banner107
banner82

RUM-YUNAN İKİLİSİ ISRARLA GARANTİ ANLAŞMALARININ KALKMASINI İSTERKEN


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 24 Mayıs 2017, 10:01

Günümüzde Rum Ortodoks Kilisesinin ve de Rum Ulusal Konseyi’nin desteğini alan ve de siyasi bir çözüm için önce güvenlik ve garantiler gelir diyen  Anastasiadis:   “Garanti anlaşmaları çağ dışı kalmıştır, garantiler iptal edilmezse anlaşma olmaz” diyor.

19 Ocak 2017’de Güney Kıbrıs’ı ziyaretinde Yunan Savunma Bakanı Kammenos: “Türkiye’nin ve işgal kuvvetlerinin Kıbrıs’ta  hiçbir yeri yok” derken GKRY Savunma Bakanı  Fokaidis : “Kıbrıs sorunu Türk askeri tamamen çekilmeden  ve  mevcut 1960 garanti sistemi   kaldırılmadan çözülemez” diyordu.

Rumların yüzde yüzü “Türkiye’nin  etkin ve fiili garantisi ve de tek yanlı müdahale hakkı kalkmadan, Türk askeri çekilmeden  çözüm olmaz” diyor. 

Günümüzde, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskopos’u II. Hrisostomos, 21 Aralık 1963’te Türkler bize saldırdı, biz de kendimizi  savunmak durumunda kaldık” diyor ve buna neredeyse kendi de inanıyor!...

Ancak maalesef  günümüzde  bu yalanlarıyla, yaptıkları propagandalarıyla  Rum liderliği dünya kamuoyunu o kadar inandırmışlar ki bir çoğu Ada’nın Kuzeyinin   Türkiye’nin işgali altında bulunduğunu ve bu topraklarda  bağımsızlığını tek taraflı olarak  ilan eden KKTC’den bahsediyorlar…

Şu bir gerçek ki Kıbrıs sorununun bu günlere kadar gelmesinde  BM Güvenlik Konseyi’nin 186(1964) , 541(1983) ve 550(1984) tarih ve sayılı kararları yanında; 24 Nisan 2004 Annan Planı referandumunda ‘hayır’ diyen  Rumları 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti olarak 1 Mayıs 2004 tarihi itibarıyla üye kabul etmeleridir….

Rum-Yunan ikilisine bu yönde de destek veren büyük güçler acaba 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkı 6 aylık bebelerden tutun da seksenlik yaşlılara kadar toplu mezarlara gömülürlerken neredeydiler?  Türk ordusu Kıbrıs’ı  1974’te kirletti diyen Anastasiadis’e tarihi gerçekleri görmeye davet ediyoruz. Kıbrıs’ı   kirleten Türk ordusu değil, 15-19 Temmuz 1974 tarihleri arasında  1500 soydaşını  komünist diye öldüren   Yunan Ordusu ve Rum Milli Muhafız Ordusudur. 11 yıl boyunca Kıbrıs Türk halkına silahlı saldırılarda  ve katliamlarda bulunan  Rum liderliği  çok iyi bilmelidir ki 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı ile Türk Ordusu Kıbrıs’a barış ve huzur getirmiştir. Türk ordusu,  Rumları da iç savaştan kurtarırken Yunanistan’ı da Cunta idaresinden kurtarmıştır, Yunanistan’a demokrasiyi getirmiştir.

Günümüzde de Rum kötü niyetli olmasa,   mevcut Garanti ve İttifak anlaşmalarının aynen devamını isteyeceklerdi. Ancak, Rum liderliği art niyetli olduğu için garanti anlaşmalarının iptalini sağlayamazlarsa bile sulandırmayı hedefliyorlar. Neticede, Megali İdea  hayali içinde yaşayan  Rum-Yunan ikilisi  anavatanımız  Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi sulandırılmasını sağlayarak hedeflerine ulaşmak isteyeceklerdir.

Görünen o ki, gündemde büyük güçlerin ; her garantör ülke kendi halkının güvencesinden sorumlu olması hedefleniyor.  Türkiye sadece  Kıbrıs Türk halkını ve  Yunanistan da kendi halkından ve İngiltere de  Ada’daki kendi üslerinden sorumlu olması gündeme getirilmek isteniyor…Böyle bir garanti sistemi olamaz  ve kabul edilemez. Dünya bilmelidir ki  anavatanımız Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör olması başka şeydir, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin sağlanması başka bir şeydir. Anavatanımız Türkiye gelmesi muhtemel bu teklifleri elinin tersi ile itecektir.

Sonuç olarak; mevcut görüşme sürecinde Rum Kıbrıs Türk halkının özgürlüğüne, bağımsız ve egemen devletimiz KKTC’nin varlığına  ve de  siyasi eşitliğimize  ve self-determinasyon haklarımıza, insanca yaşama haklarımıza karşı çıkmaktadırlar; garanti anlaşmaları iptal edilmeden, Türk askeri Kıbrıs’tan çekilmeden  çözüm olmaz diyorlar. Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskopos’u II. Hrisostomos “Size Türkçe Söylüyorum, Çözüm Yok” diyor, Rum liderliği Kıbrıs Türk halkını ‘sözde’ Kıbrıs Cumhuriyeti’ne azınlık’ olarak yamalamak istiyorlar, bunu açık açık da söylüyorlar ve biz hala daha  siyasi çözüm arayışlarında ısrarlı olmaya devam ediyoruz!...

Dünya kamu oyu çok iyi bilmelidir ki  Kıbrıs Türk halkı  Rum’un asla azınlığı olmayacaktır. Kıbrıs Türk halkı bağımsız ve egemen devleti KKTC’ni yaşatmak ve tanınmasını sağlamak için mücadelesine devam edecektir….

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.