütün ürünlerinin tüketilmemesi sayesinde ise her 4 kansere bağlı ölümden biri önlenebilir. 



KADINLARDA AKCİĞER KANSERİ ARTIŞTA

Türkiye'de erkeklerde akciğer ve prostat, kadınlarda meme ve tiroid kanserlerinin ilk iki sırada, kolon kanserinin ise her iki cinsiyette de üçüncü sırada yer aldığını belirten Uzm. Dr. Aslıhan Güven Mert ise kadınlarda akciğer kanseri görülme oranlarının son yıllarda artış gösterdiğine dikkat çekti. 



"HEPATİT B VE HPV AŞILARI İLE KANSERİN HIZI KESİLEBİLİR"

Az ve orta gelirli ülkeler başta olmak üzere kansere bağlı ölümlerin %25'inden Hepatit B virüsü ve Human Papilloma Virus gibi enfeksiyon ajanlarının sorumlu olduğunu aktaran Prof. Demir, bu virüslere karşı yapılacak aşılama programlarıyla yeni gelişecek kanser olgularının önlenmesinin mümkün olacağı görüşünde. 

Prof. Dr. Gökhan Demir

Prof. Dr. Gökhan Demir

“TIPTAKİ GELİŞMELER KANSERDEN ÖLÜMLERİ AZALTTI”

Kanserin dünyada hızla yayıldığını ancak tanı ve tedavideki gelişmeler sayesinde kanserden ölüm oranlarının düştüğünü aktaran Prof. Özlem Er’in sözleri ise umut verici nitelikte: 

“1970’li yıllarda tüm kanserlerde 5 yıllık yaşam oranı %50 iken, 2000’li yıllarda %66 oldu. Prostat kanserinde bu oran %66’dan %99’a, testis kanserinde %83’ten %96’ya, meme kanserinde ise %75’ten %89’a çıktı.” 

KANSERE DARBE VURAN 6 GELİŞME 

Kanserle mücadelede son yılların en önemli gelişmelerinin sorulması üzerine, bunları 6 başlıkla özetleyen Prof. Demir, bu gelişmelerin başına ise immünoterapiyi koydu ve şunları söyledi: 

1- KANSER ÜMMÜNOTERAPİSİ

“Kanser immunoterapisi günümüzde ileri evre akciğer, böbrek, mesane, baş-boyun, karaciğer, melanom, kolon kanserlerinde ve Hodgkin lenfomada standart tedavi seçeneğini oluşturmaktadır. Seçilmiş uygun hastalarda uzun süreli devam eden çok iyi yanıtlar alınabilmektedir.” 

2. KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ 

Bir diğer önemli gelişmenin kişiye özel tedavi olduğunu vurgulayan Demir, “Tümör profillemesi, yeni nesil sekanslama ve genetik testler gibi yöntemlerle belirlenen kişiye ve tümöre özel hedefli tedavilerin kullanılmasıyla, birkaç yıl öncesine kadar mümkün olmayan iyi yanıtlar almak ve uzun süreli hastalık kontrolü sağlamak mümkün hale gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu. 

Prof. Dr. Özlem Er

Prof. Dr. Özlem Er

GENETİK TESTLERLE HASTAYA ÖZEL EN UYGUN İLAÇ SEÇİLİYOR

Peki kişiye özel tedavi, ne gibi avantajlar ve kolaylıklar sunuyor? Prof. Er’in bu soruya yanıtı şöyle: 

“Kişiye özel tedavi, etkinliği yüksek ve yan etkisi az olduğu için hastaya daha fazla konfor sunuyor. Aynı kanser türlerinde bile moleküler düzeyde farklılıklar oluyor ve tedavilerde farklı yanıtlar elde edilebiliyor. Kişinin ve tümörün genetik özellikleri belirlenerek o hastalık için en uygun ilacın seçimi yapılabiliyor. Ayrıca kanser hücresi moleküler düzeyde incelenerek 50’den fazla genetik değişiklik açısından sonuçlar elde edilebiliyor. Bu sayede kanser hücresinde saptanan genetik değişime uygun ilaç seçilerek etkinliği yüksek tedavi belirlenebiliyor.”

Kişiye ve tümöre özel, hedefe yönelik tedavilerin (akıllı moleküller) ve immünoterapinin uygun hastalarda yüz güldürücü sonuçlar verdiğini dile getiren Prof. Er, kanserle mücadelede tedavi başarısını belirleyen en önemli kuralın doğru hastaya, doğru zamanda, doğru tedaviyi uygulamak olduğuna vurgu yaptı.

3. LİKİD BİYOPSİLER

Dr. Er, son yılların önemli gelişmelerinden birinin de likid biyopsiler olduğuna dikkat çekerken, Prof. Demir ise, “Likid biyopsiler ile dolaşan tümör DNA'sının vücut sıvılarında saptanması, analiz edilmesi ile tümördeki genetik değişikliklerin belirlenmesi, tümör yükünün ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesi için bilgi edinilebilir” diye konuştu. 

4-GENETİK TESTLER

Uzmanların işaret ettiği gelişmelerden biri de kanser riskini arttıran genetik değişikliklerin belirlenebilmesi ve uygun tarama programları sayesinde kanser ortaya çıkmadan önlemlerin alınabilmesi. 

Uzm. Dr. Aslıhan Mert, genetik testlerle özellikle meme, yumurtalık, kolon, pankreas kanseri riskini arttıran kalıtımsal genetik mutasyonların saptanabilir hale geldiğini dile getirerek, “Bu kanser türleri açısından risk altındaki kişiler için koruyucu önlemler almak mümkün hale gelmiştir” ifadesini kullandı. 

5- HPV AŞILARI

Rahim ağzı kanserlerine yol açtığı bilinen Human Papilloma Viruse karşı etkin aşıların geliştirilmesi sayesinde rahim ağzı kanserlerinin önlenebileceğini, bunun da son yılların önemli gelişmeleri arasında bulunduğunu belirten Prof. Demir, “Dünya Sağlık Örgütü 9-13 yaş arası tüm kız ve erkek çocuklarının aşılanmasını önermektedir” dedi. 

6- ETKİSİ FAZLA, YAN ETKİSİ AZ KEMOTERAPİ İLAÇLARI 

Kanser uzmanları, etkisi yüksek, yan etki profili düşük yeni kuşak kemoterapi ilaçlarının kullanılmasının ve kemoterapiye bağlı yan etkilerin daha iyi kontrol altına alınmasının ise kanserle mücadeledeki en önemli gelişmelerden biri olduğu konusunda hemfikir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.