Kıbrıs konusunun ortalıklara çıkarıldığı günlerde karşımızdakiler adada sorun olduğunu öne çıkararak İngiliz emperyalizmine karşı özgürlük mücadelesini yaptıklarının duyurularını yüksek sesle duyuruyorlardı. O günlerin moda söylemine uygun düşen bu söylem Kıbrıs Türklerini de dışlayıp adanın tek egemeni olduklarını da karşı tarafları etkileme çabası içinde oldular. Kıbrıs Cumhuriyetinde yapılan antlaşmalara karşın Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğinin sorun olduğu yalanına sarılarak yol almak çabasını yarım asrı aşan süredir oynuyorlar. OYUNCAĞI ELİNDEN ALINMIŞ ÇOCUKLAR GİBİ FIRSAT BULDUKLARI HER YERDE OYNUYORLAR.

Son dönemde BM Genel Sekreteri bu oyunu belki bozabilirim çabası ile kişisel Özel Temsilci atayıp konuyu sil baştan ele alınca yeni çıkış arayışına düştüler. Oyuna başlarlarken koro halinde tek ses çıkarmaya başladılar. Tartışmalarda sürekli olarak GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER türküsünü kırık plaktaki gibi her fırsatta çığırıyorlar. Güven yaratıcı önlemlerin yalnızca kendileri için istediklerini öne çıkarırlarken dayandıkları tek noktanın 04 Mart 1964 tarihinde 186 sayılı kararın arkasına saklanarak yol alma çabasında oluyorlar.

Gelinen bu noktada BM’de yeni dönem için seçilecek kişiye iş düşeceğinin de bilinmesi gerekiyor. Adada çözümden yana tavır gösterilecek Kıbrıs Türklerinin de var olduğunun da bilinerek çaba içinde olmasının da unutulmaması gerekiyor.

Son olarak Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın adanın güneyine yaptığı ziyaret bir anlamda verdikleri mücadelenin zarar görmesine neden olabilir. Kıbrıs Türklerinin kurdukları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti örneğinde olduğu gibi Filistin topraklarında bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasını hem diliyor hem de istiyoruz, Kıbrıs Türkleri ile Filistinlilerin var olma mücadelelerinin ortak olduğunun da unutulmaması gerekiyor mu ne…

Sevgi ile güzel kalınız…