banner583
banner529

27-29 NİSAN 2021 CENEVRE 5+BM TOPLANTISI VE BEKLENTİLER (2)


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 07 Mart 2021, 12:55

7-11 ve  20-21 Kasım 2016 tarihlerinde İsviçre’nin   Mont Pelerin Mont kasabasında ve  9-11 Ocak 2017’de Cenevre’de  gerçekleşen Kıbrıs sorunuyla ilgili Konferansın başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından 28 Haziran 2017’de başlayan  CransMontana Konferansı Rum Yunan ikilisinin “Sıfır asker, sıfır garanti” söyleminden  vazgeçmediği gibi  Türk tarafının teklif ve önerileri karşısında hiçbir yapıcı  adım atmayacak ve de 07 Temmuz 2017’de CransMontana  Kıbrıs Konferansınısabahın erken saatlerinde terk etmeleri sonucu konferans başarısızlıkla sonuçlanacaktı..
CransMontana Kıbrıs konferansının başarısızlıkla  sonuçlanmasının ardından  basına yapmış olduğu açıklamada “Eşitlik, güvenlik ve özgürlük içinde yaşanacak iki kesimli federal bir yapıyı kurmak için sürdürdüğümüz çalışmayı güvenlik  ve garanti konferansına  dönüştürmeye çalıştılar..  Konferans  “sıfır asker, sıfır  garanti söylemleriyle başladı ve bitti.Biz Kıbrıs’ta hak ettiğimiz ve alnımızın akıyla onurlu bir toplum olarak  yaşamanın yollarını bulacağız” diyen  KKTC Cumhurbaşkanı sayın Akıncı: “Bu Bizim Neslin Son Denemesiydi” demişti!..
O günde aramızdan bazılarının federasyon hayallerinin  de tarihe karışmasına karşın günümüzde hala daha ayni rüyayı görmeye devam edenler vardır!.  Rum-Yunan ikilisinin, CransMontana  Konferansını, Garanti Antlaşmalarının  iptalini sağlamak ve  daha çok toprak tavizi elde etmek ve  de   Enosis’e giden yolu açma hedefleriyle  terk ettiklerini BM Güvenlik Konseyi de AB de, çok iyi bilmektedir.
 İşte bu nedenledir ki 27-29 Nisan 2021 günlerinde gerçekleştirilmesi hedeflenen  5+BM gayrı resmi BM Konferansında Anavatanımız Türkiye ve KKTC;Anastasiadis’in  zamana oynama taktiğine  ‘yeter’ artık diyerek  Kıbrıs’ta uzlaşı için  egemenlik temelinde  iki devlet çözümünü masaya koyarken  ilgili  taraflar  Türk tezlerini isteseler de istemeseler de, beğenseler de beğenmeseler de , dinlemek durumunda  kalacaklardır!.. Beğenseler de beğenmeseler yollar ayrılacaktır.
Nitekim konu ile ilgili olarak  Kıbrıs’ta uzlaşı için yeni bir müzakere zemininin şart olduğunu söyleyen KKTC  Cumhurbaşkanı sayın Ersin Tatar: “Yarım yüzyılı aşkın   bir süredir başarısız olan bir zeminde yapılan  müzakere süreçleri artık geride kaldı.  Gerçekçi bir zemin temelinde adil ve kalıcı bir uzlaşı mümkündür.  İki devletin  egemenliğine ve işbirliğine dayalı yeni vizyonu gayrı resmi toplantıda paylaşacağını belirtti.”
Konu ile ilgili olarak KKTC Dışişleri  Bakanı sayın Tahsin Ertuğruloğlu: “5+1 Konferansında taraflar arasında  müzakere edilebilecek ortak bir zemin olup olmadığının tespit edileceğini” dile getirdi.
Diğer yandan konu ile ilgili olarak “Adada federal çözüm için  her şey yapıldı. Ancak Rumların tutumu nedeniyle başarı sağlanamadı” diyen KKTC Cumhurbaşkanlığı Müzakere Ekibi  Hukuk Danışmanı ve UBP  Milletvekili Oğuzhan  Hasipoğlu: “Federasyon olmuyorsa başka modeller konuşulmalıdır” dedi.
Unutmayalım ki; GKRY eski Başkanlarından Vasiliu: “Kıbrıslı Türkler 400 kusur yıllık misafirimizdir” demişti. Vasiliu bu sözlerini boşuna söylemedi.  O ne dediğini çok iyi biliyor!..  Kıbrıs Türk Halkı için   misafir diyerek kendilerini de adanın sahibi olarak gören Rumlarla  Kıbrıs Türk  Halkının ‘eşit’ olamayacağının mesajını veriyordu..
Kıbrıs’ta olası bir yeni müzakere sürecinde  Kıbrıs Türk tarafı , Kıbrıs Rum tarafı, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere yer alacak.. Bu çerçevede Türkiye ve KKTC birlikte hareket ederken Yunanistan ve Rum tarafı diğer cephede yer alacak..  İngiltere’nin tutumu Kıbrıs Türk tarafı ve  Türkiye için önemlidir.. ABD’nin de desteğiyle hareket edecek olan İngiltere’nin söz konusu toplantılarda önemi büyüktür. 
KKTC’de ise başta CTP  olmak üzere diğer sol parti ve  bazı sendikalar 1968 yılından beri devam eden federasyon görüşmelerindeki başarısızlığa rağmen  hala daha federasyon diyorlar başka bir şey demiyorlar ve de  Rumların   Garanti Antlaşmalarının iptali yönündeki ısrarlarını  görmezden geliyorlar..
Federasyonu Türk tarafının ortaya attığı bir siyasi çözüm  olduğunu, yıllardan beri de görüşüldüğünü  iki devletli siyasi çözümü gündeme getirmenin doğru olamayacağını dile getirenler vardır.  Federasyon  çözümünü gündeme getiren Türk tarafıdır ama dünden bugüne gelinen aşamada Kıbrıs Türk Halkının ‘azınlık’ hakları ile Rum’a yama olmasının hedeflendiğini unutmayalım..
27-29 Nisan 2021’de BM Güvenlik Konseyi’nin   düzenleyeceği 5+1 gayrı resmi Konferans öncesinde 08.02.2021’de günü birlik Güney Kıbrıs’a gelen Yunanistan Başbakanı Mitsotakis; “Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın, Kıbrıs Halkının arzusu olan  BM Parametreleri temelinde  alınan  kararlar çerçevesinde  , barışçıl ve yeniden birleşmiş  bir Kıbrıs’ta , Kıbrıslı Rumların ve  Kıbrıslı Türkleri  barış içinde yaşamalarını sağlayacak bir birleşmeyi başarmak  için  koordine  olmanın  mantıklı ve beklenen bir  yükümlülük olduğunu” belirtti.
Anastasiadis’in neden Türkiye’nin askerini ve garantörlüğünü istemediği çok açık ve nettir. Çünkü hedefleri ilk fırsatta Enosis’i gerçekleştirmektir.. Diğer bir değişle Rum liderliğinin istemediği Kıbrıs Türk Halkının ve Anavatanımız Türkiye’nin   adadaki varlığıdır. Bunun için de  garanti antlaşmalarının iptali isteniyor..
Tarih göstermiştir ki Garanti Antlaşmalarını Türkiye mecbur kalmadan kullanmamıştır.   Neden kullanmıştır? Kıbrıs Türk halkının Girit misali yok olmasını önlemek için kullanmıştır.. Kıbrıs Türk Halkı  Garanti Antlaşmalarını , Anavatanımız Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin neden istendiği çok açık ve nettir..  Bu antlaşmalar kesinlikle  sulandırılamaz..
Diğer yandan Rum Hükümet Sözcüsü KiryakosKusios, kendinden büyük laflar ederken  5+1 Konferansından neler  beklediklerini ve taleplerini dile getirirken konferanstan sonuç alınabilmesi için; “Türk askeri gitmeli, garantiler iptal edilmeli, Rumlar 1974 öncesi yerleşim birimlerine dönmeli, BM kararları ve parametreleri çerçevesinde   çözüm aranmalı.   Bunlar olmazsa hiçbir çözüm formülü kabul edilmeyecek” dedi.
Peşin ve ön yargılarla gidilecek bir konferansın başarılı olması söz konusu olamaz..  Rum-Yunan ikilisi rüya görmeyi bırakmalı  ve adadaki gerçekleri görmelidir. Rum-Yunan ikilisi çok iyi bilmelidir ki; Ne Türk askeri Adadan gider ve ne de Garanti Antlaşmaları iptal edilir. Ne de  Kıbrıs 1974 öncesine dönebilir..
Kıbrıs’ta dünden bugüne yaşanan gerçekler vardır. Ama BM, AB ve diğer büyük diye geçinen güçler Kıbrıs Türk Halkının  haklarını ve de bağımsız ve egemen devletimiz KKTC’nin varlığını görmezden geliyorlar ve de 27-29 Nisan 2021 tarihleri arasında Cenevre’de gerçekleştirilmesi hedeflenen 5+BM Konferansı öncesi   BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi  Elizabeth Spehar’ın  KKTC topraklarına gelerek  bazı parti yetkilileri ile   temaslarda bulunması kabul edilecek bir durum değildir… BM Genel Sekreteri  kabul etse de etmese de Kıbrıs Türk Halkı için Federasyon görüşme süreci bir kez daha başlamamak üzere sona ermiştir. Bu böyle biline…
Yakın geçmişte de Megali İdea hedefleri doğrultusunda Enosis hedeflerinden sapmadığını ima eden  açıklamasındaRum Liderliği; hedeflerinin Anavatanımız Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılmasını hedef alarak “AB Hukukuna uygun  egemen  bir Kıbrıs Cumhuriyeti”  istediklerini  dile getirdi...
BM  Genel Sekreteri AntonioGuterres’in 27-29 Nisan 2021’de düzenlemeyi hedeflediği 5’li gayrı resmi  Konferans’ta Kıbrıs Türk tarafının ve Anavatanımız Türkiye’nin   gündeme getirdiği  egemen eşitlik temelinde iki devletli siyasi çözümün  Rum-Yunan ikilisi tarafından reddedeceği ve BM parametreleri temelinde  çözümü gündeme getireceği çok açık ve nettir. Böylesi bir durumda Kıbrıs Türk Halkına ve Anavatanımız Türkiye’ye düşen görev hemen KKTC’nin tanınması ve tanıtılması için bir kez daha bu hedefi ertelemeden  harekete geçmektir.
Kıbrıs’ta dini, dili, kültürü ve ırkı tamamen farklı olan iki halk, yan yana barış ve huzur içinde  yaşamak durumundadır..  Kıbrıs Türk ve Rum halkları barış ve güven , huzur ve özgürlük ortamında yan yana  yaşamanın yolunu bulmalıdır..  Tek çare bağımsız ve egemen  iki devletin yan yana yaşamasıdır.
Kıbrıs’ta adil ve kalıcı siyasi çözümün yolu;  Adadaki bağımsız ve egemen iki devletin siyasi eşitliğine ve egemenliğine dayalı iki devletin birbirini karşılıklı olarak tanımasıyla mümkündür..Adil ve kalıcı bir siyasi çözüm için  bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması  için harekete geçmeliyiz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa…
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.