Ankara’da düzenlenen ve Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13’ncü zirve toplantısı, bütün dünyaya bir birine kenetlenmiş güçlü Türk Devletlerinin varlığı ve yapısal görüntüsüyle gerçekleşmiştir.
Her zaman olduğu gibi TC Cumhurbaşkanı Erdoğan güçlü ve etkili mesajlar vermiştir. Tabii ki o önemli konuşmalarında KKTC’ye de yer verdi ve aile fotoğrafında KKTC’nin olması gerektiğini söyledi. Bakınız Erdoğan’ın yaptığı konuşmada verdiği mesajlara…
-Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımız da ortak olacaktır.
-Ezelden ebede kardeşiz.
-Türk dünyası liderleri, kardeşlik bağlarını pekiştirmelidir.
-Ankara’da verdiğimiz aile fotoğrafı, ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolüdür.
Bu zirvede tam 163 maddelik Ankara Bildirisi yayınlandı. Bildirinin en önemli maddelerinin içinde KKTC de vardır. Bu maddelerden en önemlileri şöyle yayınlanmıştır:
-Türkiye’nin ev sahipliğinde TDT Savunma Sanayii Koleji programının kurulması;
-Ortak Türk alfabesi yaygınlaştırılacak. Bu alfabeyle yazılan eserler yayınlanacak. (Bu konuda kendi dillerinde yayınlanan kitaplar, Türk Devletleri Cumhurbaşkanlarına verilmiştir.);
-Türkiye Cumhuriyeti’nin “Türk Dünyası Yüksek Öğretim Alanı” kurulacak;
-Dijital entegrasyon, inovasyon ekosistemleri, yapay zeka ve veri odaklı işbirliği için “Dijital Türk Dünyası” konsepti taslağına son hali verilecek.
-Adalet hizmetlerinin dijitalleşmesi ile adli yardımlaşma geliştirilecek:
Kıbrıs’a ayrıca özel parantez açılarak, Kıbrıs Türk halkının hakları güvenceye alınacak.
Öğrenci yıllarımızda Ergenekon masalları okuturlardı öğretmenlerimiz bize. Bütün Türklerin oluşum ve çıkış noktasının Ergenekon olduğu anlatılırdı. Türkler nereden nereye yayılmıştır. Bütün dünyaya…Orta Asya’dan bir kurdun emzirdiği çocuktan hareketle, Türklük dünyasının oluşumu anlatılırdı.
Rus bloku demokratik ve özgürlük sürecine geçtiğinde, artık demir duvarlar yıkılmış ve özgürce bütün Türk devletleri dünyaya açılma şansına kavuşmuştu. İşte yıllarca ayrı ve tutsak olan bu devletler, o açılımdan sonra Anavatan olarak kendilerine Türkiye’yi örnek almışlar ve gelişme, kalkınma sürecine girmişlerdir.
Türk devletlerinin dünyaya açılması, Türkiye ile olan ilişkileri gelişti ve büyüdü. İşte Ankara’da yapılan Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13’ncü zirvesi bunun en bariz göstergesidir.
Gorbaçov sayesinde özgürlüklerine kavuşan Türk devletinin haritası, artık Türkiye hava raporu ile verilmeye başlamış ve Türklük dünyasının ne kadar büyük bir Türk aile haline geldiğini gözler önüne sermiştir. Ben hep geçmiş yazılarımda buna temas ederek Türklük dünyasının geniş bir yelpazede bütünleştiğini yazmışımdır.
Gelişen zaman içinde Türkiye’deki iş insanları oralarda büyük işler alarak büyük paralar kazandı ve hala kazanmaya devam ediyorlar.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da bu aile fotoğrafına girdi ve önemli bir konuşma yaptı. Erhürman yaptığı konuşmada Türk Devletine ve bu devletlere işbirliği çağrısı yaparak, KKTC’nin varlığına ve önemine vurgu yapmıştır. Bu arada Erhürman, zirvenin “Türk Yüzyılı; Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasının ortak geleceğinin şekillenmesinin önemine atıfta bulunmuştur.
Bütün bu çalışmalar ve görüntüler, gerçekten güçlü bir geleceğin ne denli umut ve gurur verici olduğunu gösteriyor.
Tabii ki güçlü Türk dünyası, bu bağlamda “büyük güçler” haritasında kendi yerini almış oluyor.
Gerçek şu sözlerin altındadır:
“Birlikten güç doğar.”
Merhum liderimiz boşuna söylememiş, bütün ulusal dava sürecinde.
“Her zaman birlik ve beraberliğimizi korumalıyız.”
Bu sözler de tarihe altın harflerle yazılmıştır. Keşke dava adamlarımız hayatta olsalardı ve Türk dünyasının Türkiye ve Kıbrıs’la nasıl bütünleştiğini, nasıl bir tarih yazdığını görebilselerdi.
