100. yılını  gururla kutladığımız  Büyük  Taarruz (26 Ağustos 1922) ve Başkomutan Meydan Muharebesi (30 Ağustos 1922) Kurtuluş Savaşımızın kesin sonuçlu muharebeleridir. 30 Ağustos Zaferi; kuvvet oluşturma, planlama ve yığınaklanma  gerekse planlandığı şekilde icra edilmesi bakımından eşi görülmemiş büyük bir zaferdir.
30 Ağustos 1922 Zaferine giden yolda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı çok duygusal  bir gece vardır.  Konu ile ilgili olarak  Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran , Mustafa Kemal Atatürk’ün  30 Ağustos Zaferinden  önce bir tepeye çıktığını ve ağlayarak dua ettiğini anlattı.  Mustafa Kemal’in, emir eri tarafından görüldüğünü ifade eden Taşkıran, olayı şu şekilde anlattı:
Atatürk, Salim Çavuşu (Atatürk’ün postacısı) çağırıyor. Mustafa Kemal, sana verilen bütün işleri bırak git. İstirahat et diyor. Şafak sökmeden saat 03.00 gibi  bana gel, sana bir zarf vereceğim, verdiğim zarfı Fevzi Paşa’ya göndereceksin o okuyacak cevabını verecek onu bana getireceksin..
.. Çorumlu Salim Çavuş gidiyor. Ama uyuyamıyor.  Tabii önemli bir görev bu!.. Saat 03.00 olmadan kalkıyor geliyor Mustafa Kemal Paşa’nın karargahının bulunduğu yere..  Nöbetçi: “Paşa dışarı çıktı, yukarı tepeye doğru tırmandı.” Diyor.  Biraz bekledikten sonra daha fazla dayanamayarak, geç kalma endişesiyle yanına gitmeye karar veriyor.   Bunun üzerine biraz yaklaşıyor . Mustafa Kemal fark ediyor. Ettiği duayı  şöyle anlatmış.
“Allahım” diyor. “Bu Yüce Türk Milletine Giriştiği Bu Kutsal Davada Yardım Et, Onun Bu Kutsal Davasını Başarıya Eriştir. Bu Millet Büyük , Asil Bir Millettir. Bu Milleti Giriştiği Bu Davada Muzaffer Eyle” diyor ve bir yandan da göz yaşlarını akıtıyor..
.. Sonra Salim Çavuşu görüyor. Dönüyor ve “Salim Burada  Mıydın?” diyor.  “Al Bu zarfı” diyor ve veriyor Salim’e, zarfı götürüyor, geldiği zaman zaten taarruz başlamış oluyordu.” Kaynak: https://www.ensonhaber.com/ataturk-30-agustos-zaferi-oncesi-aglayarak-dua-etti-2016-08-30.html
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasında 26 Ağustos 1922’de başlayan 30 Ağustos’ta sona eren Başkomutanlık Meydan Muharebesi  Türk ulusunun yeniden diriliş savaşıdır,  Türklerin  Anadolu’yu yabancı güçlerden geri alma savaşıdır.  Türk milleti bu savaşı kazanamamış olsaydı, bugün Anadolu’da Yunanlılar, Ermeniler, Fransızlar, İtalyanlar yaşıyor olacaktı..
..Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’ndaki yenilgisini belirleyen 30 Ekim 1918 Mondoros Ateşkes Antlaşması’nın 7.  Maddesine göre İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit eden bir durumu  bahane ederek istedikleri bölgeleri işgal edebileceklerdi..
..Anlaşmanın hemen ardından işgaller başlarken Boğazlar’ın  İngilizlerin kontrolüne geçmesinin ardından  İngilizler Çanakkale, Musul, Batum, Antep, Konya Maraş, Samsun, Bilecik, Merzifon, Urla ve Kars’ı işgal ettiler.  İstanbul’un işgali 13 Kasım 1918’den itibaren 6 Ekim 1923 yılına kadar 5 yıl kadar sürdü. Fransızlar ise Trakya’daki demiryolunun önemli istasyonlarını, Dörtyol, Mersin, Adana ve Afyon istasyonunu işgal ettiler. İngilizler tarafından işgal edilen, Güneydoğu’daki bazı iller daha sonradan Fransızlara terk edildi. İngiliz orduları Maraş, Antep, Urfa, Adana ve civarını işgal etmişti. Musul’daki petrol kaynakları için Fransa ile 15 Eylül 1919’da imzalanan  Suriye İtilafnamesi ile Musul İngilizlere, Maraş, Antep ve Urfa civarı Fransızlara bırakıldı.   İtalyanlar ise Antalya, Kuşadası, Bodrum, Fethiye ve Marmaris’i işgal ettiler. Konya ve Akşehir’e de asker yolladılar..
..İtalyan işgali 28 Mart 1919’dan 5 Temmuz 1921 tarihine kadar 2.5 yıl sürdü.  Mondoros Mütarekesinin Doğu Anadolu’da 6 vilayetin Ermenilere  bırakılacağına ilişkin maddesi, Ermenileri harekete geçirdi. Ermeniler kurdukları Alaylarla Doğu Anadolu’da yayılmaya ve bölgedeki Türklere zulüm ve baskı yapmaya başladılar. Kozan, Osmaniye, Mersin ve Adana’ya Fransızlarla birlikte  Ermeni çetecileri de geldi. Yunanlılar kendilerine vaat edilen Ege Bölgesi’ni ele geçirmek üzere, İngiliz, Amerikan ve Fransız Savaş gemilerinin koruması altında 15 Mayıs 1919’da İzmir’e girdiler.  Daha sonra Yunanlılar 3 koldan Ege Bölgesini işgal ettiler.  Yunan işgali 15 Mayıs 1919’dan 9 Eylül 1922’ye kadar üç yıl sürdü..
..Türk Kurtuluş Savaşımızda işgallere karşı ilk silahlı direniş Güneydoğu Anadolu’da Fransızlara karşı başladı. İlk Kuvay-ı Milliye Hareketi Batı Anadolu’da Yunanlılara karşı ortaya çıktı. Yunan Askeri birliklerinin İzmir’i işgal etmesi ve Anadolu içlerine ilerlemeye başlaması, Kuvay-ı Milliye’nin doğuşunu ve Milli Mücadelenin yani Türk Kurtuluş Savaşının başlamasını sağladı..
Mustafa Kemal’in komutasındaki Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922’de başlatılan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Dumlupınar Meydan Muharebesinde Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı.  Yunan ordusu dağıldı  ve Türk ordusu 2 Eylül’de Uşak’a girdi. Yunanistan Küçük Asya Ordusu’nun Başkomutanı General Nikolaos Trikupis tutsak edildi…
..Mustafa Kemal “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir. İleri” komutunu verdi. Türk ordusu düşmanı İzmir’e kadar kovaladı. Türk ordusu 9 Eylül 1922’de İzmir’e girdi..
..Bu savaş Mustafa Kemal’in önderliğinde yapıldığı için  Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Kaynak: https://www.dunya.com./kose-yazisi/biz-bu-toraklara--kolay-sahip-olmadik/379725
Başkomutanlık Meydan Muharebesi; Türk Kurtuluş Savaşı’nı sona erdiren savaştır. 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un beşinci günü olan 30 Ağustos’ta Dumlupınar yakınlarındaki Aslıhanlar Meydan Savaşı’nda Türk Ordusu düşmanın beş Tümenini yok etti. Başkomutanlık Meydan  Savaşı , iki yıl süreyle, bir yasayla bu ad kabul edilinceye kadar, Aslıhanlar Meydan Muharebesi adıyla anıldı. Savaşı Başkomutan Meraşal Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) Aslıhanlar’ın çok yakınındaki Akçaşar’daki komuta yerinden yönetti. Çarpışmalar saat 14.00’te başladı. Hızla gelişerek saat 17.00’de doruk noktasına ulaştı. Bu saatten başlayarak düşman kuvvetleri grup grup beyaz bayraklar sallayıp Türk Ordusu’na teslim oldu. 29 Ağustos akşamı 40 bin kişilik bir kuvvetle bölgeye gelen Yunan Ordusu’nun beş Tümeni 30 Ağustos gece yarısına doğru yaklaşık 4000 ölü ve 2000 tutsak verdi. 7.000 kişilik Yunan kuvveti ise karanlıktan yararlanarak Murat Dağı yoluyla çekilmeyi başardı. Çekilenlerden 1.069 kişi 31 Ağustos’ta Oysu’da, Yunan Başkomutanı General Trikopis ve 5476 kişi 2 Eylül’de Uşak yöresinde tutsak edildi..
..Başkomutanlık Meydan Savaşı , dünya savaş tarihine taktik ve stratejik yönünden  kusursuz hazırlanıp uygulanmış bir meydan savaşı olarak geçti. Savaşın kazanılmasında çarpışmaları Mustafa Kemal Paşa’nın yönetmesi, Güney’deki 5., 11., 23. Ve 3. Kafkas tümenleriyle Kuzey’deki 16. Ve 61. Türk Piyade tümenleri ve ayrıca 8. Piyade ve 3. Suvari Tümenleri etkin rol oynadı. Türk Ordusu 9 Eylül’de İzmir’e, 12 Eylül’de Bursa’da (Mudanya) denize ulaştı. 26 Ağustos’ta başlayan Taarruzda Türk kaybı 10 bin, düşmanın kaybıysa 100 binin üzerinde olmuştur. Kaynak: www.nkfu.com/baskomutanlik-meydan-muharebesi-ozeti/
Atatürk, Kocatepe’de, 26 Ağustos sabahı şafak sökerken orduya taarruz emrini verdi. Öncesinde ise büyük komutan oturduğu yerde uzun süre kuran okudu, dua etti.
26 Ağustos sabahı top atışı ve ardından gelen taarruzla Kalecik Sivrisi ve Belentepe ele geçirildi. 27 Ağustos’ta cephe yarıldı ve Afyon ele geçirildi.  Takip eden iki gün boyunca yapılan  harekatla çekilebilen Yunan Kuvvetleri kuşatıldı. Kuşatılan düşman kuvvetlerinin önemli bölümünün imhasıyla 30 Ağustos 1922 günü Yunan Ordusunun İzmir ve Bursa yönlerine kaçışı başladı, bölgede çatışmalar  yaşandı. 18 Eylül gününe gelindiğinde Anadolu’da bir tane Yunan Askeri kalmamıştı.. Kaynak: Ömer Dedeoğlu, Zaferin 100. Yılı , Bütün Dünya, s. 30,  1 Ağustos 2022
Mustafa Kemal’in  kumandasındaki Türk Ordusu tarafından 26 Ağustos 1922’de başlatılan Büyük Taarruz , 30 Ağustos’ta Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı.  Yunan ordusu dağıtıldı ve 2 Eylül’de Uşak’a girildi. Yunanistan Küçük Asya Ordusu’nun Başkomutanı General Nikolaos Trikopis tutsak edildi.
Sonuç olarak; Mustafa Kemal “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir. İleri”  komutunu verdi.     Büyük Taarruzun başarı ile sonuçlanmasının ardından  kaçan düşman  İzmir’e kadar takip edilir. 9 Eylül 1922’de İzmir’in düşman  işgalinden kurtulmasıyla birlikte anavatanımız Türkiye  düşmandan temizlenmiş oluyordu.
Bu savaş Mustafa Kemal’in önderliğinde yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.  30 Ağustos, “ Zafer  Bayramı” olarak ilk defa 1923 yılında Afyonkarahisar, Denizli, Kahramanmaraş, Ankara ve İzmir’de kutlanmıştı. Başkomutanlık Meydan Muharebesinin kazanıldığı  30 Ağustos günü, 1 Nisan 1926’da çıkarılan 795 sayılı yasa ile Zafer Bayramı  olarak kabul edildi. Mayıs 1935’te ise 30 Ağustos  Milli Bayram olarak kabul edildi.
Büyük Türk Milleti Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, onun  silah arkadaşlarına  ve adsız  kahramanlarımıza minnettardır.  30 Ağustos Zafer Bayramımızın 100. Yıl Dönümü Kutlu Olsun.. Ne Mutlu Türküm Diyene..