banner107
banner82

Limasol Direnişimizin 52'nci yıldönümünde şehitlerimizi saygıyla anıyoruz


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 13 Şubat 2016, 13:44

 

Toplumsal Egemenlik ve Şanlı Limasol Direnişimizin  52nci yıl dönümünde  şehitlerimizi  saygıyla anıyoruz.

21 Aralık 1963de Rumların Lefkoşada başlattıkları   Kanlı-Noel saldırılarıyla Akritas Planı devreye konulur.  Hedef , Megali İdea hayali çerçevesinde yer alan  Enosisi gerçekleştirmekti.  Kıbrıs Türk halkını bir soykırımla ortadan kaldırmak için   harekete geçen    Rumlar hiç beklemedikleri bir dirençle  karşılaşırlar. Lefkoşada Türk direnişini  çökertemeyen  Rum saldırıları  kısa sürede tüm adaya yayılır. 

52 yıl önce , Yunan Alayından da alınan destekle silahlı Rum saldırılarına maruz kalan   bir avuç yiğit Limasol Türk halkının  yarattığı destan  bugün Kıbrıs Türk halkının  varoluş  mücadelesine 2. Plevne müdafaası olarak  geçmiştir.

10 Şubat 1964 akşamı başlayan  ve  3 gün , 3 gece devam eden saldırılarda , Mustafa Ali Zihni, Kemal Selim, Ayhan Hüseyin, Faik Cahit Karamanca ve Münür   Şago adlı 5 mücahidimiz şehit düşerken sivil halkımızdan da  Ali Fevzi ve Halil Hasan isimli iki soydaşımız şehit olmuşlardı.

O günde , Limasol Sancağına bağlı Piskobu, Bağlarbaşı, Aşağı Binatlı, Evdim ve Çanakkale yerleşim birimlerimize de saldırılarda bulunulmuştu.

Limasol Türk halkı, kendinden sayıca , silah ve mühimmat bakımından kat kat üstün   Rum-Yunan kuvvetlerine karşı direniş göstererek Kıbrıs Türk halkının  varoluş mücadelesinde  hafızalardan  silinmeyecek kahramanlık örneği sergilemişlerdir.

14 Şubat 1964 tarihli Bozkurt  Gazetesi verdiği haberde :  “…Limasolda Rumların Türkleri imha amacını güden  saldırganlığı 11 Şubatı 12 Şubata bağlayan  gece , sabaha karşı saat 4.30da başlamış , iyice   hazırlandıkları  ve çizilmiş   bir plana  göre hareket ettikleri anlaşılmıştır. Rumlar önce Limasol Kalesi, Amatus Seyahat Acentesi binası,  , Hacı Pavlo İçki Fabrikası  , Gümrük Ambarları, Rum Belediyesi , Sıhhiye binası  , Kiremit, KEO ve Koka-Kola fabrikaları  ve resmi İnşaat Dairesi binaları üzerine yerleştirdikleri  elliden fazla ağır makineli tüfekle Türk   mahallelerine   ateş yağdırmışlardır….Limasol Türklerine karşı hunharca harekete geçen   ve her  türlü  modern  silahlarla   , zırhlı tanklarla mücehhez Rumlar, bir avuç kahraman Türkü bir santim dahi geriletememişlerdir. Limasolda yapılan ateş-kes anlaşmasına rağmen EOKAcılarınsaldırıları  dün de devam etti. Mücahitlerimiz destanlar yarattı…” deniliyordu.

15 Şubat 1964 tarihli Halkın Sesi Gazetesinde  yer alan  “….Limasoldaki Mücahitlerimize”  başlıklı yazısında   çok değerli  Lise tarih öğretmenim sayın Vergi H.Bedevi : “…Yetkili bir  İngilizin  dediğine göre  Limasolda  Rumların   kullandığı mühimmat  ,  bütün Ada  Türklerine  karşı yapılacak  bir savaşa yetecek kadar  çoktu….

Limasolda destanlar yaratan  kahraman Türk Mücahitleri !

Atamayacak kadar az olan kurşunlarınıza  imanınızı da  katarak  , piç sürüleri karşısında  bir adım gerilemediniz.  Karadan ve denizden  mütemadiyen  takviye alan   düşmana karşı  , her taraftan  sarılmış olduğunuz halde  , Türke has   bir cesaret  ve metanetle  karşı koydunuz . Galibiyetiniz   şanlı tarihimiz   yeni bir sayfa  daha ekledi….

Binlerce baldırı çıplağı  silahlandırmakla  Türkleri kolayca   bertaraf edeceklerini  uman ‘meşru idareciler  , çok yanıldılar.  Kıbrıs Türkünün otomatik silahlara  av tüfekleriyle karşı koyacağını  , Türk gencinin  tankın üzerine  , “Time” dergisi  muhabirinin   bizzat gördüğü  gibi,  bahçe  tırmığıyla  yürüyecek kadar  kahramanlık göstereceğini  düşünemediler.   Türkün damarlarındaki kanın  , mucizeler  yaratabilecek  kudrette  olduğunu bilemiyorlardı…

Bilememekte haklıydılar. Zira bunlar, kiliselerde  “Enosis” nutukları  çekmekle  , pusu   kurarak  İngilizleri  arkadan   vurmakla  öğrenilemez….” diyordu..

15 Şubat 1965  tarihli Limasolun Sesi gazetesi manşetten  verdiği haberinde     “İkinci Plevne Müdafaası , Tarih Olmuş Üç Günün Gerçek Hikayesi, 11-13 Şubat Limasol   Türk halkının Şahlanışının Yıldönümüdür” deniliyordu….

Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, meşru hak ve çıkarlarını , bağımsızlığını güvence altına almak ve Rum  yönetiminin tüm adaya egemen olmadığını ve Kıbrıs Türk halkını temsil etmediğini dünyaya haykırmak için 15 Kasım 1983de  KKTCni  ilan etti.

Bugün Kıbrıs Türk halkı olarak sahip olduğumuz kazanımların ; geçmişte çekilen acıların , yapılan fedakarlıkların kaybedilen yaşamların sayesinde gerçekleştiğini hiç  ama hiç  unutmayalım…

 

Ölüme meydan okuyan Mehmetçik ve Mücahit olmasaydı bugünkü özgürlük ortamını yaşayamazdık. Şehitlerimize; özgürlüğümüz için, toplumsal egemenliğimiz için, bağımsızlığımız için , bize emanet ettikleri vatan  toprakları için Ay yıldızlı bayraklarımız için  ve evlatlarımıza verdikleri gelecek için borcumuz vardır. Bu borç ancak KKTCnin tanınması ve tanıtılmasıyla ödenebilir…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.