banner583
banner661
banner726

“Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların doğuştan eşit hakları vardır "

banner476

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Güvenlik Konseyi üyelerine dün geç saatlerde dağıtılan Barış Gücü ile ilgili gayriresmî raporunda ilk kez “Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların doğuştan eşit hakları vardır ve müzakerelere prosedürdeki eşitler olarak katılıyorlar”  ifadesine yer verdiğine dikkat çekildi

banner714
“Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların doğuştan eşit hakları vardır "

banner721

 BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Güvenlik Konseyi üyelerine dün geç saatlerde dağıtılan Barış Gücü ile ilgili gayriresmî raporunda Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün görev süresinin 21 Ocak 2021’e kadar 6 ay daha uzatılmasını önerdiği ve kapalı Maraş için “endişelerini” belirttiği bildirildi.

Genel Sekreter’in ilk kez bu raporda “Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların doğuştan eşit hakları vardır ve müzakerelere prosedürdeki eşitler olarak katılıyorlar”  ifadesine yer verdiğine dikkat çekildi

Alihtia “UNFICYP’in Görev Süresinin Uzatılmasını Öneriyor, Maraş İçin de Endişeli” başlıklı haberinde Guterres’in İyi Niyet Misyonu gayriresmî raporunun da dağıtılmasının beklendiğini belirterek gayriresmî Barış Gücü raporunun içeriğinden alıntılar aktardı.

Gazeteye göre raporunda kapalı Maraş’a da değinen Guterres  “tarafların, Ada’da gerilimi yükseltebilecek ve müzakerelere dönüşü riske sokabilecek tek taraflı eylemlerden kaçınmasının önemine” vurgu yaptı ve bütün tarafları, anlaşmazlıklarını çözmek için diyaloğa çağırdı.

Kapalı Maraş’taki gelişmeleri, “siyasi çözüm olmamasından kaynaklanan benzer zorlukların göstergesi” gördüğünü belirten Guterres “kentin kapalı bölgesindeki gelişmelerle ilgili endişemi tekrarlıyor ve BM’nin pozisyonunun değişmediğini hatırlatıyorum. Konsey’in 9 Ekim 2020 tarihli başkanlık açıklamasını ve Güvenlik Konseyi’nin Maraş’la ilgili 789 ve 550 sayılı kararlarını ve bunlara uyulmasının önemini de hatırlatırım” ifadesini kullandı.

Genel Sekreter Kıbrıs’taki Barış Gücü’nün Akyar’da olduğu gibi bazı bölgelerde serbest dolaşımına getirilen kısıtlamalardan “üzüntü” belirterek “devriye gezme ve görevlerini yerine getirme kabiliyetinin tamamen tesis edilmesini” istedi. “Güvenlik Konseyi’nin Barış Gücü’ne verdiği yetkinin ara bölgede sınırlı kalmadığını, Ada’nın tamamına yayıldığını hatırlatırım” ifadesine yer verdi.

Özel Temsilcisi’nin ateşkes hattı boyundaki -fiili durumu ihlal anlamına gelen - bütün askerî yapılarla ilgili “status quo ante”ye (fiili durumu sürdürmek, var olan durumu olduğu gibi korumak) geri dönüşle ilgili davetine destek belirten Guterres şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle vurguluyorum ki ateşkes hattı boyunca, askerî fiili durumda değişikliğe katkıda bulunan ve Barış Gücü açısından denetime engel getiren, benzeri görülmemiş bir yeni teknoloji gözlem sistemi kurulumu yapılıyor. Bu nedenle, Güvenlik Konseyi’nin bütün taraflardan isteği; ateşkesin Barış Gücü tarafından denetlenmesini ve Barış Gücü’nün yasayı, düzeni idame ettirme ve normal şartlara dönüş çabalarını destekleyen 2018 tarihli muhtırasına uymalarıdır. İki tarafı, daha çok görüşmeye ve ilerlemeye devam edebilmeleri için olası yeni güven yaratıcı önlemlerle ilgili iyi niyetli öneri ve fikirler sunmaya veya önceki önerileri gözden geçirmeye cesaretlendiriyorum. Bu ruhla, güven yaratıcı önlemlerde ilerleme kaydedilmesi ve iki taraf arasında gerilimleri yükseltebilecek mevcut sorunların çözümü platformlarından biri olan, taraflar ile Özel Temsilcim/Özel Danışman Yardımcım arasında Mart ayında başlayan haftalık üçlü diyaloğun sürdürülmesini cesaretlendiriyorum.”

Guterres, yerel ve uluslararası örgütlerin,  toplumlar arasında daha yakın işbirliğini ileri götürme çabalarının “Kuzey’deki rejimle ve onun tanınmasına dair endişelerle bağlantılı engellerle karşılaşmaya devam ettiğine” işaret ettiği raporunda şu ifadelere de yer verdi:

“BM’nin Kıbrıs’la ilgili politikası ve Güvenlik Konseyi’nin konu ile ilgili kararları idame ettiriliyor. (KKTC’nin) Tanınma ile ilgili endişeler, tek başına, işbirliğinin artmasına engel teşkil etmemeli. Her iki taraf da daha çok güven ve işbirliği yaratma fırsatlarını araştırıyor, özlü ilerleme sağlamaları ve toplumları yararına net faydalar sağlamaları hedefiyle bu engelleri aşmak için yaratıcı yöntemler bulma teşvik ediyorum. BM, kendilerine gerekli kolaylığı ve desteği sağlamayı taahhüt ediyor.”

Güvenlik Konseyi’nin, Elizabeth Spehar tarafından 1 Mayıs 2020’de önerilen direkt askeri temas mekanizması kurulmasına dair bir anlaşmaya varılamamasından da üzüntü belirten Genel Sekreter “böyle bir mekanizmanın, tarafların, ara bölge içinde ve çevresindeki gündelik gerilimleri azaltmalarına olanak sağlayacağına ve önemli bir askerî güven yaratıcı önlem olacağına inancım devam ediyor. Karşılıklı kabul edilebilir ve etkin bir askerî temas mekanizması kurulması yönünde gerçek irade olmaması yüzünden Barış Gücü taraflar ile başka askerî güven yaratıcı önlemler izlemeye devam edecek. Bu tür önlemlerden biri, ateşkes hattı boyunca insansız mevkilerin ileri götürülmesi için karşılıklı uzlaşı içerisinde teknolojinin kullanılması olabilir.”

Haravgi haberi manşetten “BM Genel Sekreteri Siyasi Çözüm Eksikliği Yüzünden Maraş İçin Endişeli… Antonio Guterres İki Tarafı Daha Çok Çaba Harcamaya Çağırdı” başlık ve spotlarıyla aktardı.

Gayriresmî rapora bugünkü internet sayfalarında ve çok daha detaylı olarak yer veren diğer gazeteler Guterres’in Kıbrıs barış prosedürünü ‘yegane’ (sui generis) olarak nitelediğini ve ilk kez şu ifadeye yer verdiğini vurguladılar: “Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların doğuştan eşit hakları vardır ve müzakerelere prosedürdeki eşitler olarak katılıyorlar”..

banner342
banner692
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Op.Dr.İlkan Ertuğ - 4 ay önce
Başından sonuna kadarki ifadeleri içinde,Biz Kıbrıs Türkleri'nin leyhine bir tek kelime bile yoktur.Hep aleyhimize olacak kelimeler seçilmiştir.