AB önemli politik sorunlarla boğuşurken, üye devletlerin kendi siyasi görüşlerini öne sürmesi ve siyasal açıdan kendi sorunlarını çözümleme çabası, bu kuruluşun eski güçlü görünümünden eser kalmadığını iddia eden bazı diplomatik çevreler, dıştan gelen geo-politik baskıların ve ekonomik çıkmazların AB’yi bir hayli zor durumda bıraktığını iddia etmekte. Şu anda AB üç sorunla boğuşmakta… 1. Devam eden Orta-Doğu savaşı, 2. Popülist milliyetçilik, 3. Ekonomik sorunlar. Bu üç sorun ilk bakışta çözüme ulaşılabilecek sorunlar olarak gözükse de özellikle AB’nin iki “büyük” üyesi Fransa ve Almanya, diğer üyelerin kendi sorunlarını artık AB yönetiminde değil kendi yöneticileri ile çözmeye çalışması, AB’deki politik çatlakları göz önüne sermektedir. Bunun adı da politik çatlaklardır.

Genişledikçe ve üye sayısı arttıkça sorunları da bir hayli çoğalan AB, şimdi bazı üye devletlerin kendi iç sorunlarını çözme çabalarına engel koymaktan uzak. İngiltere’nin üyelikten çıkma kararının arkasında yatan sorunlar tüm açıklığıyla tekrar ortaya çıkması başlıca sorun olarak tekrar su yüzüne çıkmış durumda. Ekonomik birleşmeden politik birleşmeye geçmeyi amaçlayan AB bu zor sınavda sınıfta kalmış gözükmekte. Ayrıca “Kıbrıs Sorunu” konusunda AB’nin Kıbrıs Rum Yönetimini desteklerken KKTC Devletini hiçe sayması da bazı üye devletlerin gündemine girmiş bulunmaktadır. Kısacası, yine bazı diplomatik çevreler, AB’nin hem politik hem de ekonomik açıdan zor bir döneme girdiğini iddia etmekte ve bu kuruluşun çıkış yolu bulmakta çok zorlandığını kaydetmektedir.