banner107
banner82

Başpiskopos II. Hrisostomos'tan inciler


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 28 Şubat 2016, 11:06

26 Haziran 2015de Başpiskopos II. Hrisostomos  Nazmi Pınarın sunduğu Ada Raporu proğramında Yusuf Kanlının  gerçekleştirdiği  röportajda Hrisostomos,  Annan Planı çerçevesinde bir çözüm sürecine kesinlikle destek vermeyeceklerini açıklamıştı. 

Liderlerin kahve içmesi ya da birlikte  tiyatroya  gitmesinin  çözüm için yeterli olmayacağının altını çizen Hrisostomos , çözüm için  Adada  yalnızca  Kıbrıslı Türk ve Rumların kalması gerektiğini savunan  ve  1960 öncesi Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında bir anlaşmazlık olmadığını söyleyen Hristofyas;

EOKA Kıbrıslı Türklere karşı değildi. EOKA Türkleri değil, İngilizlerle  işbirliği  yapan  Rumları öldürdü. . “Çözüm, Annan  Planına  dayandığı zaman biz kilise olarak ona karşı olacağız” dedi.

“İşgalden sonra  sadece Kıbrıslı Rumlar değil, Kıbrıslı Türkler de zor günler yaşadı diyen II. Hrissostomos , Kıbrıslı Türklerin yarısının  adadan ayrıldığını  belirti.  1974den sonra olan durumlardan  Kıbrıslı Rumlar da Kıbrıslı Türkler de  memnun değil. Türkiye burada kendi devletini kurmak istedi. Denktaşın da felsefesi Kıbrısta  bir Türk devleti kurmaktı. Hakikat budur” dedi.

Başpiskopos II.  Hrisostomos: “ Federasyonda bir adam bir oy kuralı gerekli. Çoğunluk azınlığı idare etmeli” dedi.

Yakın geçmişte de 7 Kasım 2015de Avusturyada  yayın yapan  “Wienner     Zeitung” isimli gazeteye Kıbrıs sorununa ilişkin  yapmış olduğu  açıklamada   Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu  II. Hrisostomos:  “Türkiye kökenli vatandaşlar ile  onların  burada  doğan  çocuklarının adayı terk etmediği bir çözüme  onay  vermeyeceğini” açıkladı.

Yine yeni yıl dolayısıyla yapmış olduğu açıklamada da  Başpiskopos II. Hrisostomos,  Kıbrıs sorununun Türklerin Rumlara saldırmasıyla başladığını Rumların sadece kendilerini korumaya çalıştığını söyleyerek iyice saçmaladı.

Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu  II. Hrisostomos  “işgal altında toprak, evler ve mülkler mal sahiplerine aittir, Türklere bağışlanmaları  söz konusu değildir” dedi.

Alithia    gazetesinin  haberine göre, II. Hrisostomos Yılbaşı pastası kesme  seromonisinde  yaptığı konuşmada  Rum göçmenlere gönderdiği mesajda  “İşgal bölgelerindeki Başpiskoposluk bölgelerinde  Kilise Komiteleri kurulduğunu”  açıkladı.

 Seromonide  “Er veya geç, Türkler istese de istemese de  göçmenler mülklerini  Avrupa Mahkemeleri aracılığıyla  geri alacak” iddiasında bulunan  II. Hrisostomos: “Çözüm herkesin arzusudur.Ancak Türkiyenin  maksimalist tezleri ve  Kıbrısta bir Türk devleti kurmak hedefi var oldukça  çözüm mümkün değildir. Başkan Anastasiadisin kırmızı çizgileri olduğuna  ve işleyebilir bir  devlet sağlamayacak  bir çözüme  gerilemeyeceğine eminim.” dedi.

Yakın geçmişte de yapmış olduğu açıklamada  Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos, GKRY Başkanı Nikos   Anastasiadisin  çözüm planını  referanduma getirmeyi başaramayacağını  ifade etti.

Türkiyenin  Kıbrısta  Türk devleti yaratma ve demografik  yapıyı  değiştirme hedefini  dürdürdüğünü ileri süren Başpiskopos II. Hrisostomos  açıklamasında ayrıca  çözümün  ,  Kıbrıslılarla evlenenlerin haricinde TC kökenli  vatandaşların  ayrılmasını  öngörmesi gerektiğini savundu.

Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos, “Türkiye kökenli vatandaşlar ile  onların burada  doğan çocukların adayı terk etmediği bir çözüme onay vermeyeceğini” açıkladı.

 Güney Kıbrısta veya Kuzey Kıbrısta II. Hrisostomos ile dolaşarak dostluk mesajları veren sayın Müftümüz , Başpiskopos II. Hrisostomos ile hala daha  birlikte dolaşmaya ne diyor!...

Sonuç olarak; Aklında geçenlerin bir kısmını diline dolayan  Başpiskopos II. Hrisostomos ve genelde  Rum Ortodoks  kilisesi bu düşünceleri  taşımaya devam ettikçe  , Mart 1966da AKELin 11inci Kurultayında alınan Enosis  yönündeki kararları durdukça,  Rum Temsilciler Meclisinin 26 Haziran 1967de Enosis yönünde aldığı kararları durdukça,  Rum Ulusal Konseyinin  aldığı kararlar  kafalarında var oldukça bu Adada siyasi çözüme ve anlaşmaya varılamaz….

 

KKTC yetkililerine düşen görev  bir an önce anavatanımızla işbirliği içerisinde KKTCnin tanınmasına ve tanıtılmasına giden yolu açmaktır, görüşme masasında daha fazla zaman kaybedilmesine gerek yoktur….

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.