Yakında yapılacak yerel seçimler yaklaşırken, bütün partilerde yoğun bir hareketlenme başladı. Bu hareketlilikle beraber adaylar da belli olmakta.
Halkımız ta ezelden beri politikaya karşı heyecanlı ve duyarlıdır. O heyecan, kent merkezlerinde daha bir yoğun geçerken, kırsal bölgelerdeki hareketlilik bir başka oluyor. Özellikle köy yerlerinde insanların birbirleri ile olan akrabalıkları ve dostlukları, çatışmaları da o denli zorlaştırıyor. Hatta akrabaların araları açılıyor. İki kardeşin bile farklı partilerden aday olmaları, aileyi ve tüm yakınları zora sokuyor.
Çok kısa bir dönem muhalefette kalma dışında Ulusal Birlik Partisi (UBP) iktidarı hiç elinden bırakmadı. En kötü zamanlarında bile koalisyon hükümeti kurdu ve bu koalisyonları da başarı ile yürüttü.
Demokrat Parti ise, Ulusal Birlik Partisi’nden Dokuzlar Hareketi ile ikinci bir sağ parti olarak hayat buldu. Yani her iki partinin ilke ve idealleri aynı, hedefleri aynı, fikirleri aynı.
Dokuzlar Hareketi’ni hatırlayacaksınız…
Ulusal Birlik Partisi’nin tek başına iktidar olduğu zamanlardı. Dönemin parti başkanı ve Başbakanı Dr. Derviş Eroğlu’na yazılı olarak bazı öneriler sunan parti içindeki dokuz milletvekilinin bu çıkışları, Eroğlu tarafından kabul görmedi ve konu parti meclisine gitti. Parti Meclisinden çıkan karar, dokuz milletvekilinin partiden ihracı yönündeydi. Kabul etmek gerek. Ulusal Birlik Partisi’nde o zamanlarda tekelci bir zihniyet ve dikta bir yapı vardı. Yani kafasını kaldıranın kafası gidiyordu. O ihraçtan sonra dokuz milletvekili Demokrat Parti adı altında ikinci bir sağ parti kurmuşlar ve ilk kez, UBP ile CTP koalisyonunu kurmuşlar ve UBP de ilk kez muhalefette kalmıştı.
DP, CTP ile koalisyona gittiğinde partinin ilk Başkanı ve Başbakanı Hakkı Atun olmuştu. Daha sonraki dönemlerde parti bazı sıkıntılar yaşasa da ayakta kalmasını bilmişti. DP, şu anda UBP ve DYP ile koalisyona ortaktır.
DP Başkanı Fikri Ataoğlu, partisini sırtlanmış ve ileri hedeflere doğru sürüklemektedir. Yapmış olduğu yüze yakın proje ile, DP’nin vizyonunu ayakta tutmaya devam ediyor. Özellikle antik Girne Limanı’nın restorasyonu, turizm konusundaki atılımları sanırım yerel seçimlerle genel seçimlerde grafiğini yukarılara taşıyacaktır.
DYP Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı da, koalisyon ortağı olarak uhdesinde bulundurduğu Bayındırlık Ulaştırma Bakanlığının bütün fonksiyonlarını yerine getiriyor ve yerel seçimlere hazırlanıyor. Gittikçe büyüme gösteren DYP, merhum Aytaç Beçeşler’den miras kalan bir partidir. Özellikle TC vatandaşlarının ağırlıkta olduğu bu parti, örgütlenme ve ileriye yönelme çabaları gözle görülür bir şekilde halkın önüne çıkmaya çalışıyor.
Kudret Özersay’ın partisi de yeni dönemde başarı yakalamak için canla başla çalışıyor. Geçmiş Genel Seçimler sonrasında parti içi bazı çalkalanmalar ve partiden kopmalar olsa da, bu parti Kudret Özersay’ın çıkışları ve cesur açıklamaları ile “iktidara talibiz” mesajı veriyor. Geçen seçimler sonrasında Kudret Özersay milletvekilliğinden istifa ederek, tek başına adeta Donkişot misali savaştı ve yerel seçimlerin eşiğine geldi. Özellikle Kıbrıs konusundaki değerlendirmeleri ve deneyimleri, Kudret Özersay için güçlü bir artıdır.
Cumhuriyetçi Türk Partisi de eski trendini korumaya çalışıyor. CTP Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki performansını koruyor mu? Bu patide de parti içi zıtlaşmalar ve gruplaşmalar var. Yerel seçimler için CTP de kolları sıvamış durumda.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri, UBP için tam bir hayal kırıklığı olmuştu. Tufan Erhürman’ın o günlerde yıldızının parlaması, UBP içindeki olumsuzluklar, Tufan Hoca’nın gerek soldan, gerek sosyal demokratlardan ve gerekse sağ kanattan oy almasına sebep oldu.
Zeki Çeler’in partisi TDP, statik bir durumda politika yapıyor. Ne büyüyor, ne de küçülüyor. Yerel seçimlerde vaziyeti ne olacak bilemiyoruz.
Kabul etmek gerek ki, bu ülkenin en büyük ve en köklü partisi Ulusal Birlik Partisidir. Ulusal Birlik Partisi, en büyük sorun olan iskan uygulamasını gerçekleştirmiştir. Yüz binlerce kardeşimizi kuzeye geçinde rehabilite etmiş ve geleceklerini teminat altına almıştır. Gerçekleştirmiş olduğu sosyal konutlar, sanayi bölgeleri ve üniversiteler, Türkiye’den su getirilmesi projesi UBP zamanında gerçekleşmiştir. Beş yıldızlı oteller ve Gazinolar da gerek halkımıza gerekse Türkiye ve yabancı turistlere hizmet veren büyük yatırımlar da Ulusal Birlik Partisi’nin eseridir. İstihdam politikası, kırsal kesim arsaları ve gençlerin geleceğini çizmek de ona aittir.
Şimdilerde görülen odur ki, Ulusal Birlik Partisi bütün olumsuzlukları geride bırakarak depara kalkmıştır. UBP yerel seçimlere yönelik aday belirleme çalışmaları da yapılmış ve yapılmaktadır. Son çalıştay, partinin güçlü bir örgütlenmenin içinde olduğunu gösteriyor. Zaten çalıştaya başlanması, bütün boşlukların görülmesini hedefler.
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel’in Ankara paralelinde olduğumuzu ifade eden iki devletli çözüm modelini dillendirmesi, halkımız ve geleceğimiz için önemli bir mesajdır.