İnsanların ev almak için bazı konularda ya aile büyüklerini ya da yakın dostlarının görüşlerini almak için görüşmeler yaparak karar veriyor olmalarının anlaşılır bir yaklaşım olduğu biliniyor. Ülkeler için ise bu yönlü konuşma yapmak veya danışmanın genel içerisinde etkisinin olması olanaklı değildir. Bunun için de EV ALMA KOMŞU AL yaklaşımı öne çıkarılıyor. Coğrafi konumun çizilmesinin bazı hallerde savaş veya çatışmaya olanak vermediği de biliniyor. Ülkeler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi için diplomasi dilinin kullanılarak kaçınılmaz olarak ortamların yaratılması karşımıza çıkıyor.

Ege Denizinin iki yakasını bir anlamda paylaşan Türkiye ile Yunanistan’ın her düzeyde iyi komşu olmaları dünyaya verilecek örnek ülkeler olabilirlerdi. Buna karşın ne yazık ki böyle yaklaşım batılı emperyalist ülkelerin uşağı konumuna girerek Türkiye’yi işgale kalkışmaları komşu ülke yaklaşımını kökünden dinamitleyerek berhava ettiler. Yaşananlardan sonra Yüce Atatürk’ün onurlu ve dik duruşu ile bir süre düzgün yürütüldü. Daha sonraları bu yaklaşım Kıbrıs konusu gerekçe gösterilerek Türkiye düşman olarak ilan edildi. Kıbrıs Rumları da aynı yaklaşımla öğrencileri benzer eğitimden geçirerek uzlaşılmaz noktaya taşıdılar.

Adada bir süredir GÜVEN YARATICI ÖNLEMLERİN türküsü müzakere ortamları öncesinde ve sonrasında çığırılıyor. Bu konuda yapılan çalışmalardan istenen sonucun alınamadığı biliniyor. BM Genel Sekreterlerinden Butros Gali’nin gözetim ve denetimi altında yapılan görüşmelerden Rumların yaklaşımları nedeniyle uzlaşılamadan kesildiğinin de unutulmaması gerekiyor. Güven yaratıcı önlemlerin birinci madde olarak Türk askerlerinin geri çekilerek işgalin de sonlandırılması dayatması yapılıyor.

Kıbrıs adasını emperyalist ülkelerin silah ve asker deposuna çevirenlerin Türkiye’ye ve askerlerine söyleyecek sözlerinin olmadığını bilmeleri gerekiyor. Aynaya baksınlar ve kendi yarattıkları düzenin ne anlama geldiğini de öğrenmiş olurlar. Ada’yı silah deposuna neden çevirdiklerinin de hesabını versinler ve silahlanmaya da son versinler. Buna koşut Kıbrıs Türklerinin haklarını da teslim etsinler. O zaman Güven Yaratıcı önlemler diyerek ortalıklarda gezinmelerine gerek olmayacağını da tanık olarak yaşayacaklar mı ne…

Sevgi ile güzel kalınız…