5 Eylül Yeşilırmak’ın Direniş Günüdür, kahraman Mehmetçiklerimizle  bütünleşme günüdür.  Bugün de bu direnişin 48. Yıl dönümüdür. Yeşilırmak bölgesinin Kıbrıs Türk Halkının varoluş mücadelesinde  saygın bir yeri vardır.  
Gerilere dönüp baktığımızda 1 Ağustos 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatı  (TMT)’nin  faaliyete geçmesinin ardından 1958’den itibaren tüm yerleşim birimlerinde TMT örgütlerini ve alt yapısını oluşturmuştu.
Yeşilırmak, 1964 sonrası günlerde Lefke Sancağının bir Kovanı (Taburu) olarak yöredeki Kıbrıs Türklerinin direnişine önderlik etmiş bir kentimizdir.
Yine Yeşilırmak,  Bereketçilerin Anavatanımız Türkiye’den getirdiği Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT)’ye  ait silahların taşınmasında ve korunup dağıtılmasında Yeşilırmak “Bereket Çadırı” görevini başarı ile yerine getirmiştir.
Bereket, TMT emrine Türkiye’den gelen savunma amaçlı her çeşit silah ve patlayıcı yükünün kod adıdır. Bereketler; her türlü risk alınarak balıkçı sandalları ile taşınıyordu. Bereketler; Erenköy bölgesindeki Bereket çadırlarına teslim edilir ve geçici korumaya alınıyordu.
Bereket çadırları önceleri sadece Erenköy’de idi. Daha sonra Yeşilırmak, Akdeniz ve Karpaz’da Balalan köyleri buna eklenmişti. Bereketler; daha sonra Bereket Çadırlarından  çıkarılarak İngiliz İdaresinin ve Rum Halkının dikkatini çekmeden adsız kahramanlar tarafından çeşitli yöntemlerle Kıbrıs’ın her  tarafına dağıtılarak direniş noktalarına ulaştırılıyordu.
Yeşilırmak’ın bu görevi ve statüsü Ağustos 1964’te Erenköy Sancağının kurulmasına kadar devam eder. Yeşilırmak; Erenköy direnişçilerine daima lojistik destek sağlamıştır. Koşulların gerektirmesi üzerine Eylül 1965’te  Yeşilırmak Sancağı kurulmuştur. Bu tarihten itibaren Yeşilırmak, TMT’nin Yeşilırmak sancağı olarak yöre Türklerinin can, mal ve namus korumacılığını üstlenmiştir.
Yeşilırmak Sancağı ; 21 Aralık 1963 Kanlı Noel Rum saldırılarından can ve namusunu kurtarmak için Yeşilırmak’a göç eden çevre Türk köylerinden oluşuyordu.  Bu köyler; Yeşilırmak (315), Kurutepe (256), Yağmuralan (235), Süleymaniye (142) ve Günebakan (141) isimli 5 köydü. Toplam nüfusları ise 1090 idi. Göçmenlerle beraber köy nüfusu 2000’i buluyordu.
1964 yılının ilk aylarında Erenköy’e çıkan öğrencilerden oluşan bir Mücahit Takımı da takviye olarak Yeşilırmak’a gelmişti. Bölgenin savunması askeri bir düzene girmiş, Bölükler, Takımlar ve Mangalar oluşmuş, savunma hendekleri kazılmıştı.  Her yaşta eli silah tutan insanların sayısı 580’e ulaştı. Sonuçta Yeşilırmak’ta soykırım amaçlı Rum/Yunan silahlı saldırılarına karşı koyacak bir askeri düzen  oluşturulmuştu.
20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı günlerinde Yeşilırmak kendi kendini savunmuştu. Ancak Yeşilırmak bölgesi, Barış Harekatı hedefi çerçevesinde  Türk Ordusunun  planı dışında kaldığı için Yeşilırmak bölgesi Rum egemenliğindeki bölgede kalmıştı. 20 Temmuz 1974 Barış Harekatının ilk aşaması  günlerinde Yeşilırmak 8 şehit vermişti. Ancak Yeşilırmak Türk halkı  anavatanımız Türkiye elbet bir gün bizi de kurtaracak inancını hiç ama hiç  yitirmemişti.
20 Temmuz 1974 Barış Harekatının 2. Aşaması günlerinde diğer bir değişle  14-16 Ağustos 1974 günlerinde Rumlar bu bölgeye intikam saldırılarında bulundukları görülür. O günlerde Yeşilırmak Sancağının istemi üzerine Doğu’daki bazı Rum mevzileri Türk Askeri uçakları tarafından bombalanarak   düşmanın o bölgeden çekilmesini sağlamıştı.
Ne var ki 16 Ağustos 1974 günü tamamlanan Barış Harekatının 2. Aşamasında Türk Silahlı Kuvvetleri Dillirga-Lefkoşa yolunu kontrol eden Yeşilırmak bölgesine girmemiş ve Gemikonağı’nda durmuştu, çünkü Yeşilırmak, 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı hedefinin  planında yoktu..
16 Ağustos sonrasında Rum egemenlik bölgesinde kalan ve özgür Türk bölgesinden birkaç kilometre mesafede Yeşilırmak bölgesinin  ne olacağı bilinmiyordu. Durum askeri ve siyasi makamlara iletilmiş ancak ileriye dönük ümit verici bir yanıt alınamamıştı. Yeşilırmak Sancaktarı Ömer Cevdet ve Sancaktar Yrd. Cavit Mete Lefke’ye giderek Türk Barış Kuvvetleri  ile temas kurmayı düşündüler.
Önce Sancaktar Yardımcısı ve bir Mücahit grubu balıkçı sandalı ile gizlice Gemi Konağı CMC İskelesine gelirler. Lefke’de Tabur Komutanı ile görüşürler ve halkın beklentilerini anlatırlar. Komutandan bekledikleri cevabı alamazlar. İş Mücahit’in kendisine kalmıştı!.
3 Eylül günü Mete Sayar ve 45 kişilik Mücahit Birliği Rumların mayınladıkları ana yolu temizleyerek Gemikonağı’na vardılar. Stratejik noktalara Mücahitler yerleştirilir.  Sancaktar Yardımcısının bu arada  Tabur Komutanı ile görüştüğü bilinir.
4 Eylül 1974 günü bir Yeşilırmak Heyeti Boğaz Karargahında Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Nurettin Ersin  Paşa’yı ziyaret eder. Durum anlatılarak köy halkının dileklerini arz ettiler. Korgeneral Nurettin Ersin Paşa, Yeşilırmak Türk halkının bu isteğini haklı bularak onay verir. Bu güzel haberi Yeşilırmak  minnet ve şükranla karşılar.
5 Eylül sabahı 2.30’da Hayri Ündül Komutasında Türk Askeri Kuvvetleri Alayı Ömerli ve Lutro arasına yerleşir.  Sabah 03.00’te Tümen Komutanı Fethi Aktar askeri bir aracın başında Yeşilırmak’a ulaştı.
Bölge halkı kahraman Mehmetçiklerimizi sevinç göz yaşları ile karşıladı. Yeşilırmak, Yeşilırmak olalı böyle bir coşku yaşamamıştı. Böylece 5 Eylül 1974’te sınırlarımıza katılan Yeşilırmak, 5 Eylül Yeşilırmak’ın direniş günü olarak kutlamaya başlanacaktı.  YARIN DEVAM EDECEK..