Bu ülkede bir Ulaştırma Bakanlığı var mı?
Var!
Esas görevi topluma güvenli trafik altyapısı ve insanların trafikte selametini sağlamak mı?
Eh, buna da evet diyelim!
Peki, bu bakanlık yasal sorumluluğunu eksiksiz yerine getiriyor mu?
Eh, buna da ben deyim bin şahit filan ister, siz deyin bin yetmez, yüzbin filan şahit ister…
Yeni yapılan yollar bile kısa süre içinde delik deşik oluyor, bu da yapanın sahtekarlığını gösteriyor, yapılanı denetlemesi gerekenin de sorumsuzluğunu gösteriyor…
Bu tüm KKTC geneli için genel bir manzaradır, hergün yollarda olan biri olarak şahsen Lefke – İskele arasındaki ana yollardaki “ölüm tuzaklarını” noktasından virgülüne biliyorum desem yalan olmaz… Bu güzergah arasında gidip geldiğimde hafızam sürekli alarmda oluyor, yollardaki ölüm tuzakları hakkında sürekli alarm veriyor.
Gelelim Lefke bölgesinde trafik manzarasına…
Ta 1974’den beridir atıl durumda kalan Lefke bölgesinde trafik altyapısı durumu hiç de içaçıcı değildir.
Özellikle Gemikonağı içinden geçip, Yedidalga’ya kadar uzanan, ülkenin batı ucundaki en işlek cadde ve anayol da olan, artık sadece KKTC vatandaşlarının değil, Rumların da kullandığı, sabah, öğle ve akşam saatlerinde, ve özellikle de hafta sonlarında adanın yarısındaki avaracı başıbozuk tayfasının da Gemikonağı’na akın etmesiyle feci bir trafik karmaşası ve terörü yaşanan Ecevit Caddesi tam bir ölüm tuzağıdır…
Özellikle de bölgeye eğlence için gelen başıbozuk ayak takımının bu cadde üzerinde yarattığı trafik terörü muhtemelen bütün adadaki en feci trafik terörüdür ve polisiye tedbirlerle bu başıbozukluk önlenemez…
Eğer inatla bu cadde üzerinde gerekli emniyet tedbirleri alınmayacaksa, Ecevit Caddesi’nin adı artık “Ölüm Caddesi” olarak değiştirilmelidir, ve yol boyunca da “Dikkat, Ölüm Caddesine giriyorsunuz, bu yolda her an bir trafik teröristi megalomanyak tarafından katledilebilirsiniz, bu yolda DEVLET YOKTUR!” levhaları yerleştirilmelidir…
Yaşanan onca ölümlü kazaya rağmen, onca mal ve can kaybına sebep olan ve göz göre göre gelen onca felaketlere rağmen, ve özellikle de karayolları ile ilgili bakanlık olan Ulaştırma Bakanlığı’na yazdığım ve polis tarafından da bakanlığa iletilen onca uyarı yazısına rağmen, Ulaştırma Bakanlığı kafasını kuma gömmüştür, trafik terörünü engellemek, önleyici güvenlik tedbirleri almak için kılını bile kıpırdatmamıştır.
Maalesef ki, belediye de bu konuda fena halde çuvallamıştır ve diğer belediyelerin kendi bölgelerinde trafik güvenliğini sağlamak için attığı adımların bir tekini bile atmamıştır…
ADETA HEM CANIMIZLA HEM DE AKLIMIZLA ALAY EDİLMEKTEDİR!!!
Lefke bölgesinde saatte on tane arabanın zar zor geçtiği yerlere sabit radar takılmıştır ama dakikada onlarca, hatta bazen duruma göre yüz arabanın geçtiği bu “ölüm caddesine”, onca ısrara ve yaşanan olaya rağmen, güzergah boyunca en az beş tane takılması gerekirken bir tane bile sabit hız radarı takılmamıştır, bir tane bile güvenlik kamerası takılmamıştır.
Belli ki bizim Ulaştırma Bakanlığı “nüfus planlama” üzerinde de ciddi ciddi çalışmakta, “Ulaştırma Bakanlığı” adı altında çaktırmadan “Mezarlığa Kısa Yoldan Ulaştırma Bakanlığı” görevi yapmaktadır.
Şimdi eski dostum Erhan Arıklı’nın bu yazıyı okuduğunda kıs kıs güldüğünü, “Vay be hoca, yine lafını esirgemedin” dediğini duyar gibiyim…
Sayın Erhan Arıklı hocam, ona buna feyisbuktan meyisbuktan filan laf yetiştirmeyi bırak da acilen ölüm caddesini yaşam caddesine döndürecek tedbirleri al, alakasız yerlere bile soktuğunuz devletin gücünü Gemikonağı’ndaki ölüm caddesine getir…
Yoksa, olanlar olduktan, ölenler öldükten, kınalar yakıldıktan sonra yapılan hiçbir şeyin kıymeti yoktur…
Ha, eğer devleti bu ölüm caddesine getirmeyecekseniz, aklımızla ve canımızla alay etmeye devam edecekseniz, bana haber verin, sadece iki dakikada gereğini bildiğimiz gibi yapalım…
Vatandaşın canıyla, aklıyla alay edenlerin aklını başına getirmenin değil bir tane, yüz tane yolu vardır…