Polisimizin gelmiş olduğu bu 62 yıllık uzun yolda, tarihsel anlamda nasıl oluştuğunu, ne zorluklar çektiğini, Kıbrıs Cumhuriyeti ve İngiliz döneminden kalma kuralları nasıl bünyesinde şekillendirdiğini görmek ve okumak lazım.

Yeni nesiller KKTC Polisi’ni sadece yollarda, trafik kontrollarında, uyuşturucuların ve hırsızların peşinde görürler. Bir de geçmişten geleceğe Kıbrıs Türk halkı her alanda nasıl damla damla var olmuşsa, Polisimiz de öyle var olmuştur.

Esasında Polis Teşkilatı’mızın yapısal olarak biçimlenmesi, gerçekten İngiliz döneminden başlar.

Hatırlıyorum…

İngiliz döneminin polisleri, tıpkı ordudaki gibi, giydikleri üniformanın düğmelerini parlatırlar, botlarını gıcır gıcır boyarlar ve pantolonlarını kılıç gibi ütületirlerdi..

Özellikle Kral veya Kraliçe’nin doğum günlerinde ve taç giyme tarihlerinde, bütün İngiliz Kolonilerinde olduğu gibi bizde de çok görkemli törenler düzenlenirdi. Taksim sahasının eski adı Cirit Hisarı’ydı. O mücadele yıllarında o saha bizde kaldığı için o sahaya “Taksim Sahası” adını vermiştik. Lefkoşa insanı, Türkler ve Rumlar hisar burçlarına dizilirler ve o töreni izlerlerdi. Bizler çocuk halimizle hisar burçlarında o görkemli törenleri izlerken, Kıbrıs Valisi açık arabasında başındaki beyaz püsküllü şapkası ile gelir ve yerini alırdı. O törenlerde yapılan resmi geçitler müthişti. O törenlerde beni etkileyen görüntüler, polisin, Skoç desenli etek giyen Skoçlar’ın yürüyüşleri, kırmızı beyaz ve mavi renkli redingotlu İngiliz askerleri ve siyah renkli Arap atları ile gruplar halinde geçitleriydi. Geceleyin de patlatılan maytaplar ve bando konserleri vardı.

İşte polisimiz de ta o günlerden günümüze kadar uzanan bir kıyafet kuralını bünyesine aldık.

EOKA’nın azıttığı günlerde Lefkoşa’dan Limasol’a giderken Rum polislerin bütün yolcuları araçtan indirerek kızgın asfaltın üsütüne yatırdığını hatırlıyorum.

Rumlar Türkleri 1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’nden fırlatıp attıklarında, elimizde birkaç cipten ve belli bir sayıda polisimiz vardı. Polisimiz de adanın bütününe serpiştirilmiş bölgelerde mahsur kalmışlardı. TMT’nin faaliyete geçtiği ve yer altından yer üstüne çıktığı dönem de o dönemlerdi.

Bugün polisimizin 62 yıllık uzun yolunu düşünürken, nereden nereye geldiğimizin fotoğrafını çekip, genç nesillere bu tarihsel süreci de anlatmaya çalışıyorum.

Lefkoşa kenti pasta gibi tam ortasından bölündüğünde, sınırlarımız, Türklerle Rumlar arasındaki sınırın adı “Yeşil Hat” olarak hayat bulmuştu.

Cumhurbaşkanlığı’ndaki Özel Kalem görevlerimde 1963 olaylarının perişanlığını hem Dr. Küçük’te, hem de bütün halkta görmüştüm. Bu perişanlığın başında polisimiz ve sağlık birimlerimiz geliyordu.

Olaylar nedeniyle Dr. Küçük yanına girip çıkan yüksek rütbeli polisler ve önemli kişiler vardı. Bazı yüksek rütbeli polislerimiz, Rum yanlısı bir tutum izledikleri için toplum tarafından dışlanmışlardı. Lakin bütün yeni oluşan birimlerdeki gibi polisimiz de yoluna devam etti.

Artık var olma zamanımızdı. Türklerin var olma mücadelesine neleri katayım ki?

Perişan olan binlerce göçmeni mi?

Maaşsız kalan insanlarımızı mı?

Aç ve susuz kalıp çaresizlikten mağaralara sığının göçmenlerimizi mi?

Asayiş arayışımızda bir polis örgütünü mü?

Sığınaklara sığınan insanlarımızı mı?

Bunlar saymakla bitmez.

İşte bu uzun yoldaki taşlar ve zorluklar bunlar ve daha binlercesidir. Polisimizin yapılaşması, kademe kademe günden güne büyüdü ve şimdiki duruma geldi.

Olaylar nedeniyle eski polis binasında örgütlenmeye başlayan polisimiz, kentsel gelişme ve demografik büyüme ile daha da önemli görevler yüklendi. O kentsel gelişmede polisimiz, kendi görkemli binalarını yaptı, Polis Okulu’muzu kurdu, binlerce genç polislerimizi yetiştirdi ve geleceğe yelken açtı. Genç Polis Genel Müdürlerle bu uzun yolda yürüyen polislerimizin günlük görevlerini izlerken, onların ne kadar zor görevler üstlendiklerine tanık okuyorum. Üstelik asayiş yanında, kaçaklar, uyuşturucu tacirleri, cinayetler, ateşli silahlar ve trafikte hatalı araba kullananlar.

Değil mi ki bugün evimizde rahat uyuyor ve sokakta huzur içinde yürüyoruz. Değil mi ki polisimiz donanımlı elemanları ile memlekete huzur ve güvenlik sağlıyor.

Polisimize daha nice 62 yıllar ve başarılar dilerim.