Günümüzde, Türk Milleti olarak ; emperyalizme ve Anavatanımız Türkiye’nin imhasına karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Türk Kurtuluş Savaşının hemen ardından 29 Ekim 1923’te ilan edilen  Türkiye  Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 98. Yıldönümünü Anavatanımız Türkiye’de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde  ve Temsilciliklerde kutlarken mutluyuz, gururluyuz. 
Büyük Türk Milletinin en büyük bayramı “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” Türklük dünyasına kutlu olsun..
I. Dünya Savaşından  yenik çıkmış, orduları dağılmış, savaş yorgunu, yoksul Türk Ulusu; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde çok zor ve olağanüstü koşullarda tam bağımsızlık hedefiyle Ulusal Kurtuluş Savaşı vermiştir.  Türk Kurtuluş Savaş,ı sadece  Türkiye’yi işgal eden emperyalist güçlere karşı sınırlı kalmamış ayni zamanda başta Osmanlı Padişahı ve  hükümetlerine karşı, emperyalizmin yerli işbirlikçilerine karşı büyük mücadeleler verilmiştir.
Her savaşın bir siyasi hedefi vardır. Türk Kurtuluş Savaşımızın siyasi hedefi  Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkarken  kararlaştırdığı “Ulusal sınırlar içinde, Ulusal Egemenliğe dayalı Tam Bağımsız Yeni Bir Devlet kurmaktır”.  “Ulusal Egemenlik” demek Osmanlı  Hanedanı’nın egemenliğine son vermek demektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e  göre tam bağımsızlığın anlamı; başta kapitülasyonlar olmak üzere ulusumuzu sömüren tüm sömürü araçlarından kurtulmaktır. Bunun da adı Meşrutiyetten Cumhuriyete geçiştir.
Mustafa  Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışından itibaren tüm faaliyetleri bağımsız bir Cumhuriyet kurmaya yönelikti ve de Türkiye Cumhuriyeti belirli bir süreç içerisinde kurulmuştur..
Bu sürecin çok önemli aşamaları vardır. Atatürk ve dava arkadaşları 22 Haziran 1919’da yayınladıkları Amasya Bildirisi’nde “Ulusun Yazgısını Yine  Ulusun Azim ve Kararı ile Belirlenecektir” denilirken (23 Temmuz-07 Ağustos 1919) Erzurum Kongresi’nde,“Doğu İlleri Vatanın Ayrılmaz Bir Parçasıdır” deniliyordu.. Yine 4-11 Eylül 1919 Sivas Kongresi’nde tüm direniş örgütleri “Anadolu ve Rumeli Müdafaa’yı Hukuk Cemiyeti”  adı altında birleştiriliyordu..
Yine Erzurum ve Sivas Kongrelerinde  “İrade-i Milliyeyi Hakim Kılmak Esastır”  deniliyor ve de bu gelişmelerin ardından 12 Eylül 1919’da  İstanbul Hükümeti ile bağlantıları kesilen Atatürk, Osmanlı Devletine bağlı  askerlik görevinden  istifa edecekti.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolun başlangıcında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk Milletinin “Kayıtsız Şartsız, Bağımsız Yeni Bir Türk Devleti” kurmak için “Ya İstiklal Ya Ölüm” ilkesi ile  başlattığı Milli Mücadele  vardır..
Hattı Müdafaa Yoktur, Sathı Müdafaa Vardır, O Satıh Bütün Vatandır” diyen Mustafa Kemal Atatürk, Milli mücadelenin yönetimini ve amacını kafasında yıllar önce belirlemişti.  O günde; bir yandan Efeler, Dadaşlar harekete geçerken ; diğer yandan düzenli ordularımız  tarafından 11 Ocak 1921’de I. İnönü Zaferi ve 1 Nisan 1921’de II. İnönü Zaferi, 23 Ağustos-12 Eylül 1921 tarihinde  Sakarya Meydan Muharebesi, 26 Ağustos-30 Ağustos 1922’de  Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanılıyordu. 
Büyük Taarruz emrinde Milli Mücadelenin Önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk: “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir İleri” demiş ve 9 Eylül 1922’de İzmir’e ulaşarak Milli Mücadeleyi zaferle sonuçlandırmasının ardından gerçekleşen11.10. 1922 tarihli Mudanya Mütarekesi ile Doğu Trakya tek silah atmadan teslim alınırken; Türk Milletinin Kurtuluş Savaşında kazanılan  askeri zaferin ardından   İsmet Paşa (İnönü)bu antlaşmaya damgasını vuracaktı.. Mudanya Ateşkes Antlaşması ile  Türk Kurtuluş Savaşının askeri safhası sona ererken hukuki ve politik süreç başlıyordu..
24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması  Türk Kurtuluş Savaşını tamamlayan siyasi bir zafer olmuştur.  27 Eylül 1923 günü Türk basını, Mustafa Kemal Paşa’nın Avusturya’lı bir gazetecinin sorusu üzerine Cumhuriyetin teşekkül edeceğine dair verdiği beyanatının  ardından, Ankara’da yayınlanan Yeni Gün Gazetesi, 8 Ekim 1923 günü “Yakında Cumhuriyet İlan Edilecek” başlığı ile bir  makale yayınladı.. 13 Ekim 1923’te Ankara, Türkiye Cumhuriyeti’nin  başkenti oldu.. 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imzalanmasının ardından 29 Ekim 1923’te  Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi..
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı ile ilgili gelişmeleri; Atatürk, Cumhuriyet ve Kutlamaları başlıklı  makalesinde A. Erdem Akyüz:Atatürk’ün Çankaya Köşkü’nde verdiği akşam yemekleri bir çalıştaygibidir.  Bu toplantılar sıradan birer akşam yemeği değildirler..
..Mustafa Kemal yine  bir gün, 28 Ekim 1923 akşamı bazı  arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti. Davetliler arasında Fethi Bey, İsmet İnönü, Kazım Özalp, Halit Paşa,  Kemalettin Sami, Fuat Bulca, Ruşen Eşref Ünaydın bulunmaktaydı..
..Herhangi bir sınır olmaksızın günlük ve genel konular konuşuldu. Mustafa Kemal genel olarak konuşma ve tartışmalara pek katılmadan dinlemede kalmıştı.. Yemeğin sonlarına doğru hükümet sorunu açıldı. Konu hakkında değişik görüşler ileri sürüldükten sonra Mustafa Kemal, beklenen çözümü söyleyerek tartışmayı sonlandırdı: “Yarın Cumhuriyet İlan Edeceğiz.”
Adeta bir yıldırım çakmış  ve salon aydınlanmıştı. Kısa bir sessizliği coşkulu kutlama  sesleri izledi. Bu çözüm büyük sevinç ve heyecanla karşılandı. Ertesi gün için yapılacak işler, görevler belirlendi, Akşam yemeği davetlileri, içlerine sığdıramadıkları  coşku ve  sevinçle ayrıldılar. Yarın başka ve büyük bir gün olacaktı..
29 Ekim sabahı Meclis’de  toplanan vekiller, çözüm önerisini geliştirmek üzere Mustafa Kemal’e yetki verdiler. Mustafa Kemal Paşa; arkadaşları, vekiller ve diğer görevlilerle görüşerek kanun  tasarısını hazırladı.
..Saat 13.30’da parti grubu yeniden toplandı. Hazırlanan Kanun Tasarısı okundu ve görüşüldü. Anayasa değişikliği tasarısı kabul edildi..
..TBMM Genel Kurul’u saat 18.00’de toplandı. Salona daha yeni elektrik bağlanmıştı. Salon aydınlık ve ışıl ışıldı. Alınan karar gereğince , Ankara’da ve bütün Türkiye’de Cumhuriyetin ilanı “101 pare top atışı” ile kutlanacak ve duyurulacaktı..
..Hazırlanan Anayasa değişikliği tasarısı komisyonlarda görüşülürken, Meclis Muhafız Taburu  Komutanı İsmail hakkı Tekçe, 8. Tümenden sekiz top almış ve Meclis  binasının  yanına yerleştirilmişti..
..Tarihi oturum başladı. Salon; Vekiller, davetliler, görevliler tarafından tıklım tıklım doldurulmuştu. İnsanlar adeta nefeslerini tutmuşlar, büyük bir heyecan ve beklenti içinde idiler..
Saat 19.37’de Cumhuriyetin ilanı ile ilgili birinci madde alkışlar arasında kabul edildi..
..Mehmet Emin Yurdakul’un daveti ile  ayağa kalkan tüm vekil ve konuklar var güçleri ile tarifsiz bir sevinç ve heyecan fırtınası içinde “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırdılar..
..Saat 20.30’da Anayasa değişikliğine ilişkin diğer tüm maddeler oya sunuldu ve  oybirliği ile kabul edilirken  Mustafa Kemal Paşa oybirliği ile ilk Cumhurbaşkanı seçildi.   Bütün salon birbirine karışmıştı. Alkışlayanlar, ağlayanlar, kucaklaşanlar tarifsiz bir sevinç ve heyecan içindeydiler..
İsmail Hakkı Tekçe  dışarı koştu. Toplara “Ateş” emrini verdi. Yeri göğü titreten 101  pare top atışı Ankara’yı ve bütün ülkeyi sevince boğmuştu. Ankaralılar Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamaya başladılar. Halk, Esnaf, Seymenler, Öğrenciler günlerce kutlama yaptılar..
..Alınan  karar gereğince ayni saatlerde çekilen  telgraflarla Cumhuriyetin ilanı bütün illere  duyuruldu:
..“Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet ilanını  kararlaştırmıştır. Bunu 101 pare top atışı ile  duyurunuz.”
..Bütün Türkiye top atışları ile bu büyük  devrimi kutladı. Gece ilerleyen saatlerde, Cumhuriyet’in   ilanı  birer yazı ile  tüm yabancı  elçiliklere duyuruldu..
..O andan itibaren bütün Türkiye, büyük bir bayram yerine  dönmüştü. Trenler, evler, arabalar, vapurlar, motorlar bayraklarla  donandı..
..Günlerce düzenlenen yürüyüşler, eğlence ve balolar yanında; işine, gücüne, tarlasına  giden insanlar bayram yerine gider gibi mutlu ve kıvançlı idiler..
..En uzak ve ulaşımın en zor olduğu köylerde bile, evler ve köy meydanları bayraklarla  süslenmişti..
..Bütün eğitimin tek bir odada  yapıldığı, odun sobası  ile ısınan  köy okullarının kara tahtasına tebeşirle yazılan “Yaşasın  Cumhuriyet” yazısı, her yaştan öğrenci tarafından çizilen çiçek, yaprak, kalp ve kuş motifleri ile süslenmekteydi..
..Bu büyük bayram her defasında daha büyük coşku ile kutlanacak ve daha fazla sahip çıkılacaktır..
..İşte bu şekilde kurulan ve böyle kutlanan Cumhuriyet Bayramı Kutlu olsun.. Kaynak: A. Erdem Akyüz;  Atatürk, Cumhuriyet ve Kutlamaları, Bütün Dünya, s. 45-47, Başkent Üniversitesi Kültür Yayını, 1 Ekim  2016
Ulu Önder gazi Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933’de 10. Yıl Nutkunda:
“Türk Ulusu!
Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramıdır. Kutlu Olsun!.. Bu anda büyük Türk Ulusunun bir bireyi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinç ve coşkunluğu içindeyim.
Yurttaşlarım!.. Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü , temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü  olan  Türkiye Cumhuriyeti’dir” şeklinde başlayan  konuşmasını şu sözlerle noktalıyordu..
“Türk Ulusu!
Sonsuzluğa akıp giden her on yılda, bu büyük ulus, bayramı daha büyük onurla, mutluluklarla, huzur ve refah  içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!..
29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda (1921 Anayasası)  yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini “Cumhuriyet” olarak ilan etti. Bu ilan  ayni gece atılan 101 pare top ile kutlandı. 1924 yılından itibaren  “Cumhuriyet’in ilanı” şenliklerle kutlanmaya başlandı..
Sonuç olarak; Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten en büyük mirastır. Büyük Türk Milletine güvenen Atatürk : “Benim Naçiz Vücudum Bir Gün Elbet Toprak Olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır” demişti.
29 Ekim 1923 tarihi, Anavatanımız Türkiye’nin ve  de Kıbrıs Türk halkının bağımsız ve egemen devletimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çok önemli ve değerli bir günüdür. 29 Ekim 1923’te ilan edilen  Türkiye Cumhuriyeti; Kıbrıs Türk halkının da yolunu aydınlatmıştır..
Büyük Türk Milleti Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah Arkadaşlarına Minnettardır.  Bu vesileyle başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve de vatan toprakları için canını, kanını seve seve veren  aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla selamlıyorum..
 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun..