banner51
banner55

HIV için yeni bir dönem

banner27

HIV dışında daha da önemli ve tehlikeli sonuçlar doğuran HPV ‘Human Papilloma Virus’ olduğunu belirten Prof. Dr. Sayan,’’ siz HPV’den korunduğunuz sürece HIV, Hepatit B, Hepatit C, Bel soğukluğu gibi hastalıklardan da korunmuş oluyorsunuz’’ dedi

HIV için yeni bir dönem

HIV ile ilgili hazırladığı kitabı ‘’’Yeni bir dünyaya uyanmak’ isimli kitabında HIV ile alakalı bilinmeyenler, yanlış algılar, hikayelerin yer alacağını ifade etti

Nilsen KÜÇÜK

Bu hafta konuğumuz Yakın Doğu Üniversitesinde DESAM  araştırma merkezinin kurucularından olan ve Uzun yıllardır HIV tanısı, ilaç direnç analizleriyle ilgilenen Prof. Dr. Murat Sayan.

Sadece cinsel temas, kan nakli gibi girişimsel yollarla bulaşan HIV’in aslında çok kolay bulaşan bir hastalık niteliğini taşımadığını söyleyen Sayan, Hepatit B’nin daha tehlikeli olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Murat Sayan, doktorasını mikrobiyoloji dalında  Dokuz Eylül Tıp Fakültesi’nde tamamlamış, Doçentlik ve Profesörlüğü Kocaeli Üniversitesinde almış  ve Yakın Doğu Üniversitesinde DESAM  araştırma merkezinin kurucularındandır.1997 yılından beridir mikroplarla uğraşan Prof. Dr. Murat Sayan ile yeni çıkacak olan kitabı ve içeriğinde bulunan  HIV, HIV’in insan üzerinde yol açtığı psikolojik, kültürel ve toplumsal etkiler ve virüsle ilgili son gelişmeleri konuştuk.

Uzun yıllardır HIV tanısı, ilaç direnç analizleriyle ilgilenen Prof. Dr. Murat Sayan, Türkiye’deki ender analizcilerden. Sayan, bu nedenle Türkiye’nin bütün şehirlerindeki kliniklerin çoğundan  gelen numune ve hastaları analiz etme olanağı sağladığından, bu tablo kendilerine Türkiye HIV/AİDS anlamında değerlendirme olanağı sağladını belirtiyor.

Bu süreçte yaklaşık 4000 hastanın analizi yapılmış. Bu da Türkiyedeki HIV dinamiğini, HIV taşıyan veya risk altında olan bireyleri gözlemleme imkanı sağlamış. Bu şekilde geleceğe dair öngörü yapmaya başladıklarını söylüyen Sayan, hatta HIV’in dinamiğini kavramak için yeni bir method olan matematik modelleme ile de geleceğe hazırlık yaptıklarını vurguluyor.

Prof. Dr. Sayan  “Matematik modellerinin Türkiye’de önem teşkil etmesinin en büyük nedeni ise Türkiye’ye gelen mülteci akımı, iltica talebinde bulunanlar, insan kaçakçılığının yarattığı kitle hareketleri ve turizm. İnsanların haz alma, davranış biçimleriyle enfeksiyon arasındaki bağı görmemize neden oldu . Kısa bir zamanda bu kadar yoğun bir kitle hareketi bize doğru öngörüde bulunmamızı kontrol açısından gerekli olduğunu net bir şekilde gösteriyor’’ diye belirtiyor.

“TIP MAALESEF KİŞİYE HASTA DİYEREK, KANSER DİYEREK AİDS DİYEREK ETİKETLİYOR”

‘‘Tıp kişiyi hasta olarak tanımlıyor ama burda eğer kişiler sempton verirlerse hasta oluyorlar. Biz onlara HIV’le yaşayan bireyler diyelim. Böyle olduğunda bu insanları üzmüyor ve damgalamıyor. Tıppın maalesef öyle bir yatkınlığı var. Kişiye hasta diyerek, kanser diyerek AİDS diyerek etiketliyor aslında. Böyle söylemek kolay bir iş ama empati yaptığınızda karşıdaki kişi için korkunç bir iş. O yüzden HIV ile yaşayan kişi demek daha doğru olur diye düşünüyorum’’ diyen Sayan aslında toplumun ve kişilerin tamamen önyargı ile bu insanlara yaklaştığını vurguluyor.

‘’AIDS sadece tedaviye ulaşamayan ki bu tedavi virusu baskılama ile oluyor, insanlarda yıllar sonra gördüğünüz klinik tablodur. Eğer kişi tedavi altındaysa bunu kesinlikle görmüyoruz’’ diye sözlerine ekleyen Sayan, kişilerin HIV ile yaşayıp tedaviye bağlı kalmaları durumunda herhangi bir kötü tablo gözler önüne serilmediğini belirtiyor. Tedavinin sadece tek tablete inmesi artık tedavinin sürdürülebilir olmasınında daha kolay olduğunu ve ilaçların Türkiye’de devlet tarafından karşılandığını belirtiyor.

KIBRIS’TA HIV TAŞIYANLARIN ADADAN SINIR DIŞI EDİLMESİ BİR NEVİ HAK İHLALİ

Kıbrıs için bu sürecin daha farklı olduğunu ve  Kıbrıs’ta HIV taşıyanlar adadan sınır dışı edildiğini belirterek aslında bunun bir nevi hak ihlali olduğunu söylüyor. Hastaların sağlık hizmeti alma hakkı ve mahremiyet hakkı olması gerektiğini ve devletin toplumu korurken aslında bireyleri yakmaması gerktiğini de sözlerine ekliyor. ‘’Kıbrıs tanınan bir ülke olsaydı aslında hukuken böyle birşey mümkün olmazdı”  DEDİ

‘’HIV BİR ENFEKSİYONDAN ÇOK DAHA FAZLASIDIR’’

HIV’in bir enfeksiyondan çok daha fazlası olduğunu vurgulayan Sayan, “Hem politik sonuçları vardır, hem hukuksal sonuçları, sosyolojik hem de psikolojik boyutları vardır. Aklınıza gelecek birçok alandan HIV’in yansımalarını görürüz. Dolayısıyla Kıbrıs sağlık sistemi daha yeni yeni Hepatit vakalarını sınırdışı etmek yerine sağlık güvencesi altına almaya başladı. HIV aslında politik bir meseledir de. Benim düşüncem HIV’le ilgili dünyadaki gelişmeleri izleyen biri olarak burada politik güçlerin HIV üzerinde ötekeleştirmeden daha yapıcı onarıcı bir dil kullanmaları gerekmektedir.’’ diyor.

HIV in gerçeklerini yanlış bilgiler doğrultusunda pekiştiren kişilerin bu virüsü taşıyanları  ötekileştirmeye ve bilmeden ihlal yapmaya meyilli olduklarını vurgulayan Sayan, virüsü taşıyan kişiyle tokalaşmayan, ameliyatı redddeden doktorlara bile rastlamanın mümkün olduğunu söylüyor. HIV virüsü bulaşır korkusuyla bir hemşirenin kan almak istememesi, bir cerrahın ameliyat yapmak istememesi  de ancak eksik bilgi ve bilinçsizlik sonucu ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

Aslında bu yaşanan korkuların dışa vurulması olduğunu belirten Sayan ‘’Ebolalı bir hastaya çok yoğun güvenlik önlemleri aldıktan sonra yaklaşmak mümkün oluyor. 1980’li yıllarda HIV de böyleydi. Ve o zamandan edindiğimiz korkular HIV taşıyan bir bireyle karşılaştığımızda tutuma, davranışlara dönüşüyor. Bu da tokalaşmamaya kadar, sağlık hizmeti vermemeye kadar gidiyor. Bütün bunlar bilinç altında gelişen korkuların dışa yansıması aslında.’’ diye sözlerine ekliyor.

‘’HIV ANORMAL BİRŞEY DEĞİLDİR!’’

HIV taşıyan hastaların ve diğer bireylerin, toplumun HIV hakkında eksik bilgi sahibi olması ve geçmişten gelen önyargılar, HIV taşıyan bireyin bir süre sonra dışlanması, ötekileşmesi ve sosyal açıdan kısıtlanmasına yol açmakta olduğunu belirtiyor.

‘’HIV SOSYAL HAYATTA BULAŞAN BİR VİRÜS DEĞİLDİR!!’’

Hepatit B’nin aksine HIV’in sosyal olarak bulaşmasının kesinlikle mümkün olmadığını belirten Sayan, tokalaşıp öpüşmenin yanı sıra aynı evi paylaşmanın bile bulaşmya yol açmadığını söylüyor. Sadece cinsel temas, kan nakli gibi girişimsel yollarla bulaşan HIV aslında çok kolay bulaşan bir hastalık niteliğini taşımıyor.

HIV olduğunuzu nasıl anlarsınız, belirli semptonları var mı?

Sayan ‘’HIV uzun yıllar hiç sempton vermeyebilir. Bazen koltukaltı, kasık ve boyun lenflerinde şişme görülebilir. Ağır bir grip enfeksiyonu olarak ortaya çıkabilir. Ciltte lekeler yapabilir. Fakat önemli olan doğru tanıyı yapabilmek. Sık partner değiştiren kişiler, damardan uyuşturucu kullanan kişiler, kendisine özel olmayan iğneyle dövme yaptırmış kişiler, risk grubunda olduğundan dolayı kendi risk tanımını yaptırmalarını ve test olmaya gitmelerini öneriyorum. Dünya Sağlık Örgütü’nden bize gelen bir bilgi: 1 yıl içerisinde 3 farklı insanla beraber olmuşsanız sizi otomatik olarak riskli grubuna alıyor.’’ Sayan, bu testlerin aslında hastalığı sadece öğrenmemizi sağladığını ama ondan önce önemli olan hiç bu virüse bulaşma riski almadan korunmak olduğunun da altını çiziyor.

‘’AKILLI TELEFONLAR HIV VİRÜSÜNÜ TETİKLİYOR!’’

Sayan sadece ülkemizde değil, dünyada akılı telefonların kişinin sosyal çevresi olduğu gibi, kullanılan uygulamalarla kişilerin yeni insanlarla GPS özelliğiyle birbirlerini bulma, mekandan bağımsız olarak tanışma olanağının çok olduğunu ve bunun bir sonucu olarak ta uygulamalar yoluyla tanışan insanların biraraya gelmesi kolaylaştıkça cinsel yoldan bulaşan hastaklarda da ciddi bir artış görülmeye başlıyor! Bunu son 3 yılda akıllı telefon aplikasyonlarını cinsel partner arama içerisinde olanların yılda yaklaşık 30 partnerle beraber olmaları ve bunun sonucunda da HIV’le karşıya karşıya kalmalarının çok büyük olasılık olduğunun gözler önüne serildiğini açıklıyor. 

Toplum arasında bilinen bir algıdan söz edecek olursak, HIV gerçekten de eşcinselleri  ilgilendiren ve en çok onlarda görünen bir virüs müdür?

‘’Hayır bu yine toplum tarafından yanlış bilinen bir algıdır. Bizim karşılaştığımız vakaların yaklaşık yüzde altmışı heteroseksüel kişilerdir. Ama eşcinseller bu aplikasyon kullanımları artmasından dolayı bu oran yüzde 20’lerden 30, 40’lara kadar yükseldi.’’

Geçtiğimiz senelerde HIV li bir kişiyle ilgili bir film yapılmıştı. Kişi anneden bu virüsü alıyordu ve hiçbir şekilde sosyal bir hayat yaşayamıyor filmin sonunda ise ölüyordu. Toplumda çok konuşulmuştu bu film. Bu film ile ilgili ne söyleyebilirsiniz?

Sayan ‘’Evet film maalesef bir çuval inciri berbat etti! J Ordaa başka kötü bir mesaj da vardı. HIV taşıyan birinin sosyal ilişki yürütemeyceği. Evlenmeye bile engel olabileceği. Bu çok yanlış bir mesaj. Günümüz teknolojisiyle sperm yıkama tekniği ile artık HIV taşıyan bir babadan HIV negatif çocuk sahibi olabilmesi bile mümkün.  Ben evlenen, nişanlanan bir sürü çift gördüm.  Kondom ile korunulduğu sürece hiçbir risk taşımıyor. Virüs hücrelerin içinde olmasına rağmen, öpüştüğünüzde tükrük içinde olan diğer molekküller HIV’in bulaşmasına engel oluyor. Aynı kaptan yemek yemek, sarılmak, aynı bardaktan içmek, sivirsinekler.. bunlar bir bulaşma yolu değil‘’ diyor.

‘’HEPATİT B DAHA TEHLİKELİ!’’

Hepatit B’nin daha tehlikeli olduğunu vurgulayan Sayan, Hepatit B’nin sosyal olarak da bulaşabildiğini söyleyerek “Ben Hepatit B’den daha çok korkuyorum açıkcası’’ diye konuştu.

‘’SAĞLAM KİMLİK SAĞLAM VÜCUTTA BULUNUR’’

HIV dışında daha da önemli ve tehlikeli sonuçlar doğuran HPV ‘Human Papilloma Virus’ olduğunu belirten Sayan,’’ siz HPV den korunduğunuz sürece HIV, Hepatit B, Hepatit C, Bel soğukluğu gibi hastalıklardan da korunmuş oluyorsunuz’’ diyor ve HPV’nin kanserle doğru orantılı olduğunu, cinsel temasla yeniden ve yeniden insana bulaşabileceği ve genital mukozalara yerleştiği taktirde sinsice daha sonradan hayati sonuçları ortaya çıkarabileceğini vurguluyor.

Prof. Dr. Sayan, Rahim Ağzı Kanserinin sebebi olan bu virüsün artık anal kanserlere de yol açtığını vurgulayan ve toplumumuzda ciddi bir eşcinsel potansiyeli olmasına rağmen, eşcinsellerin kimlik savaşınının yoğun olarak yaşanmasından dolayı fiziksel sağlığını kontrol ettirmemeleri ve kontrol edecek bir yapının tam olarak oturmadığını da vurguluyor. ‘’ bu virüs eşcinsel bireylerin anal kanserlerinde yüzde yüz etkili  fakat bu noktada onların herhangi bir sağlık kontrolleri mümkün olmuyor. Kadın doğum uzmanlarının kadınlara yaptığı kontrolün eşcinseller üzerinde de olması çok önemli fakat toplum karşısında onur yürüyüşleri yaparak daha farkındalığın artması için uğraş gösteriyorlar fakat yaşanan kimlik savaşından dolayı sağlıklarına önem veremiyorlar  ve bu sağlık konusunda çok büyük bir açığı doğuruyor’’ diye sözlerine ekliyor.

BASININ ROLÜ ÇOK ÖNEMLİ..

Bu noktada basının çok önemli bir rol taşıdığını belirten Sayan ‘’Basında çıkan haberler hala günümüzde magazin içerikli olup, HIV teşhisi konan kişilerin hayatlarını karartmaya kadar giden bir yol izliyor. Büyük sansasyon yaratan haberler daha ağırlıklı yer alıyor.‘’Basının özenli bir dil kullanıp, kendini bu konularda geliştip, gelişmeleri sürekli takip etmesi gerekir.’’

‘’BELİRTİLER 3 AY KADAR SONRA ORTAYA ÇIKAR’’

HIV ilişkiden ne kadar zaman sonra ortaya çıkar?

HIV’in taşıyıcılar tarafından doğru şekilde kavranmasının da önemli olduğunu vurgulayan Sayan ‘’HIV taşıyan kişinin ilaç içtiği sürece kendini hasta hissetmemesi bir süre sonra ben bu ilacı niye içiyorum sorusunu uyandırmaya başlıyor ve ilacı bırakıyor. Ta ki HIV tekrardan insanlarda semptomlar gösterene kadar’’ bu noktada HIV’in aslında kronik bir rahatsızlık gibi algılanıp şimdi artık tıbbi açıdan tedavisi kolay olan tabletleri ömür boyu kullanılması gerektiğini ve ancak bu ilaçlarla herşeyin normal olabileceğini kavramasının önemini vurguluyor.

İlaçların yan etkileri nelerdir?

Eskiden tedavide kullanılan ilaçların yan etkilerinin olduğunu ve bu ilaçları tolere etmenin pek te kolay olmadığını söyleyen SAYAN, şimdilerde tedavinin tek bir tablete düştüğünü ve yan etkilerinin olmadığını belirtiyor.

‘’Bunun acısını aslında geçmişteki insanlar çekti. Biz de onları dünya AİDS gününde anıyoruz’’

YENİ BİR DÜNYAYA UYANMAK

Son olarak kitabın dan da bahseden Sayan, HIV ile alakalı bilinmeyenler, yanlış algılar, hikayelerin yer alacağı kitabın satışları geniş kitlelere ulaşabilmesi için sembolik bir fiyatla piyasaya çıkacağını belirtti. Prof. Dr.Murat Sayan, kitabında yazdığı metinlerde HIV ile ilgili yaşanan sorunların her boyutunu ele aldığını belirterek sözlerine ekliyor:

‘’Bir sabah uyandınız ve size HIV pozitifsiniz denildi. Siz artık eski siz olmuyorsunuz. Çağ değiştirmek  gibi düşünün. HIV taşıdığınızı öğrendiklerinde insaların size karşı tutumu değişiyor. Arkadaşlıklar, evlilikler bitiyor, işinizden olabiliyorsunuz. Ve bu yaşanası bir dünya değil. O yüzden HIV’in artık normalleştirilmesi gerekiyor. Kitapta yer alan metinlerin amacı da bu HIV taşıyan kişiler için daha yaşanılabilir bir dünya sunmak  aslında.’’


Etiketler; #Hepatit B #HIV
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.