Gerilere dönüp bakacak olursak; 21 Aralık 1963 sabahı saat 11.00’de 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu son kez iki toplumlu ve eksiksiz olarak toplanmıştı!..

O günde söz alan ‘sözde’ Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios III, iki toplumda da yeraltı örgütlerinin bulunduğunun herkesçe malum olduğunu, bunun toplumlarda bir güvensizlik ortamı yarattığını, kimi Kıbrıslı Rum çevrelerde olaya adadaki Türk Askeri Alayının da karıştığına dair iddialar olup bu nedenle daha ciddi hadiselerle karşılaşmaktan korktuğunu ve hükümetin tansiyonu düşürmek üzere çalışması gerektiğini dile getirmişti !..

.. ‘Sözde’ Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios III, ayni zaman bu noktada Akritas Örgütünün gayrı resmi başkanlığını da yürütmekteydi ve anayasa değişikliği önerisiyle iki toplumlu devletin ortadan kaldırılmasına yönelik Akritas Planı’nın ilk adımını atmış bulunmaktaydı!..

Rum liderliği; Akritas Örgütü tarafından başkent Lefkoşa’nın Türk kesiminin kuşatılarak teslim alınmasını planlamıştı!.. Hem bu planın bir parçası olarak hem de Türk yerleşimleri arasında mahsur kalan bir miktar Rum’u kurtarmak üzere Küçük Kaymaklı semtine silahlı saldırı düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.

24 Aralık 1963 günü Nikos Sampson 60 kişilik askeri birliğiyle Küçük Kaymaklı’ya saldırdı. Sampson’un hedefi Küçük Kaymaklı’nın tamamen Türklerden arındırılmasını sağlamaktı.

Sampson, Türk mevzilerini düşünerek ilerlese de bu istediği hızda değildi!.. Bu nedenle Akritas örgütü dışında yer alan Renos Kiriakidis komutasındaki silahlı grubun yardımını da alarak silah gücünü arttırıp tekrar silahlı saldırıya geçti ve de Küçük Kaymaklı düştü. Saldırıda Akritas örgütünün militanları 17 Kıbrıslı Türk’ü öldürürken 500 Türk’ü de esir almışlardı. O günde Sampson Küçük Kaymaklı sokaklarında ele geçirdiği Türk bayrağı ile zafer yürüyüşü yapmıştı!..

..Yine 21-22 Aralık 1963 günü Ayvasıl köyünde de Türklere karşı saldırılar yapıldı. Konu ile ilgili olarak Halil Sadrazam, köyde ilk önce 12 kişinin öldürüldüğünü belirtmektedir. Daha sonra da öldürmeye devam ettiklerini söylemektedir..

3 Ocak 1964 tarihinde, 9 kişinin cesedi bulunup gömülmüştür. 13 Ocak 1964 tarihine kadar devam eden kazılarda toplam 21 kişinin cesedi bulunmuştur. O günde öldürülenler Lefkoşa Tekke Bahçesi’ne /Şehitliğine defnedilmiştir.

London Daily Expres gazetesi sorumlusu Harry Scott Gibbons, Ayvasıl köyündeki vahşeti şöyle anlatır: “Silah sesleri duyuldu, tüfek dipçikleri ile kilitli kapıları kırdılar, insanlar sokaklara sürüklendiler. 70 yaşında bir Türk, kırılan ön kapısının sesiyle uyandı. Sendeleyerek yatak odasından çıktığında , bir sürü silahlı gençle karşılaştı..

..“Çocuğun var mı? diye sordular. Şaşkın bir biçimde ‘Evet’ dedi. ‘Dışarı gönder’ diye emrettiler. 19 ve 17 yaşlarındaki iki oğlu ve 10 yaşındaki kız torunu aceleyle giyinip, silahlı Rumların peşinden dışarı çıktılar. Konu kişiler; Çiftlik duvarının dibine dizildikten sonra, silahlı Rumlar tarafından makineli tüfek ateşiyle öldürüldüler..

..Başka bir evde, 13 yaşında bir erkek çocuk elleri dizlerini arkasına bağlanıp yere yıkıldı, ev talan edildi ve de talancılar çocuğu tekmeleyip ırzına geçtiler sonra da tabancayla başının arkasından vurdular..

..O gece Ayios Vasilios’ta toplam olarak 12 Türk katledildi, diğerleri toplandı, itilip kakılarak oradaki Türklerin yanına sığınmak üzere Skylloura yoluna çıkarıldılar. Gecelikleri, pijamaları ve çıplak ayaklarıyla soğukta sendeleyerek ilerlemeye başladılar. Rumlar karanlıkta arkalarından ateş ediyorlardı..

.. Silahlı adamların dikkatleri Türk evlerine çevrildi. Rumlar evleri yağmalayıp tahrip ettiler, yorulduklarında da ateşe verdiler. Ayni yörede, tek kalmış çiftlik evlerinde 9 Türk öldürüldü.

24 Aralık 1963’te Lefkoşa’nın Kumsal semtinde 11 kişi öldürülmüştür. Bunlardan 4’ü Tabip Tuğgeneral rütbesiyle Türk Ordusundan emekli olan , olay esnasındayken 1960 Anlaşmalarına göre Kıbrıs’ta görev yapan 650 kişilik Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alay Komutanlığı’nda görevli olan, Binbaşı Nihat İlhan’ın ailesiydi. O günde, İlhan’ın evinin banyo küvetinde eşi Mürüvvet İlhan ile çocukları Murat, Kutsi ve Hakan; ölmüş vaziyette bulunmuştur.

Silahlı baskının yapıldığı bu ev daha sonra Barbarlık Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

22 Aralık 1985 tarihli Milliyet gazetesinde ise göç etmek zorunda kalanların sayısı 25 000 olarak verilmektedir. 23 Aralık 1993 tarihli gazetelerde ise sayının 30 000 olduğu belirtilmektedir. John Terence O’Neill ve Nicholas Rees de 30 bin Kıbrıs Türkünün göç etmek zorunda kaldığını belirtmiştir..

..25 Aralık’ta Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı mevzilere konuşlandırılmış ve Türk Hava Kuvvetleri’nin savaş uçakları Lefkoşa üzerinde uyarı uçuşlarına başlamışlardır. Olaylar üzerine 30 Aralık 1963 günü toplanan Birleşik Krallık, Türkiye ve Yunanistan Hükümetleri Yeşil Hat Anlaşması imzalandı.

01 Ocak 1964 günü Daily Herald olayları şöyle dile getirmiştir. “Türk evlerine geldiğimde dehşete düştüm. Duvarlar dışında evler tamamen yok olmuşları. Bir Napalm saldırısının bile bu kadar büyük bir yıkım yaratabileceğinden şüphe etmekteyim” demişti. YARIN DEVAM EDECEK