BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresinin tamamlanmasına sayılı günler kala bir kez daha Kıbrıs konusunu görüşmek için Kıbrıs’ta taraflarla bir araya gelmesine karşın beklediği sonuca ulaşamadığı biliniyor. Karşımızdaki unsurun önde gidenlerinin tutum ve yaklaşımlarında her hangi bir esnemeye yer vermeden çözümsüzlüğe oynadıkları biliniyor. BM gözetimindeki alınan kararları da uygulamıyorlar. 1977 Denktaş Makarios ve 1979 Denktaş Kipriyanu Doruk Anlaşmalarına karşın bulundukları iddialarında anlaşmalara uygun pozisyonlarında değişikliğe gitmiyor olmaları adada çözüme doğru olasılıkları da içinden çıkılmaz noktaya taşıyor.

Bu direniş karşısında Kıbrıs Türkleri de haklı olarak çıkış yolu bulabilmek için en azından şu anda var olan durumun kabul edilebilmesi için iki bölgeli yapının korunmasını ve iki devletli yapının devamını istiyorlar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmıyor olması var olan yapının önünde engel olarak görülmemelidir. Son dönemde Türk devletleri ile uygulanmaya başlamış olan karşılıklı görüşmeler ve gözlemci olarak KKTC’nin bu toplantılara katılıyor olmasının çok önemli olduğunun bilinmesi gerekiyor. Yolumuzun engellerle dolu olmasına karşın hep birlikte hareket edersek önümüze konmakta olan engelleri aşacağımıza inanıyoruz.

Bu görüşme çabaları devam ettirilirken karşımızdaki unsurun önde gidenleri yıllardır sürdürdükleri söylemlerinden geri adımı da atmıyorlar. Sıklıkla adanın işgalden kurtarılması için Uluslararası anlaşmalarla garanti belgesinin de yürürlükten kaldırılmasını istiyorlar. Türk Ordusunu adada işgalci olarak tanımlayanlar aynı şekilde adada yasa dışı olarak bulunan Yunan askerleri için dutu yemiş kuşa dönüyorlar. Diğer yandan da diğer ülkelerin geri gönderilmesi için her hangi bir çaba harcamadıkları gibi ülkelerin sayısının arttırılması konusunda da yaptıkları çalışmalar da biliniyor. Bir önceki Temsilciler başkanı ve şu andaki EDEK Partisinin başkanı da son dönemde bu kervana katılanlar arasında bulunuyor.

Onlar çalışmalarına devam ederlerken bizlerin de Mecliste temsil edilen partilerin Cumhurbaşkanının başkanlığında başlattığı görüşmeleri devam ettirerek menzile varmamızın olanaklı olacağının da unutulmaması kaçınılmaz olarak karşımızda duruyor. İlk dönemde başlatılan görüşmelerde iki bölgeli yapıdan söz edilirken şimdilerde içi doldurulmamış federasyon söylemi öne çıkarılıyor. Geldiğimiz noktada söylemlerin arkasına saklanarak küçük yaşlarda oynadığımız KÖREBE OYUNU gibi arayışlara gerek duyulmaması gerekiyor. Bu yapı karşımızdakilerin istedikleri oyunun çekilen çilenin bitmeyeceğinin işareti olacaktır.

Hep birlikte üzerimizde oynanmak istenen bu oyunu bozmamız gerekiyor mu ne…

Sevgi ile Güzel kalınız…