Amerikan halkı ülkelerini yönetmesi için yaş almış olan bir kişiyi cumhurbaşkanı olarak seçti. Başkanlık makamına oturduktan hemen sonra dünya üzerinde kendi gibi düşünmeyen kararları almayan ülkelerin liderlerini hedefine alarak nerede ise boş olan kuyuları taşlarla doldurmak çabası içinde zamanını boşa harcamakta olduğunun bilinmesini istiyoruz. Son olarak bir ay kadar önce uzlaşı için görüşmeler yapılırken İsrail ile birlikte İran’a saldırdılar. Saldırıyı başlatırken kısa sürede sonuç alacaklarını düşündüklerinden olacakları ortalıklara bıraktılar. Bu arada kimin etkisi ile saldırıya geçtiği net olarak ortalıklara çıkarılamadı.

Özellikle İran’a karşı psikolojik üstünlüğün hangi ülkede olduğunun tartışılmasının anlamının olmayacağının hiç birisine yaramadığı ortalıklara çıkıyor. Çünkü maç sonucu açıklar gibi ölenlerin sayısı veriliyor. İran’a demokrasi getireceğim diyerek yollara düşenlerin araçlarının lastik olan tekerlekleri patladığı için savaşın sonlanması belirsizliğini koruyor.

Dünyanın büyük sınav içinden geçerken Büyük İsrail projesinin ısıtılıyor olması anlaşılır olmanın ötesinde anlam içeriyor. Dini inanca dayatılan projenin gerçekleşmesi şimdilerde anlamsız görülse bile projenin mimarlarının uzun soluklu düşündükleri biliniyor. Amerikan yurttaşlarının büyük çoğunluğu yaşanacak enflasyon nedeniyle yaş almış olan kişiye karşı haklı olarak karşı çıkıyorlar. Dünya halklarının da benzer sorunla uzunca sayılacak bir süre daha boğuşmayı sürdüreceğini söylemek veya yazmanın kehanet olmadığı bir gerçektir.

Adanın güneyine dünyanın her yanından asker yığarak dünyaya adeta meydan okuyan mendil büyüklüğündeki ülkenin en önde gideni adada çözümün ve uzlaşının Türk Silahlı Kuvvetlerinin adadan ayrılması ile olanaklı olacağının türküsünü yeniden söylemeye başlaması ile çözümün önündeki en büyük takoz olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluş antlaşmalarını görmezden gelerek hatta yok sayıp 04 Mart 1964 tarihli karara dayanarak yol almaya çalışanların aldıkları kararın günümüzde hükümsüz olması gerekiyor. Alınmış olan bu kararın çözümün önündeki en büyük takoz olduğunun da unutulmaması gerekiyor. Bu nedenle AB’nin önde gidenlerinin artık anlayıp öğrenmesinin zamanı gelmiş hatta geçmiştir. Kıbrıs’ta karşımızdaki unsurun baskılarına dayanamadığı anlaşılan AB’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Avusturyalı Diplomatın 25 Mayıs 2025 tarihinden bu yana götürmeye çalıştığı görevinden ayrıldığını söylemesi tarafların çözüm iradelerinin olmadığını söyleyerek ayrılması suç varsa suçun kimde olduğunun da açıklanması gerekiyor.

Kendilerinden başlayıp adadaki gerçeği kabullenmeleri ve öğrenmeleri gerekiyor mu ne…

SEVGİ ile kalınız…