YDP Genel Başkanı ve dün Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı görevinden alınan Erhan Arıklı, akşam saatlerinde düzenlediği basın toplantısında partisinin hükümetten çekildiğini açıkladı. Basın toplantısına yetişemediğim için açıklama bölümünü kaçırdım ancak toplantının ardından kendisine son günlerde kamuoyunda cevapsız kalan, benim de özellikle merak ettiğim bazı soruları doğrudan yönelttim.

Soru: Limanlar Dairesi sizin Bakanlığınıza bağlıydı. Müdürleri siz mi atadınız?

Erhan Arıklı: Hayır. Ben göreve geldiğimde Limanlar Dairesi Müdürü Hasan Curcioğlu’ydu. Hasan Bey CTP döneminde dairede göreve başlamış, UBP döneminde görevine devam etmişti. Ben Bakan olduğumda da müdürdü. Yaklaşık iki buçuk yıl birlikte çalıştık. Kurumu bilen, tecrübeli bir isimdi. Ben de tecrübesine güvenerek çalışmaya devam ettim.

Hasan Bey benim dönemimde emekliye ayrıldı. Ayrılırken yerine Emsal Emirzadeoğulları’nı tavsiye etti ve kendisine referans oldu. Emsal Hanım da zaten kurumun içinden gelen ve görevin gerektirdiği şartları taşıyan bir isimdi. Bunun üzerine göreve getirildi. Yani Limanlar Dairesi’ne dışarıdan kendi tercih ettiğim yeni bir müdür getirip farklı bir kadro kurmadım.

Soru: Kaptanın ehliyeti ve FİLOJET’in teknik yeterliliği konusunda size verilen bilgi neydi?

Erhan Arıklı: Ben kaptanı tanımam, hayatımda da görmedim. Bana Limanlar Dairesi’nden verilen bilgi, ki bugün bu konuda zaten açıklama da yaptılar, kaptanlık belgesinin IMO mevzuatına uygun olduğu yönündedir. Kaptan 25 yıllık bir kaptan. Akgünler dahil birçok şirkette çalışmış. Eğer Honduras tarafından verilen belge bir sorun olarak görülüyorsa, bunun benden önceki bakanlar döneminde neden sorgulanmadığının da sorulması gerekir.

FİLOJET üzerinde şirketin ne tür teknik işlemler yaptığını ben bilemem. Limanlar Dairesi de yapılan her teknik işlemin ayrıntısını doğrudan takip etmez. Daire, Türk Loydu’nun gemi için düzenlediği geçerlilik ve uygunluk belgelerine bakar. Türk Loydu’nu da bu nedenle davet ettim. Yarın (bugün) burada olacaklar ve verdikleri belgenin kapsamını kendileri açıklayacaklar.

Soru: Türk Loydu tartışmasının aslı ne? Bu gemiyi kim denetledi?

Erhan Arıklı: FİLOJET yaklaşık iki buçuk ay önce Türk Loydu tarafından denetlendi ve gerekli belgelerini aldı. Türk Loydu, uluslararası alanda klaslama, denetim ve uygunluk değerlendirme hizmeti veren önemli kuruluşlardan biridir. Aynı zamanda Uluslararası Klas Kuruluşları Birliği’nin, yani IACS’ın tam üyesidir. IACS üyesi klas kuruluşları, dünya deniz taşımacılığındaki gemilerin çok büyük bölümünü kapsayan uluslararası klas ve denetim sisteminin parçasıdır.

Yaşanan tartışmalar nedeniyle Türk Loydu yetkililerini ülkeye davet ettim. Yarın (bugün) gelecekler. Gemide hangi incelemeleri yaptıklarını, hangi belgeleri verdiklerini ve kendi sorumluluk alanlarının ne olduğunu kendileri açıklayacaklar.

Soru: Madem elinizde bu bilgiler vardı, kazadan sonra neden çıkıp anlatmadınız? Neden bu kadar iddia cevapsız kaldı?

Erhan Arıklı: Kazanın ertesi günü bir basın toplantısı yapacaktık. Ancak Başbakan Ünal Üstel, o aşamada bilgi paylaşılmasını doğru bulmadı ve basın açıklaması yapmamamızı istedi. Biz de açıklamayı yapmadık.

Sonrasında çok fazla iddia ortaya atıldı ve yanıtları parça parça vermek zorunda kaldık.

Soru: Peki neden ailelerin yanında değildiniz? İnsanlar günlerce limanda bekledi, siz neden yanlarında değildiniz?

Erhan Arıklı: İnsanlar çok büyük bir acı içerisindeydi ve doğal olarak çok öfkeliydi. Bizim oraya gitmemizin o anda gerilimi artırabileceğini düşündük. Bir arbede yaşanması ihtimali vardı. Ailelerin acısını daha da büyütecek bir ortam oluşmasını istemedik.

Soru: Devlet aileleri özel işletmelerin yardımına bırakmış gibi göründü. Gerçekten sahip çıkıldı mı?

Erhan Arıklı: Sahipsiz bırakılmadılar. Girne Belediyesi oradaydı ve elinden gelen desteği verdi. Lord’s Palace da yardımcı olmak istedi. Sağlık Bakanlığı ve yardım sağlayabilecek diğer kamu kurumları da devredeydi. Biz de imkanlarımız ölçüsünde destek olduk.

Ailelere konaklayabilecekleri yer de ayarlandı. Ancak bazı aileler yakınlarından haber alma umuduyla limandan ayrılmak istemedi. Konaklama imkanı olmasına rağmen orada beklemeyi tercih ettiler.

Soru: “Yetki kimdeyse sorumluluk ondadır.” Limanlar Dairesi size bağlıydı. Sorumluluk size ait değil mi?

Erhan Arıklı: Bir Bakan kendisine bağlı bütün kurumlarda çalışan her personelin yaptığı her işlemi tek tek takip edemez. Böyle bir şey mümkün değil. Devlet yönetimi zaten bunun için kademeli bir yapıya sahiptir.

Bakanın altında daire müdürü vardır. Daire müdürünün altında başka sorumlular vardır. Herkes kendi görev alanından ve kendi altındaki işleyişten sorumludur. En alt kademede yapılan her işlemi Bakanın doğrudan bilmesi veya kontrol etmesi mümkün değildir.

Soru: Siyasi sorumluluk en tepedeki makamda değil midir?

Erhan Arıklı: Eğer “Benim altımdaki herkesin yaptığı her şeyden ben sorumluyum” deniyorsa, o zaman bu mantığı yukarıya doğru da işletmek gerekir. Ben Başbakan’a bağlı bir Bakanım. O zaman Ünal Üstel de benden sorumludur.

Sorumluluktan kaçtığımı söylemiyorum. Eğer benim hukuki veya adli bir sorumluluğum varsa ortaya çıkarılsın. Ama sorumluluk zinciri yalnızca Bakan seviyesinde kesilemez.