KKTC ile Rum Kıbrıs Cumhuriyeti arasındaki Yeşil Hat’a Yeşil Hat demekten vazgeçemedik. Kıbrıs Cumhuriyeti ile KKTC Devletini ayıran SINIR. Artık Yeşil Hat’a sınır demeye başlarsak çok iyi olacak. AB’ye gelince: AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e sınırı gösteren Rum lider, Avrupa topraklarındaki “işgal”den söz etti. Leyen’in sözlerine de bir bakalım: “2026 yılının Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi yönünde yeni bir ivme getireceğini umuyorum.” demiş Leyen… Ayrıca AB’nin bu hedef doğrultusunda kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğini ifade etmiş… Kısacası, Leyen ve Kıbrıs Türklerini ve Devletlerini hiçe sayan AB, Kıbrıs Türklerine yıllarca yapmış olduğu ufak tefek para yardımlarıyla hep Leyen’in söz ettiği hedefe doğru yürümüştür.
Bırakın KKTC Devleti’nden söz etmeyi, ayrı halkı, ayrı bir hükümeti, ayrı bir parlamentosu, ayrı siyasi partileri ve ayrı ordusundan bile söz etmek AB için yanlış olur. İşte AB budur. AB Kıbrıs’ı yeniden birleştirecekmiş. Bu hedef için yanıp tutuşan Rum lider ve Leyen sınır’dan KKTC’ye bakarken çok duygulanmışlar… Şimdi KKTC Devleti’nin, Hükümeti’nin ve en başta Halkı’nın Rum- AB politikasına karşı Türkiye’nin büyük desteği ile nasıl yanıt vereceği önemli. 1963-64 döneminde Güney Kıbrıs’ta Rumlar tarafından işgal edilen Kıbrıslı Türklerin topraklarını gündeme getirmek şart… Bu konu çok önemli. KKTC halkı, Rum lider ile AB Komisyonu Başkanı Leyen’in resmi açıklamalarını enine boyuna etüd etmeli. Sonunda halkın dediği olacak. KKTC Cumhurbaşkanlığı ve KKTC Hükümeti Rum-AB politikasını değerlendirip izlenecek politika konusunda karar vermeli…