25 Eylül 2026 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çağrısı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Hristodulidis’i rahatsız etti.
GKRY Başkanı Nikos Hristodulidis’in BM Genel Kurulu’nun 81’nci oturumunda, önceki akşam yaptığı konuşma Rum basınında geniş yer buldu. Hristodulidis, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, Rum siyasi partileri de yazılı açıklamalarla Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu kürsüsünden yaptığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması çağrısına karşılık, “Kıbrıs sorununun çözüm çerçevesinin BM Güvenlik Konseyi Kurulu tarafından belirlenen iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı Federasyon olduğunu , kapsamlı bir çözümün de bu zeninde bulunması gerektiğini” söyledi..
..BM Genel Kurulu kürsüsünden yaptığı konuşmada “”İki Devlet Çözümünün Kabulünün söz konusu olmadığını öne süren Hristodulidis “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması çağrısına karşılık “Kıbrıs sorununun çözüm çerçevesinin BM Güvenlik Kurulu tarafından belirlenen iki bölgeli, iki toplumlu siyasi eşitliğe sahip Federasyon olduğunu, kapsamlı bir çözümün de bu zeminde bulunması gerektiğini” söyledi..
Yine 25 Eylül 2026 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; Meclis Başkanı Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM’de verdiği mesajın önemini vurguladı:
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM’de verdiği mesajın Kıbrıs Türk halkının sesi olduğunu dile getiren Öztürkler yapmış olduğu açıklamada Rum lider Hristodulidis’in sözlerini “asılsız, çarpıtılmış ve Rum tarafının kronik propaganda alışkanlığının yeni bir örneği” olarak nitelendirdi..
..Hristodulidis, BM kürsüsünde yapılan bir konuşmayı hedef alırken kullandığı ifadelerin , Rum liderliğinin yıllardır sürdürdüğü inkar siyasetinin aynası olduğunu söyleyen Öztürkler, “Uluslararası hukuku ihlal eden, Kıbrıs Türk halkını ortaklıktan dışlayan , adanın meşru düzenini tek taraflı gasp eden bir zihniyetin bugün Türkiye’ye “ikiyüzlülük” suçlaması yöneltmesi , ancak siyasi bir tiyatro olabilir” dedi..
..Hristodulidis’in yaptığı eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Öztürkler, “Eylemlerle yargılanmaktan bahsediyorsanız, Kıbrıs Türk halkını yok sayan, müzakere masallarını defalarca deviren , çözüm ihtimallerini sabote ededen Rum tarafıdır..
..Türkiye ise Kıbrıs Türk halkının güvenliğini , eşitliğini ve varlığını koruyan garantör devlettir. Uluslararası hukuku ihlal edenler, bugün Türkiye’ye ders vermeye kalkamaz” ifadelerini kullandı..
..Öztürkler, Rum liderliğinin Türkiye’ye yönelik suçlamalarının “Uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik başarısız bir girişim” olduğunu belirterek, “Kıbrıs’ın gerçeklerini değiştiremezsiniz . Ne söylemleriniz, ne de propaganda çabalarınız , Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini gölgeleyemez” dedi..
..Öztürkler, “sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsüsünden yaptığı güçlü çağrı , Kıbrıs Türk halkının sesi olmuştur. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’ne ve sayın Erdoğan2a teşekkür ederiz. Kıbrıs Türk halkı , kendisini yalnız bırakmayan Türkiye ile birlikte yol yürümeye devam edecektir” ifadelerini kullandı..
Yine 25 Eylül 2026 tarihli yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; Rum liderin BM’deki konuşmasını eleştiren KKTC’nin Ekonomi Bakanı Hasan Taçoy “Seviyesiz ve Haddini Aşan” bir konuşma olarak niteledi..
..Yapmış olduğu yazılı açıklamasında Hasan Taçoy , Rum liderin konuşmasında diplomasiye yakışmayan bir uslup kullandığını ve gerçeklerle bağdaşmayan ifadelere yer verdiğini kaydetti. Taçoy, 1974 yılında Kıbrıs’ta gerçekleşen faşist Yunan darbesi üzerine dönemin Kıbrıs Cumhuriyet Cumhurbaşkanı Makarios’un ayni BM kürsüsünden Türkiye’ye yapmış olduğu “Gel ve Bizi Kurtar” çağrısı dururken , darbeci Sampson’un makamında bugün oturan Hristodulidis’in başkalarına “İki Yüzlü” ifadesini kullanmasının gerçek “iki yüzlülüğün ne demek olduğunu” anlattığını belirtti..
..Taçoy, Rum lidere “Kıbrıs Türk Halkına 2004 yılında verdiği sözleri yerine getirmeyen Avrupa Birliği iki yüzlü değil midir?. Kofi Annan’ın raporunu görüşmeyen Birleşmiş Milletler iki yüzlü müdür?. Bürgenstock’ta kabul ettiği anlaşmayı daha sonra ağlayarak reddeden Tases Papadopulos’tan iki yüzlü gibi davranmamış mıdır. Crans Montana’da Anastasiadis ile birlikte bir yandan görüşülmüş gibi yapıp , masadan kaçan birisine ikiyüzlü dışında bir sıfat yakışır mı?.. Tüm bunlara neden olan Hristodulidis cephesi iki yüzlü sayılmaz mı? Sorularını yöneltti..
..Bugüne kadar yapılan tüm görüşmeleri, Türk tarafına sırtını dönerek terk eden tarafın ikiyüzlülük dışında bir sıfat yakışır mı?. Tüm bunlara neden olan Hristodulidis cephesi iki yüzlü sayılmaz mı?” sorularını yöneltti..
..Bugüne kadar yapılan tüm görüşmeleri , Türk tarafına sırtını dönerek terk eden tarafın ikiyüzlülük dışında başka bir tanımı olmayacağını da ifade eden Taçoy, Rum Yönetimi’nin Avrupa’nın “şımarık çocuğu” durumunda olduğunu belirterek, bu şımarıklığın verdiği sorumsuzlukla başta Fransa ve İsrail olmak üzere birçok ülke ile yaptığı askeri antlaşmaların ne anlam taşıdığının da yanıtlanması gerektiğini kaydetti..
.. “Avrupa Birliği’nin de bir an önce ikiyüzlülükten vazgeçerek yarattıkları şımarık ve sorumsuz çocuğu durdurmasının artık kaçınılmaz” olduğunun altını çizen Taçoy, “Hristodulidis yıllar önce gasp ettikleri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Başkanı olarak hiçbir zaman Kıbrıs Türklerinin temsilcisi olmamıştır. Bizim de böyle bir beklentimiz yoktur ve asla olmayacaktır” dedi. Taçoy şöyle devam etti:
Siyasi ahlaka hiçbir şekilde sığmayacak davranışları ortadayken, bugün varlığı tartışmalı olan Birleşmiş Milletler’in kürsüsü arkasına saklanarak haddini aşan ifadeler kullanan Hristodulidis’i sadece kınamak asla yeterli kalmayacaktır. Ancak onun çizgisine asla inmeyecek ve bilinçli bir Kıbrıs Türküne dil uzatmak kimsenin haddine değildir. Bunu hatırlatır, Kıbrıs’ta iki ayrı halk , iki ayrı devlet ve iki farklı irade olduğunun da altını çimek isterim” dedi..
Sonuç olarak dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkı bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini , anavatanımız Türkiye’nin de desteği ile yaşatmak ve tanınmasını sağlamak azminde ve kararındadır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa..