Şu bir gerçek ki; Kıbrıs’ta yıllarca gündemde kalan Federal çözüm modelinin bir kez daha gündeme gelmemek üzere tarihin derinliklerine gömüldüğü kabul edilmelidir.

06 Haziran tarihli yerel yazılı basınımızda yer alan haberlere göre, yapmış olduğu yazılı açıklamasında Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar “Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Federal Çözüm Sürecine Girmemesi Gerektiğini” söyledi.

Yapmış olduğu yazılı açıklamasında sayın Aziz Gülbahar: KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun açıklamalarını yakından takip ettiklerini ifade ederek, demokrasinin yalnızca vizyon ortaya koymak değil, ayni zamanda halka karşı açıklık, şeffaflık ve hesap verebilirlik sorumluluğunu yerine getirmek olduğunu kaydetti..

..Milli Mücadele Vakfı’nın, hiçbir siyasal partiye veya siyasi kişiye karşı ön yargılı, olumsuz bir tutumu olmadığını sadece milli konularla ilgilendiğini belirten Gülbahar; “Kıbrıs Türk halkının geleceğini ilgilendiren konularda bütün siyasi aktörlerden açık, net ve samimi açıklamalar beklediklerini, halkın artık boş vaatler, hayallerle oyalanmaması gerektiğini” söyledi..

..Kıbrıs Türk halkının, sloganlardan ve genel ifadelerden çok, somut gerçekleri ve siyasi aktörlerin bu gerçekler karşısındaki tutumlarını öğrenmek istediğini dile getiren Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bizzat ortaya koyduğu dört maddelik öneriler paketine Rum tarafının ve Birleşmiş Milletlerin verdiği olumsuz yanıtlar karşısında bugün değerlendirmesi nedir?” diye sordu..

..Bu dört madde konusunda Rum liderliğinden hangi olumlu işaret alındığı sorusunu da yönelten sayın Aziz Gülbahar, Rum yönetiminin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüyü reddettiğini, bu tutum karşısında çözüm perspektifinin nasıl şekillendiğini sordu..

..Türkiye’nin federal çözüme kapılarını kapattığını kaydeden Gülbahar, “Erhürman da kapattı mı?” diye sorarak Federal çözüm sürecinin Rumların çıkarına hizmet ettiğini savundu…

..Devlet adamlığının, dünyayı doğru okumak, milletin ve devletin geleceğe güvenle ilerlemesini sağlayacak yoldan yürümek olduğunu ifade eden Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Kıbrıs Türk halkının bu sorunların yanıtlarını hak ettiğini dile getirdi..

Şu bir gerçek ki; dün olduğu gibi bugün de Rum-Yunan ikilisinin hedefi olası bir siyasi çözümle birlikte Enosis’e giden yolu açmaktır. Rum-Yunan ikilisinin bu hedefini bilmeyen yoktur!.

Gelinen noktada BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Temsilcisi Maria Holguin taraflar arasında görüşmeleri başlatabilmesi adına, yeni bir Kıbrıs yolculuğuna hazırlanırken, ne KKTC’de ve ne de Güney Kıbrıs’ta önemli bir gündem oluşturmamıştır. Gerçek şu ki taraflar arasında yakın bir gelecekte görüşme sürecinin yeniden başlatılmak istenmesi ne Güney Kıbrıs’ta ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gündem oluşturmamıştır.

Zaman zaman yer alan haberlere göre; BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Temsilcisi Maria Holguin ve de Antonioa Guterres siyasi bir çözüm adına girişimde bulunmayı hedefliyorlar. Yerel yazılı basınımıza yansıyan haberlere göre; Maria Holguin, beraberindeki Antonio Guterres’in bir siyasal çözüm planını da beraber getirmeyi hedeflemektedir. Yakın bir gelecekte görevden ayrılmasına az bir süre kala şansını son kez deneme girişiminde bulunacaktır. Antonio Guterres BM’e veda etmeden son bir kez daha siyasi çözüm şansını denemeyi hedefliyor.

Bu noktada önemli olan Kıbrıs’ta siyasi çözüm adına kesinlikle bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yaşatmak ve tanınmasını sağlamak olduğunu dile getirmemiz ve Kıbrıs’ta iki devleti siyasi çözümün gerçekleşmesi ve de Garanti Anlaşmalarının devamını sağlamaktır.

Yine en önemli konu Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir siyasi çözüme gidilen yolda asla ve asla taviz vermemeliyiz.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Hulguin yeni bir yol haritası hazırlamaya çalışıyor. Maria Angela , bununla ilgili düşüncelerini 10 Haziran Pazartesi günü yapmış olduğu görüşmelerde GKRY lideri Hristodulidis ve KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a sundu. Holguin; Maria Angela Hristodulidis ve Erhürmanla görüşmesinin ardından Türkiye, Yunanistan ve AB ile temalarda bulunacak..

Gerçek şu ki; ortada ciddi bir hazırlık var!. Guterres, 5’li konferans istiyor. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman böyle bir toplantıda ciddi şeyler olmasını talep ediyor. Beşli konferansa, kapı açmayı konuşmak istemiyor. Bu nedenle de ciddi bir hazırlık süreci yaşanmasını istiyor..

Netice itibarı ile gerilere dönüp bakacak olursak Rum liderliğine hiç ama hiç güvenemeyiz. Rum tarafı kendine eşit görmediği Türk tarafı ile adil ve kalıcı bir çözümü hedeflemiyor. Rum liderliği olası bir siyasi çözümde Egemen eşitlik ve refahı paylaşmak istemiyor.. Rum liderliği her şeyden önce olası bir siyasi çözümde anavatanımız Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü kabul etmiyor.

Durum bu merkezde iken, Rum-Yunan ikilisi uzlaşmaz tutumunu sürdürmeye devam ederken, Rum-Yunan ikisi dün olduğu gibi bugün de Enosis hayali ile yaşarken; biz daha neyi konuşuyoruz?..

Sonuç olarak; Kıbrıs Türk halkına düşen görev; birlik ve beraberlik içinde hareket ederek bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yaşatmak ve tanınmasını sağlamaktır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa..