Çanakkale Zaferinin  107. Yıl dönümünde, Çanakkale’yi geçilmez yapan ve 18 Mart 1915’de zafere ulaşan, büyük komutan Mustafa Kemal Paşa başta olmak üzere, 215 kilo ağırlığındaki top mermisini sırtlayarak, topu namlusuna süren efsane kahraman Seyit Onbaşı’yı, Yüzbaşı Sırrı Beyi, Akbaş Şehitlerini, 57. Piyade Alayı şehitlerini, Kınalı Hasanları, dedelerimizi ve yüzlerce liseli , üniversiteli şehidimizi unutmadan rahmetle, minnetle ve saygı ile anıyoruz.
Türk tarihinin  en gurur verici zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin 107. Yıl dönümünde mutluyuz, gururluyuz. 107 yıl önce Çanakkale’de  yapılan vatan savunması Türk tarihinin olduğu kadar dünya askeri tarihinin de en önemli muharebelerinden birisidir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı sırasında 18 Mart 1915’te kazandığı Çanakkale Zaferi; Türk Milletinin kazandığı en büyük zaferlerden biri olarak tarihe geçmiştir.  Vatanın bütünlüğünü korumak için canlarını seve seve feda eden şanlı Türk ordusunun kazandığı Çanakkale Zaferinin 107. Yıl dönümünde mutluyuz, gururluyuz.
10 milyondan fazla  insanın ölümüne ve milyonlarca insanın yaralanmasına neden olan I. Dünya Savaşı 1914 yılında başladı. Bu savaşta yer alan  Osmanlı Devleti de büyük kayıplar vermiştir. O günde Osmanlı devletini yönetenler  savaşa girdikten sonra Anadolu halkını cepheden cepheye sürüklemişlerdi.  18 Mart 1915 Çanakkale Savaşları da  bu seferberliğin bir ürünüdür.  Yaklaşık 500 bin insanın can verdiğiÇanakkale Savaşları Türk ve Dünya tarihine  kanlı ve bir o kadar da şanlı bir şekilde adını tarihe altın harflerle  yazdırmıştır.
Osmanlı Devleti 1914’ün sonlarında Almanya’nın yanında I. Dünya Savaşı’na girdi.  Daha o günde  İngiltere ve Fransa’nın hedefi Osmanlı Devleti’ni etkisiz hale  getirerek müttefikleri Rusya ile  bağlantı  sağlayabilmek için İstanbul’u teslim almaktı.
27 Ekim 1914’te Türk bayraklı ve Alman Komutanlı  Yavuz ve Midilli gemilerinin Rus limanlarını bombalamasının  ardından, 3 Kasım 1914’te Rusya, Osmanlı Devleti’ne resmen savaş ilan etti. Nitekim 31 Ekim 1914’te Rus ordusu, Doğu Anadolu Bölgesi’nden  başlayarak Osmanlı topraklarına  saldırıya geçmişti. Kaynak: Mehmet Işık, Bir Ulu Destan Çanakkale 1915,  s. 38, Yediveren Yayınları,   2014
29 Ekim 1914 günü Karadeniz’e açılan  Osmanlı Alman Filosu; Sivastopol, Odesa, Kefe ve Novorossisk Liman kentlerini bombaladı. Osmanlı Devleti resmen Birinci Dünya Savaşına katılmış oldu. İki gün sonra Rus Birlikleri  Kafkas sınırlarını aşarak saldırıya geçti . 4 gün sonra ise İngiliz  ve  Fransız gemileri Boğaz girişindeki tabyaları topa tuttu. Boğazlardan çıkacak gemilere karşı pusuya yattı. Kaynak: Yaşar Öztürk, Çanakkale Destanı, Bütün Dünya,  s.17,  Başkent Üniversitesi, Kültür Yayını , 1 Mart 2020
Osmanlı imparatorluğu 2 Ağustos 1914’te Almanya ile  bir İttifak Anlaşması yaparak savaştaki yerini belirlemiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşa fiilen girmesi ise Alman Amiral Souchonkomutasındaki Karadeniz filosunun 29 Ekim 1914’te Rus gemi ve limanlarını vurması ile  olmuştur..
..Osmanlı İmparatorluğu Almanya ile  anlaşma yaptıktan  sonrafakat savaşa henüz fiilen girmeden bir Alman denizaltısı yakıt ikmali yapmak  için Marmaris limanına girer. Denizaltıyı Fransız gemileri takip etmektedir. Marmaris Limanına giremeyen Fransız gemisi limandaki denizaltının çıkamaması ve başka Alman gemilerinin girmemesi için limanın ağzını mayınlayarak bölgeyi terk etmiştir..
.. Marmarisli bir çoban Adaağzı’nda keçilerini otlatırken denizde  garip cisimler görür ve muhtara bildirir. Muhtar;Kaymakama , Kaymakam Yüzbaşıya bildirir.  Konu İstanbul’a taşınır.  İstanbul’dan mayın uzmanı bir Bahriye Subayı  ve üç Bahriye Eri Marmaris’e gönderilir. Ekip mayınların fünyelerini sökerek etkisiz hale getirir..
..Osmanlı Donanmasının 29 Ekim’deki, Karadeniz taarruzuna karşılık Rus Kafkas Ordusu 1 Kasım’da Sarıkamış-Erzurum istikametinde  taarruz ederek kara harekatını başlatır. Arkasından 3 Kasım’da  İngiliz ve Fransız gemileri Rusya’ya desteklerini göstermek için Çanakkale   Boğazı’nın giriş bataryalarını ateş altına alırlar. İtilaf Devletleri’nin Çanakkale Boğazı’nı zorlayacakları belli olmuştur.   Çanakkale Boğazı olası bir  taarruza karşı savunma için hazırlanmakta, bu kapsamda mayınlar dökülmektedir..
..Marmarisliler etkisiz hale getirilen Fransız mayınlarını sandallarla  çekerek Taşarkası’na açtıkları kanallara yerleştirirler, düşman  keşif uçakları görmesin diye  kamufle ederler.  Daha sonra Muğla, Denizli, Aydın’da  her deve katarında  bulunan “lök” denilen  güçlü develer toplanır. Mayınlar develere yüklenerek Muğla’ya , oradan Aydın’a,  Aydın’dan demiryolu ile İstanbul’a oradan Çanakkale’ye getirilir..
..3 Kasım 1914 bombardımanından sonra Çanakkale  Boğazı’na dökülen mayınlardan bir kısmı Marmaris’ten  getirilen Fransız   mayınlarıdır. Boğaz’da kıyametin koptuğu gün İtilaf  Donanmasının 16 gemi ile Boğaz’ı geçmeye çalıştığı 18 Mart 1915 günüdür.  Sabah 10:30’da başlayan taarruzda önde birinci hattaki dört İngiliz Zırhlısı Boğaz’a  girmeye çalışmış, plan  gereği saat 12.00’de ikinci hattaki  dört Fransız zırhlısı (Gaulois, Charlemagne, Soufren, Bouvet) öne geçmiştir. İngiliz gemileri gibi Fransız gemileri de kıyı topçumuzun etkili ateşleri ve deniz mayınlarından  nasibini almıştır. Bu kapsamda Soufren , Gaulois ve Charlemagne topçularımız tarafından  vurularak ağır yara almışlardır. Bouvet’i ise kahraman Seyit Onbaşı tek başına kaldırdığı 275 kg.lık mermi ile vurmuştur. Bouvet geri dönerken mayına çarparak batmıştır.
..Akşama kadar yapılan yoğun çatışmalarda düşmanın 16 gemisinden  dördü batmış, beşi ağır yaralı olarak saf dışı kalmıştır. Gücünün yarısını (9/16) kaybeden  Amiral De Robeck saat 17.00’de yenilgiyi kabul ederek çekilmeye karar vermiştir..
..Boğazı denizden geçemeyen İtilaf Devletleri Gelibolu Yarımadası’nı işgal ederek geçmeye  çalışacaklar, dokuz ay süren ve iki taraftan toplam yarım milyon zayiata neden olan Kara Muharebelerinde karşılarında Mustafa Kemal’i bulacaklar ve burada da yenileceklerdir.  Kaynak: Cihangir Dumanlı, Çanakkale’de Fransız Gemilerini Batıran Fransız Mayınları,  s.14-16, Bütün Dünya, Başkent Üniversitesi Kültür Yayını, 1 Mart 2019
Sonuç olarak; 107 yıl önce Çanakkale’de yapılan vatan savunması, Türk tarihinin olduğu kadar dünya askeri tarihinin de   en önemli muharebelerden biridir.  Çanakkale; KuvvayiMilliye’nin, İstiklal Mücadelemizin temel harcıdır. 
Çanakkale; Mustafa Kemal Atatürk’ün, Koca Seyit,  57. Alay, Nusret Mayın Gemisi ile  Türk Milletinin yazdığı kahramanlık Destanıdır. Çanakkale geçilmez destanını yazan kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz..DEVAM EDECEK..