banner107
banner82

Adı federal devlet ya içeriği


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 27 Mayıs 2015, 13:37

Rumlar, Kıbrıs Türk halkı ile ayni  devlet çatısı  altında  yaşamak  istemediklerini  , iki ayrı devlete dayalı bir çözüm istediklerini, Annan Planına ‘hayır diyerek yıllar önce açık ve seçik  beyan etmişlerdi…

Yine, 2009da Rum tarafında yapılan statistiklere bakılırsa Rum halkının genelde  %45i , Rum nüfusunun %65ini teşkil eden 18-35 yaşları arasındaki gençlerdir ve bu gençler  de Kıbrısta Türklerle bir arada yaşamak istemiyorlar. O günden sonra da   Rum basınında yer alan haberlere bakılırsa her gün “iki ayrı devlet esasını kabul edenler çoğalmaktadır”.

Kıbrıs Türk halkı da  1960da olduğu  gibi  bir ortaklık devleti istemiyor. Kıbrıs Türk halkı  günümüzde Kıbrıstaki mevcut   gerçeklerin kabulünü istiyor ve iki egemen devletin varlığına dayalı bir anlaşma istiyor. Kıbrıs Türk halkı Annan Planı gibi bir plana bu kez mutlaka “hayır diyecektir. Baskılarla  getirilmek istenen ortaklık devleti kabul edilemez.  Zoraki olarak getirilmek istenen Federal devlet gibi  bir ortaklık  hele hele AB normlarının uygulanmaya  konulacağı siyasi bir çözümü düşünmek bile istemiyoruz. Böyle bir siyasi çözümde serbest dolaşım, serbest yerleşim, serbest mal-mülk edinilmesiyle birlikte iki bölgelilik ortadan kalkacak, üniter devlet ortamı yaratılacak ve de  Kıbrısın Yunanistana ilhakı yönündeki engeller ortadan kalkmış olacaktır. Bunun sonrasında da   Kıbrıs Türk halkı Girit misali yok olup gidecektir. Böyle bir siyasi  çözüm  ,barış ortamının da yitirilmesine neden olacaktır….

GKRY eski Başkanı Hristofyas  göreve  ilk geldiği günlerde  “mecbur oldukları için ve/veya Türk askerini adadan çıkarıp garantilerden kurtulmak için ”Federal devlet” sistemini  görüşüyoruz diyordu.

Şimdilerde de Anastasiadis, “ …Kıbrıs Cumhuriyetini yıkmak isteyen Türklerle yeni bir ortaklık devleti kurmam” diyor.  Bu düşünce içinde olanlarla  ortaklık devleti kurulabilir mi?... Böyle bir anlaşmanın adil ve kalıcı olmayacağını , Rumlarla kurulacak bir ortaklık devletinin kurulamayacağını, kurulsa  bile böyle bir anlaşmanın  yaşamayacağını herkes biliyor ve görüyor. Hal böyle iken neden kendimizi böyle bir siyasi çözüme  mecbur hissediyoruz , işte  bunu anlamış değilim. Kıbrıs Türk halkını Rum halkı ile birleşmeye iten nedir?...Böyle  zoraki  bir anlaşma bizi sonu kanla biten  bir birlikteliğe zorlayamaz, zorlamamalıdır… Neden 32 yıllık egemen ve bağımsız devletimizden vazgeçelim ki?...Rumlar bizim dediğimize gelsinler ve Kıbrıstaki gerçekleri kabul etsinler....

5 Mayıs 2014 tarihli Volkan gazetesinde yer alan bir haberde   Rum basınından alınan ve    Annan Planının 10. Yıl dönümünde  yapılan bir anketin sonuçları yer almaktaydı.  Rumlar  Annan planına %75 oranında “Hayır” demişlerdi. Bugün   de Rum halkının  %60ı Annan planına ‘hayır dedikleri için pişman olmadıkları yapılan anketlere yansımaktadır.  Mayıs 2014de Rum tarafında yapılan  bir ankette Kıbrıs Rumlarının   gelmesi muhtemel   benzeri bir plana  ankette %60nın yine hayır oyu kullanacaklarını ifade etmişlerdir. Verilere göre  Rumların sadece %8i bağımsız iki devletin  ortak bir çatı altında  toplanmasını diğer bir değişle Konfederasyonu isterken %19u da tamamen iki ayrı devlet  istemektedir.  Mevcut statükonun korunmasını isteyenler de  %16yı oluşturmaktadır. Neticede, bir yıl önce  Rum halkının %43ü Kıbrıs Türk halkı ile bir arada yaşamak istemiyor iki ayrı devlet istiyordu.  Rum halkının %57si ise şartlı  bir iki kesimli , iki toplumlu Federal bir devlete evet diyor.

Ama nasıl bir Federal devlet? Bu Federal devletin biraz açılımı yapıldığı zaman şunu görüyoruz: Rum tarafında iki halkın  eşit egemenline dayalı Federal bir çözüm değil  adı federal olan ancak içeriği üniter devlet olan ve Enosise giden yolun açık olduğu , Rum çoğunluğun egemenliğine dayalı , Kıbrıs Türk halkının azınlık olarak yer alacağı , Garanti Anlaşmalarının olmayacağı,tüm askerlerin geri döneceği, 90 bin Rumun evlerine  ve topraklarına   geri döneceği, on binlerce Kıbrıs Türkünün yeniden göçmen durumuna düşeceği  , AB normların uygulanacağı dolayısıyla serbest yerleşim, serbest dolaşım ve serbest mal ve mülk edinebileceği federal bir devlet istiyor.

Rum liderliğinin  kafasında üniter bir devlet vardır, Enosis vardır ve dolayısıyla yönetimde hiçbir yetkiyi paylaşmak istemiyor.  Rumlar çocuklarının ve gençliğinin  asırlardan beridir okullarda ve kiliselerde Türk düşmanlığı ile yetiştirilmelerinin bir sonucu olarak  Kıbrıs Türk halkı ile eşitliğe  ve egemenliğe dayalı bir ortaklığı kabul etmiyorlar, yönetimde hiçbir yetkiyi paylaşmak bile istemiyorlar.

Rum liderliği , “Kıbrıs, AB üyesi bir ülkedir, Garantilere gerek yoktur. Kıbrıs meselesi  1974de garantilere dayanılarak meydana gelmiştir, Kıbrıs sorunu  bir işgal sorunudur, fiili durum kabul edilemez” diyorlar.

Sınırlarımız Girnede biter diyen bir zihniyetle bir arada yaşayamayız, federal bir devlet çatısı altında bir araya gelemeyiz, Kıbrıs Türk halkı olarak geleceğimizi, özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve self-determinasyon hakkımızı tehlikeye atamayız, devletimiz KKTCden vazgeçemeyiz….

Batı Trakyada, Yunanistanın Rodos  Adası veya diğer yerleşim birimlerinde yaşayan kardeşlerimizin durumu  bize örnek olsun!.. Yunanistanda azınlık olarak yaşayan kardeşlerimiz   Türküm bile diyemiyor, adında Türk kelimesi bulunan bir dernek tabelası bile asamıyorlar. Bu örnekler varken  AB normlarının uygulanacağı  bir ortamda “bireysel haklar” dışında  hakların olmayacağı  bir ortamda  ne işimiz  var?...

Sonuç olarak ; öncelikle denenmiş  ve başarısızlığa uğramış çözümlerden uzak duracağız!.... Belli ki Rum Enosisten vazgeçmiş değildir. Kıbrıs Türk halkı ile hiçbir yetkiyi paylaşmak istemiyor.

Yıllardan beri Kıbrıs Türk halkı yaşadıklarıyla yorgun düşmüştür. Kıbrıs Türk halkı geçmişte; 1955-1958 ve de  1963 - 1974 tarihleri arasında yaşadıkları  acıları yeniden yaşamak istemiyor.

 

Kıbrısta adil ve kalıcı siyasi bir çözüm  Kıbrısta mevcut gerçeklerin kabulü ile başlar. Kıbrısta mevcut iki egemen devletin birbirini  karşılıklı olarak tanımasıyla gelecek siyasi çözüm bölgedeki barışa da hizmet edecektir……

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.