Gerilere dönüp bakacak olursak anavatanımız Türkiye, Yunanistan ve de İngiltere’nin garantörlüğünde 16 Ağustos 1960 tarihinde ilan edilen Kıbrıs Cumhuriyeti Rum-Yunan ikilisinin Megali-İdea hayalleri nedeniyle uzun ömürlü olmayacak ve de 21 Aralık 1963 Kanlı Noel silahlı saldırıları ile yıkılacaktı.

Rum-Yunan ikilisinin 21 Aralık 1963 tarihinde gerçekleşen Kanlı Noel silahlı saldırıları ve katliamları ile Kıbrıs Türk halkı devlet organlarından dışlanırken hedefleri Kıbrıs Türk halkını etkisiz hale getirmek ve de Enosise giden yolu açmaktı.

21 Aralık 1963 tarihinde Rumların; Yunan Alayı desteğinde gerçekleştirdikleri Kanlı Noel silahlı saldırılarında hedef öncelikle Küçük Kaymaklı ve Lefkoşa’da Kıbrıs Türk halkını etkisiz hale getirmekti. Ancak birlik ve beraberlik içinde, anavatanımız Türkiye’nin de desteğiyle Kıbrıs Türk halkı verdiği mücadele ile Rum-Yunan ikilisine hele bir dur diyecekti.

21 Aralık 1963 Kanlı Noel silahlı saldırıları, Garanti Anlaşmaları çerçevesinde adada bulunan Yunan Askeri Alayı desteğinde öncelikle K. Kaymaklı ve Lefkoşa hedef alınırken Küçük Kaymaklı’nın düşmesi ve yaklaşık 5000 Türkün göçmen durumuna düşmesinin ardından Lefkoşa’dan Ankara’ya yapılan yardım çağrısında “Son Mermilerimizi Atıyoruz” diyerek yardım istemesi sonrası 25 Aralık 1963 günü Türk Savaş Uçakları; 1959 Zürih ve Londra Anlaşmalarının 4. Maddesi çerçevesinde, adada bulunan Türk Askeri Alayı Lefkoşa ve Gönyeli arasına yerleşirken Türk Savaş Uçakları da Lefkoşa semalarında , ihtar uçuşlarını gerçekleştiriyordu.

Bu gelişmelerle birlikte o günde anavatanımız Türkiye’nin askeri müdahalesinden korkan sözde Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios; İngiltere’nin de arabuluculuğu ile Ateş-Kes anlaşmasını kabul edecekti.

Yaşanan bu gelişmelerin ardından 27 Aralık 1963 günü İngiliz Generali Peter Young’ın komutasında 3 garantör ülkenin askerleri (Türkiye, İngiltere ve Yunanistan) “Barışı Koruma Kuvveti” adı altında göreve başladı..

..29 Aralık 1963’te İngiliz Kuvvetleri bugün “Yeşil Hat” olarak adlandırılan bölgeye girdi. 30 Aralık günü de mevcut fiili durum çerçevesinde “Yeşil Hat” çizildi. Bu hat, Lefkoşa’nın Türk ve Rum kesimlerini ayıran ve Rum silahlı saldırılarının durdurulduğu hattır ve tesadüfen bir Yeşil kalemle çizildiği için bu hat “Yeşil Hat” olarak bilinmektedir.

Konu anlaşmayı; ‘sözde’ Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios, Cumhurbaşkanı yardımcısı Liderimiz Dr. Fazıl Küçük, Temsilciler Meclisi Başkanı Glafkos Klerides ve İngiliz Sömürgeler Bakanı Duncan Sandays imzalamıştı.

Yaşanan çatışma ve olayların ardından 01 Ocak 1964 Tarihinde Makarios; Zürih ve Londra Anlaşmalarının iptal edildiğini açıklaması, Londra’da krize neden olurken garantör güçlerin ve her iki halkın temsilcilerinin katılacağı bir konferansın toplanması kararı alındı.

15 Ocak 1964 tarihinde Londra’da düzenlenen Konferansta Kıbrıs Türk ve Rum taraflarının önerileri arasında büyük bir uçurum vardı. Makarios’un pozisyonunun karşısında anavatanımız Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı coğrafi esasa dayalı Federasyon tezini ortaya atar ve ABD Kıbrıs sorununu NATO şemsiyesi altında çözümlenmesini isterken sözde Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios ise Sosyalist sistemin ve bağlantısız ülkelerin desteğini alacağı BM Güvenlik Konseyi’ne başvurma ve BM Barış Gücü’nün görevlendirilmesini sağlama hazırlığı içindeydi. Ancak; Britanya, Makarios’un inisiyatif üstlenmesini 1964’te önlemek için 15 Şubat 1964’te BM Güvenlik Konseyi’ni toplantıya çağırdığını açıklıyordu..

04 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi’nin ilk karar taslağında “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne” atıf yapılmasının ardından Kıbrıs Türk Cemaat meclisi Başkanı Rauf Raif Denktaş “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Rumlar Yıkmıştır; Kıbrıs Cumhuriyeti Ortada Yoktur” Rumlar Kıbrıs Türk halkına karşı düzenledikleri silahlı saldırılarla Kıbrıs Cumhuriyeti ortada yoktur”. Rumlar düzenledikleri silahlı saldırılarla 1960 Kıbrıs Cumhuriyetinin Türk kanadını Hükümet dışına atmışlardır. Bu nedenle kararda Kıbrıs Cumhuriyeti’ne atıfta bulunulursa Rumlar buna sahip çıkacak ve de sorun daha da büyüyecektir” diyecek; ancak Rauf Raif Denktaş bu itirazlarını ve endişelerini; anavatanımız Türkiye’den gelen yetkililere de kabul ettiremeyecekti!..

Neticede , 04 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının 4’ncü paragrafında Kıbrıs Hükümeti’nin muvafakati ile Kıbrıs için BM Barış Gücü Askerinin kurulmasını tavsiye etmiştir. Bu Barış Gücünün kuruluşu BM Genel Sekreteri tarafından Kıbrıs, Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık hükümetleriyle istişare halinde kararlaştırılacağı yer alıyordu.

Rum-Yunan ikilisinin Enosis’e giden yolu açma hedefiyle gerçekleştirdikleri 21 Aralık 1963 Kanlı Noel silahlı saldırılarının ardından 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıkılmasına karşın; Kıbrıs Cumhuriyetinin iki unsurundan biri olan ve sadece Rumlardan oluşan bir yönetimi, iki halklı olarak kabul ederek aldıkları kararın Türk tarafınca kabulü mümkün değildi. BM Güvenlik Konseyinin Kıbrıs sorunu ile ilgili kabul ettiği karar olan 4 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı karar; adada siyasi çözümsüzlüğü de beraberinde getirecekti..

Nitekim, Rum liderliği BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı kararının ardından bayram ederken bu kararı Makarios: “Enosis Dışında Elde Edilebilecek En İyi Sonuç.. Uluslararası alandaki mücadelemizin ilk aşamasında bu kararı elde ettik. Artık Türkiye gelecekte Garanti Anlaşmasını işleterek Kıbrıs’a müdahale tehdidinde bulunamayacak” demişti.

04 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararı öncelikle Rumların günümüze kadar gelen siyasi çözümsüzlükte ve Enosis’e giden yolu açma mücadelesinde cesaretlendiren bir karar olmuştur. DEVAM EDECEK.